Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Kasım '07

 
Kategori
Öğretmenler Günü
Okunma Sayısı
513
 

Öğretmenlerimiz bizim her şeyimiz...

Öğretmenlerimiz bizim her şeyimiz...
 

İlkokulu bitirmiş, heyecanla yeni döneme yetiştirilmeye çalışılan ortaokulumuzu bekliyordum. Yaz tatili olduğu için rahmetli babamla beraber dükkanımızı bekliyor, babama yardımcılık yapıyordum. Fırsatını bulduğumda veya akşamları eve giderken orta okulun önünden geçmeyi ve yanındaki yoldan eve gitmeyi tercih ediyordum, yol biraz uzasada beni etkilemiyor, ortaokullu olmak heyecanı daha ağır basıyordu.

Ben böyle düşünceler içinde, tatlı hayaller kurarken, babam bir gün:
- Mehmet oğlum durumumuz pek iyi değil, seni ortaokula gönderemeyeceğim demez mi. Dünya başıma yıkıldı sanki. Bir an hiçbir diyemedim, tepki gösteremedim, yalnız kafamı önüme eğip, ağlayarak ortaokul yolundan eve gittiğimi hatırlıyorum.

Ertesi gün, küçük kasabadaki sakin günlerden biriydi ve ortaokul hayallerine veda etmiş bir halde babama yardım ederken; ortaokula müdür olarak atandığını duyduğum rahmetli Refik Bey karşımızda belirdi ve:
- Ömer usta Mehmet'i okula gönderiyorsun değilmi ? O tok ve gür ses bizim dükkanda gitti, geldi ve babamın:
- Kısmet olursa göndereceğim, sözünü hiç unutamam.
Okulumuz yeni açıldığından, öğretmen açığını ilkokuldaki öğretmenlerimizden tamamlamışlar, bir çok dersimize ilk okuldan tanıdığımız öğretmenler veriyordu.Bu öğretmenlerden bir tanesi rahmetli Mehmet öğretmendi.Hepimizi tanır, bilir ve sevgisini esirgemezdi.
Ortaokul 2.sınıf veya 3.sınıftaydık tam hatırlıyamıyorum.Mehmet öğretmen Ticaret dersimize geliyordu.Bir sonraki ders yazılı yapacağını söylemiş ve hazırlanmamızı tenblh etmişti.Ben haylazlık yapıp çalışmadım ve yazılı günü geldi çattı.Sorulan beş sorudan birini bile hatırlıyamıyorum, üstelik sınıfın çalışkan öğrencilerindenim, karizma çizilecek diye düşünürken;elim sıranın gözünde duran Ticaret kitabına gitti.
Bir sonraki ticaret dersinde bütün arkadaşlar heyecanla yazılı sonuçlarını bekliyorduk.Hocam yazılıları okudunuzmu diye sormaktan hocamıza ders bile yaptırmadık.Cebinden not defterini çıkaran Mehmet öğretmen notları okumaya başladı.65 no 6, 78 no 5, 112 no 9, 190 no 9, 194 no 6 deyince, ben heyecanla :
- Hocam beni atladınız.
- Mehmet sen bekle.
- Hocam benim numaram 193 , benim notu okumadınız.
- Seninkini sonra söyliyeceğim.
Sınıftaki tüm arkadaşların notunu okuyan Mehmet hocam, not defterini ceketinin sağ cebine yerleştirdikten sonra;sol cebinden özenle dörde katladığı benim yazılı kağıdını çıkardı ve Mehmet'in yazılısı 10 ama ben ona 1 verdim dedikten sonra, ön sıradaki arkadaşlardan birisine kitaptan takip etmesini söyledi.Hocam cümleyi okuyup, virgül deyince, arkadaşım da virgül, nokta, ünlem işareti v.s.nokta.Kısacası noktası ve virgülüne kadar kitaptan aynısını yazmışım.
Benim ilk ve son kopya girişimim fiyasko ile sonuçlandı.Öğretmenin asaleti yetiştirdiği öğrencisine sıfırı yakıştıramamıştı.
Bugün rahmetli babamla, hocam aynı mezarlıkta yan yana yatıyorlar.Refik hocamda nur içinde yatsın.Ben onların sayesinde okumayı yazmayı öğrendim.Bana ne büyük iyilik yaptıklarını benden başkası bilemez ve bizi yetiştiren öğretmenlerimizin hakkını hiçbir zaman ödiyemeyiz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1997
Kayıt tarihi
: 25.08.06
 
 

1953 Manisa Alaşehir doğumluyum.  Lise mezunu, evli, üniversite mezunu bir çocuk babasıyım. 197..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster