Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Kasım '08

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1032
 

Öğretmenlerin niteliği ve eğitimin kalitesi

Eğitim faaliyetleri belirlenen programlar doğrultusunda sınıf içinde yapılan faaliyetleri kapsar. Bu anlamda eğitim öğretmen öğrenci arasındaki etkileşimin bir ürünüdür. Bu anlamda eğitimin amacına uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin takibi, kontrolü, değerlendirmesi yapılmadan eğitimin kalitesi hakkında bir şeyler söylemek anlamsızdır. Öğretmen öğrenci etkileşimine dayalı olarak yapılan eğitim faaliyetlerinde öğretmen etkin bir konumdadır. Öğretmenin öğretmenlik mesleği konusundaki sahip olduğu bilgi, beceri, tutum ve alışkanlıklar bu etkileşimin niteliğini büyük oranda etkilemektedir.

Yeni programlar bu anlamda öğretmen davranışlarında önemli değişikliklerin ortaya çıkmasını istemektedir. Yeni programlarda temel olarak kabul edilen yapılandırmacı yaklaşım, çoklu zeka uygulamaları, öğrenci merkezli ve etkinlik temelli öğretim gibi kavramlar hep sınıf içinde var olan öğrenci öğretmen etkileşimine etki etmeyi hedeflemekte, öğretmenin geleneksel davranışlarını terk etmesini, yeni davranışlar, beceriler, tutum ve alışkanlıklar geliştirmesini istemektedir. Ancak programlarda yapılan bu temel değişikliklerin hiçbir müdahale olmaksızın öğretmen tarafından bir anda yerine getirileceğini beklemek hayalden öte bir anlam taşımaz. Öğretmenlerin büyük çoğunluğunun öğretmenlik mesleğine girdiği tarihte sahip oldukları öğretmenlik mesleğine ilişkin algılarında büyük oranda bir değişiklik olmaksızın mesleklerini yerine getirdiklerine ilişkin kanaatler, tespitler, gözlemler, veriler mevcuttur. Başka bir deyişle öğretmenler mesleğe girdikleri andan itibaren yıllar geçtikçe kendilerince geliştirdikleri bir takım tutum, alışkanlık ve becerileri koruma eğilimindedir. Mesleğinde sürekli kendini yenileyen, geliştiren, farklı uygulamaları sınıfa getirip deneyen kişilerin sayısı oldukça azdır.

Bu kanaati, yargıyı destekleyen değişik verilerden söz edilebilir. Yönetici seçme sınavlarının yapıldığı dönemlerde sınavlara giren öğretmenlerin büyük çoğunluğunun bu sınavlarda başarı düzeyinin düşüklüğü, müfettişlik, yurt dışı sınavları türü sınavlara giren öğretmenlerin başarı düzeylerinin düşüklüğü, kariyer basamakları sınavlarına girenlerin sınav puanlarının düşüklüğü, sendikaların öğretmenlere yönelik olarak yaptıkları araştırmalarda öğretmenlerin çoğunun kitap okumaktan oldukça uzak durduklarına ilişkin sonuçlar, yeni programların uygulanmasına yönelik olarak yapılan ve büyük çoğunluğu bakanlığın elektronik dergiler bölümünde yayınlandığı halde bir çok öğretmenin haberdar bile olmadığı alan araştırmalarında öğretmenlerin anketlere verdikleri cevapların değerlendirilmesinde elde edilen sonuçlar bu yargıları destekler mahiyettedir.

En basit bir şekilde öğretmen evlerinin lokal kısımlarına yönelik yapılacak bir gözlemde dahi öğretmenlerin okul dışı zamanlarını değişik eğlence ve oyun türü etkinliklerle geçirdiklerini görmek mümkündür. Öğretmenler Odasındaki öğretmenlerin konuşma konularına da kulak verilse benzer şekilde konuşmaların çok da eğitim öğretim, program ve uygulamalara yönelik derin bir içeriğe sahip olmadığını, daha çok günlük rutin uygulamalara yönelik konuşmalardan söz edildiğine şahit olunur. Genişletilmiş Zümre Toplantılarında bir araya gelen öğretmenler eğitim öğretime yönelik konuları irdelemek yerine resmi anlamda yapılması gereken bir formalitenin yerine getirilmesinden daha ileri gidemedikleri hususu veya öğretmenlerin sene başı ve sene sonu genel kurul toplantıları, zümre ve şube öğretmenler kurulu toplantıları veya değişik mesleki toplantıları da gözlediğinde, dinlendiğinde eğitim, öğretim, program ve uygulamalar konusunda derinlemesine görüş alışverişlerinin olmadığı, daha çok günlük rutin uygulamalardan genel hatlarıyla söz edildiği, konulara yönelik bilgi sahibi öğretmen sayısının oldukça az olduğu görülür.

Bu durum öğretmenlik mesleğini yürüten kişilere yönelik mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri, tutum ve alışkanlıklara sahip olunduğu hususunda ciddi şüpheler doğmasına yol açmaktadır. Öğretmenlerin mesleki yeterliklerine ilişkin kamuoyuyla paylaşılmış verilerin olmaması eğitimin niteliğine yönelik değerlendirme yapacaklar açısından büyük bir handikaptır. Bu nedenle herkes kendisine göre ele aldığı verilerden hareketle bir değerlendirme yapma yoluna gitmektedir. Eğitim sistemine yönelik değerlendirme, düzenleme ve yönetim yetkisi olanlar bu anlamda büyük bir sorumluluğa sahiptir. Eğitim faaliyetlerinde öğrenci-öğretmen etkileşiminde önemli bir yere sahip olan öğretmenlere yönelik yeterlik değerlendirmesi yapılmasına yardımcı olacak kriterlerin belirlenmesi, mesleği icra edenlerin bu kriterlere göre değerlendirilmesi, değerlendirmelerin kamuoyu ile paylaşılması gerekir. Böylece çocuğunu okula gönderen veliler de çocuklarının aldığı eğitimin niteliği konusunda bilgi ve fikir sahibi olmuş olurlar. Günümüzde herkes çocuğunu okula göndermekte fakat öğretmenin veya öğretmenlerin ne derece görevinin gereğini yerine getirdiğine ilişkin veya çocuklarının ne kadar iyi yetiştiklerine ilişkin hiçbir veriye, değerlendirmeye ulaşamamaktadır. Herkes çocuğunun aldığı karnedeki notuna bakarak çocuğunun eğitim başarısı konusunda fikir yürütmektedir. Oysa çocukların karnede aldığı notlar sadece birer göstergedir. Notların yüksek veya düşük olması öğrencinin iyi veya kötü bir eğitim aldığına ilişkin bir gösterge değildir. Öğrenciye verilen karne veya bu karnedeki notlar okulda yapılan eğitimin niteliğine dair bir fikir vermemektedir. Eğitim faaliyetlerinin kalitesinin artırılması, öğretmenlik mesleğinin niteliği ile doğrudan doğruya ilgilidir. Bu nedenle kalitenin artması ve öğretmenlik mesleğinin niteliğinin artırılması için çok daha fazla şeylerin yapılması gerekiyor. Bunu yapacak olanlarsa eğitim sistemine yönelik değerlendirme, düzenleme ve yönetim yetkisi olanlardır.

Soru, görüş ve önerileriniz için…

Ali Hikmet DEMİR

ahdiron4@hotmail.com
http://egitimci35.blogcu.com/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Adana da matematik öğretmenliği yapıyorum dershanede çalışmanın tüm zorluklarıyla beraber cocuklarımıza birşeyler öğretmeye korktukları matematik dersini sevdirmeye çalışıyorum fakat kendimizi geliştirme yolunda zamanla yıprandıgımızı ve öğrencilerin seviyesinin düşük olmasından dolayı boşluğa yapılan bir çalışma gibi bakar oldum ve rahatsızım öğretmenlerimizin yarıdan çoğu kırgın mesleğe bunun için bişeyler yapılmalı öncelikle.

dinçer özdemir 
 17.11.2008 22:07
 

Ali Bey, İşaret edilen konular üstüne tespit ve gözlemleriniz yerinde, katılmamak mümkün değil. Öğretmeni değerlendirmek için objektif kriterler belirlenmeli ve uygulanmalı. Bizdeki değerlendiren unsurlar çoğu kez politize olmuş kişiler, yeterli donanım ve birikim sahibi değiller. Türkiye'deki diğer sektörler gibi herkes kendi işine gelene bakıyor. Öte yandan özelliği gereği eğitim hiç ihmale gelmiyor.Ders kitaplarındaki 'çala kalemliliği' hep beraber görüyoruz.Yeni programın yürümesi genişlik istiyor.

Hüseyin Seyfi 
 17.11.2008 20:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 141
Toplam yorum
: 45
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1115
Kayıt tarihi
: 26.09.08
 
 

Öğretmen olarak başladığım meslek hayatıma yönetim ve denetim konusunda aldığım yeni eğitimler so..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster