Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

mavi yelken (ESEN ÖZDUR)

http://blog.milliyet.com.tr/esenozdur

14 Eylül '07

 
Kategori
Okul Öncesi
Okunma Sayısı
3337
 

Öğretmenlik mi bu şimdi?

Öğretmenlik mi bu şimdi?
 

Herkese merhaba

Bugün yazacağım konu kaç gündür aklıma takılan beni deli eden ama bişey yapamadığın bir saçmalık öyküsü.

Pazartesi günü arkadaşımın kızı devlete bağlı bir anaokulunda okul öncesi eğitime başladı. Ama ne başlama olaylı bir başlama. Kızımız ilk gün sınıfta durmamış ağlamış, öğretmen ilk ağlamaya başladığı anda kapıyı açmış ve annesine bu ağlıyor sınıfın uyumunu bozuyor alın bunu diyerek annesinin yanına bırakmış.Ve sınıfına girip dersine devam etmiş.

Tabiki arkadaş durur mu vurmuş kapıyı bilinçli bir veli olarak konuşmuş öğretmenle.Öğretmene;

- ......... hanım eğitimin ilk senelerinde çocuklarda bu olaylar görülür sınıftan , iki çocuk daha attınız az önce anneleri alıp gitti ama ben gitmem çocuğumun bu eğitimi almasını istiyorum lütfen biraz daha ilgili olurmusunuz der ve çocuğunu tekrar derse sokar...

Bunun üzerine öğretmen kabul eder isterseniz sizde sınıfta oturun belki alışır teklifini sunar arkadaşıma.Arkadaşımda oturur ve öğretmeni gözlemlemeye başlar.

Öğretmen okula alışmakta zorluk çeken çocuklara sevgiyle yaklaşıp, onları sevip sınıfa alıştıracağına, ağlayan çocukları sınıfın ortasına çıkartır bir iki soru sorar, tabiki çocuk konuşmaz.bunun üzerine diğer çocuklara dönüp bakın bunlar bebek olmuş daha konuşamıyolar hadi hep birlikte AAAAAAAAAAAAAAAAAAA yapalım.hem biliyormusunuz ben ağlayan konuşmayan çocukları hiç sevmem gibi cümlerle çocukları kendinden ve okuldan daha da uzaklaştırmayı nasıl becerirler bir türlü anlamış değilim.

Eğitim bumudur ya heleki anasınıfında beş yaş tam anneye bağlı oldukları dönem okula alıştırmak böyle mi olur?

Bir çocuk için en güzel eğitimdir anasınıfı...

Ve çocuğun ilk öğretmeni bence hayatındaki en önemli kişilerden biridir.

Gereken güveni ilk gün öğretmeninde bulamazsa bu çocuğun annesinden ayrılıpta bütün gün güvenmediği bir insanla aynı ortamda kalmasını nasıl bekleriz.

Öğretmenlik en çok sabır isteyen sevgi gerektiren kutsal mesleklerden biri bunun için yapmamız gereken çocuğu ağladığında annesine teslim etmek değil ona güven vererek onu susturabilmektir.

Çocuklar onlar bizim herşeyimiz anne ve baba dan sonra kendine yakın buldukları güvendikleri tek kişi.

Bunun için onlara karşı biraz daha sevecen daha gönülden yaklaşalım.

Saygılarımla tüm öğretmen ve öğrencilere başarılı bir yıl dileğiyle...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne yazık ki bu gibi tabloları sık sık görmek olası. Gerekli insani bakış açılarından ve eğitimden yoksun olan ve mesleğini sevmeyen bu tür insanlar daha yolun başında çocuklara korku ve sevgisizlik aşılamakta. Evet kolay iş değildir bir sınıf dolusu çocukla uğraşmak ama başka mesleklerde nasıl tavırlara ve sözcüklere önem veriyorsa kişiler aynı şey öğretmenlik için de geçerlidir. Bu arada işini layığıyla yapıp çocukların önünde aydınlık kapıların açılmasını sağlayan öğretmenlerimize de teşekkür etmemiz gerekir. selamlar

Ezgi Umut 
 22.10.2007 22:09
Cevap :
teşekkürler...  23.10.2007 9:52
 

Olaya bir de öğretmen gözüyle bakalım, belki de olay bahsettiğiniz gibi yaşanmamıştır. O şekilde davranabilecek bir öğretmen düşünemiyorum.

Osman Ömer 
 14.09.2007 19:30
Cevap :
istemesek te var maalesef.bazen çıkıyor karşımıza.  17.09.2007 9:39
 

Çocuklarla uğraşamayacaksa neden okul öncesi öğretmenliğini seçmiş, lise öğretmeni olsaydı. Gerçi lise de kolay değil, ergenlik çağındaki insanların sorunları daha büyük. Lisede olsaydı işi daha zordu. Böyle şeylere katlanamayacak insanlar öğretmenliği seçmesin, boşuna pedagojik formasyonu da almasın. Kağıt üstünde değeri yok, iş uygulamada bitiyor. Bunca işsiz öğretmen varken, millet kendi işinin kıymetini bilmiyor
galiba...
Saygılar...

Uzeyir Kadioglu 
 14.09.2007 15:34
Cevap :
işinin kıymetini bilen işine saygı duyun insanlar yok denecek hale geldi maalesef.teşekkürler.  14.09.2007 16:00
 

Alacakaranlık kuşağı gibi.. Gece çocukların rüyasına girmiştir kesin.. Bu kişi o gün öğretmenin yerine derse giren bi akrabası falan olmasın.. Şaka bir yana problemli öğrencileri ayıklayıp onları yokmuş gibi sayarak geriye kalan, kendince problemsiz gördükleri ile yola devam etme gibi bir niyeti var sanırım.. Bu arada bu yok saydıklarının arasında gerçekten yetenekli çocuklar olabilir onlarda bu yaklaşım nedeni ile körelip gidecekler.. Çok yazık.. Kontrol mekanizmasını işletmek gerekir bu durumda sanırım.. Yani şikayet değil ama okulun yöneticisi ile görüşülmeli.. Sevgi ile kalın..

Serdar Özdemir 
 14.09.2007 11:55
Cevap :
zaten bu sabah çocuğunu alacaktı okuldan çıkarken okul yetkilisiyle gereken görüşmeyi yapacaktı annesi...teşekkür ederim.  14.09.2007 14:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 146
Toplam yorum
: 439
Toplam mesaj
: 76
Ort. okunma sayısı
: 1678
Kayıt tarihi
: 28.08.07
 
 

1983 yılının 15 nisan sabahında açmışım gözlerimi dünyaya, nerde nasıl yaşayacağımı hiç bilmeden.Yıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster