Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mart '10

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1767
 

Öğretmenlik profesyonel bir meslek midir?

Öğretmenliğin yapan kişinin özellikleri, mesleğe dair branşına alan bilgisi, öğrencileriyle ilişki kurmasını sağlayan duyguları ve bu konudaki yeterliliği, bilgisini aktarma için öğrendiği öğretim yöntemleri mesleğin profesyonel olması için yeterli midir?

Önce profesyonel meslek nedir o konuyu tartışalım. " Meslek, insanın yaşamını sürdürebilmek için icra ettiği ve genellikle yoğun bir eğitim, çalışma, bilgi birikimi, seçilen mesleğe bağlı olarak yetenek geliştirmeyi gerektiren ve tüm bu sürecin sonunda kişilerin kazandığı ünvanın adıdır " şeklinde tanım yapılabilir. Bu anlamda bakılınca öğretmenlik profesyonel bir meslek gibi durmaktadır.

O işi yapacak kişilerin meslek etiğine sahip olmaları, mesleğin gelişimini sağlamaları, diğer insanlar nezdinde tanınmasını sağlayan meslek odaları ve sendikaları olmalıdır.

Öğretmenlik mesleğinin etik değerleri hala tartışmalı ve tam olarak kodlanmamıştır. Arama yaptığımızda her yer aynısnı bulabileceğimiz bir kodlama yoktur. Sadece tavsiye, iyi niyet belitisi niteliğinde açıklamalar ve yönlendirmeler vardır. Meslek gelişimini sağlamak kişisel bir çabadan ileriye gitmeye çalışmakta, bakanlık bu konuda çalışmaktadır. Ancak kaydedilen ilerlemeler, yapılamaya çalıılan etkinlikler ülke ihtiyaçları doğrultusunda değil zamanın popüler eğitim anlayışları doğrultusunda yapılmaktadır. (yaklaşık 10 sene önce çoklu zeka ile ilgili çalışmalar aşırı yapılmaktaydı fakat günümüzde adı çok az duyulmaktadır)

Öğretmenliğin meslek odası yoktur. Meslek odaları tüm çalışanları birbirinden ayırmadan bir çatı altında toplayan ve herkesin hakkını savunun, meslek gelişimini sağlayan önemli bir kuruluştur.

Sendikaların varlığı; yaz aylarında hükümetle yapılacak pazarlıkta- daha doğrusu dinlemecilikte- çalışanları temsilen kimin dinleme yetkisi olacak tartışmasından öteye geçmekte midir?

Öğretmenlik mesleğine giriş koşulları, öğretmenliğin yeterlilikleri son senelerde tanımlanmıştır. Mesleğin eğitimini araştırırsak üniversitede 4 yıllık eğitime son 20 yılda geçildiğini, önceki zamanlarda liseyi bitirenlerin öğretmen olarak atandığı dönemler olduğunu görürüz.

Öğretmenlik eğitiminin süresinin tam olarak karar birliğine varılamadığı sadece lise eğitimi, yüksekokul, enstitü, fakülte eğitimi gibi farkı zamanlamaların kullanıldığını görmekteyiz.

Meslekte ilerleyebilmenin, kariyer planlaması yapabilmenin mümkün olmadığı, tüm çalışma süresi sonunda kariyer anlamında ve maddi getirisi anlamında başlangıç noktasına çok yakında olduğumuzu farkederiz.

Fakülte eğitimlerinin bile birbirinden dağlar kadar farklı oduğu, Ankara da okuyan bir öğretmen ile başka bir şehirde okuyan öğretmenin aldığı derslerin birbiriyle alakası olmadığı ve bu yüzden eğitim faküteleri arasında yeni işbirliği çalışmaları yapıldığını biliyoruz.

"Eğitimbilimi özümsemiş, çocuk-genç psikolojisini anlayan, modern öğretim tekniklerini iyi öğrendiği için başarıyla uygulayan, çok okuyan, kendini güncelleyen ve mesleğini severek" sözleri ancak mesleğin kişisel gelişimi için adledilmesi gerekir. Bu sözler o kişinin işini daha profesyonel yapma gayretidir.

Bizlerin iyi niyetli düşünceleri o mesleğin profesyonel olmasını sağlamaz. Meslek için ilk şart meslek etiğinin olmasıdır ama maalesef en büyük sorun bu.

Öğretmenlik mesleği için yukarıdaki gibi atfedilen sözler o mesleğe ait etik kurallar içerisinde olmalıdır. Yoksa birileri, müdürler, bakanlar, yazarlar böyle söylediği için bir meslek profesyonel olmaz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

zaman zaman yaptığım gibi, uzun yazıp, artık kadrajda harf basmadığını farketmeden yorumu göndermişim afedersiniz. Kısaca bitirmek isterim sözlerimi. İlkokul mezunu bile olsa öğreticilik vasfı edinilmiş bir özelliktir bence. Doğuştan gelen yetenek gibi. Kimi bilmeden örnek olarak yaşar bunu,rol modeldir yani, kimi de profesyonelliğiyle destekler ve başarır. Yeter ki ''bari öğretmen olalım da mesleği var desinler'' profesyonelliği gibi para kazanma amaçlı sadece sınıf edinme kompleksi yatmasın altında. Niyet iyi ve su gibi duru olsun. Öğretmenlik profesyonel bir iştir.

Özlem Erkaplan 
 18.03.2010 18:49
 

ilk basamağın aile olduğunu bildiğimiz sosyal yaşamın en önemli ikinci basamağı ve çocuğun ailesinden başka çevresinin de olduğunun farkına vardığı basamak okuldur. Cumhuriyet'in ilk yıllarında öğretmen oşabilme vasfı taşıyan yeterli eğitimli bireyler henüz yetiştirilememiş olduğu için ve biran önce sizin de belirttiğiniz ideal özellikleri taşıyan gençleri yetiştirek için zaman kazanmak gerekmiştir elbette. Açılan Köy Enstitülerinin milli eğitimimizdeki önem ve değerini hiç birimiz reddedemeyiz. Bu okullardan yetişen genç ve idealist öğretmenlerin verdiği bilgi ve eğitim düzeyi, çok daha önemlisi öğretmen olmanın ilkeliliği konusunda edindikleri örnek duruış hangi birimizde ya da kaçımızda vart bugün sizce?Eski mezuniyet düzeylerinden çok,( lise mezunu, 3 yıllık enstitü veya günümüz 4 ya da 5 yıllık eğitim) öğretmenliğin gerçek bir gönül işi olması da her değerin üstünde. Profesyonellik bunu açıklayamaz. Amatör ruh ise yan alanlarımız yani hobilerimiz, meslek dışı uğraşlarımızdır. İlk

Özlem Erkaplan 
 14.03.2010 21:02
 

Öğretmenlik, profesyonel bir meslektir. Bunun aksini söylemek olanaksızdır. Zira öğretmenlik bilgi ve formasyon ister, herkes bu işi yapamaz ve de bir ücret karşılığı yapılır. Meslek odasının olup olmaması bence gerekli değildir. Öğretmenin kendisinin profesyonel olduğunun bilincine sahip olması önem taşıyor. Bu zihniyete sahip olunmadığı için, öğrencilerin büyük bir kısmı bilgisiz olarak liselerden mezun oluyor. İnanın bir çok lise mezununa soruyorum üçgenin, yamuğun hatta dikdötrtgenin alanınının nasıl hesaplandığını bilmiyorlar. Dilbilgisi hiç bilmiyorlar. Dünya denizlerinden, başkentlerden bihaberler. Belki de ben yanılıyorum. Saygılarımla. Yılmaz Çetingöz

yılmaz çetingöz 
 06.03.2010 17:34
Cevap :
katkınız için teşekkür ederim  06.03.2010 19:28
 

Meslek odaları, hizmet içi eğitimlerin olmadığı bir ortamda profesyonelliğe gitmenin zor olduğu ortadadır. Yasal mevzuatlarla sınırlanmış veya yetkilendirilmiş öğretmenliğin sınırları ve kuralları ortadadır. Eski olan kavramların yerini yenileri almıştır ancak bozuk olan iki kısım var bence; sistem ve mesleği seçenler. Sistemi çökerten sözleşmeli, ücretli, kadrolu kavramlarıdır. Ayrıca özellikle ortaöğretim kısmında eğitim derslerini 1,5 yılda hakkını vermeden alan Fen Edebiyat mezunlarının önünün açılması sistemin bir diğer eksisi olmaktadır. Diğer faktör olan bu mesleği seçenlerin amacının sadece meslek edinme amaçları olmasıdır. Zaten eğitim süresince stajerlik uygulamasının eksikliği ortadadır. teşekkürler

ismail 
 06.03.2010 13:06
Cevap :
yatığınız eklemenin ne kadar doğru olduğunu söylemek isterim. katkılarınız için teşekkür ederim  06.03.2010 17:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 21
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 789
Kayıt tarihi
: 09.02.10
 
 

1978'de Susurluk'ta doğdum. İlk ve orta okulu burada tamamladıktan sonra Savaştepe Anadolu Öğretmen ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster