Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Aralık '12

 
Kategori
Sınavlar
Okunma Sayısı
4511
 

Öğretmenlikte kariyer sistemi ve sınavlar

Öğretmenlikte kariyer sistemi ve sınavlar
 

Kariyer Basamaklarında sınav şart mı?


2005 yılında Resmi Gazete'de ''Öğretmenlik Kariyer Basamaklarında Yükselme Yönetmeliği' yayımlandı. Aradan 7 yıl geçti. Yapılan düzenlemelerden sonra 2014 den sonra uygulanması planlanıyor.

Basında yer alan bilgilere göre MEB.’nin üzerinde çalıştığı “ öğretmenlik kariyer sistemini” nin ayrıntıları da netleşmeye başladı.

 

Önce bu konuda - sizler için derlediğim – basında öne çıkan birkaç haberi önce paylaşmak ve sonra da düşüncelerimi iletmek istiyorum.

Gazete Habertürk / Akyan Çufaoğlu’nun haberine göre;

“MİLLİ Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) “Ulusal Öğretmen Stratejisi” ne göre; eğitim fakültelerinde okuyan öğretmen adayları son sınıfta stajyerlik yapacak, öğretmenin ücret ve kariyeri sınavdaki başarılarına göre belirlenecek, “başöğretmen” olan bilgisini ve deneyimlerini diğer öğretmenlerle paylaşacak.

 

Yeni düzenleme öğretmenler için köklü değişiklikler getiriyor. 1 milyona yakın öğretmen için Kariyer Planlama Sistemi getirilecek. Öğretmen adayları eğitim vermeye üniversitede başlayacak. Eğitim fakültelerinin son sınıfında öğrenci stajyer öğretmenlik yapacak ve daha çok uygulama dersi alacak. Öğretmenler kariyerlerine aynı noktadan başlayacak ve basamak atlamak için sınavlara girecek. Sınavdaki başarı öğretmenin kariyerini belirleyecek, ücretini, sorumluluk ve statüsünü artıracak. Sınavlarda başarısız olanlar bulunduğu statü, performansı ve sınav notuna göre bir alt konuma düşecek.

 

Maaşı ve statüsü “başöğretmen” olarak yükselen öğretmen, haftanın belirli günlerinde öğrencilere ders verirken, belirli günlerinde de meslektaşlarına tecrübelerini aktaracak. Başarılı öğretmen ödüllendirilecek. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer de öğretmenlik atamasında KPSS’nin yanı sıra önümüzdeki Temmuz ayından itibaren öğretmenlerin alan sınavına da gireceklerini açıklamıştı.”

Gazete5.com’un 15 Ekim 2012 tarihli–kariyer zammı- haberi de şöyle.

 

“Öğretmen maaşlarına kariyer zammı geliyor. Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğretmen maaşları için kademeli sistem getireceği ifade edildi. Kademeli sistemle öğretmen maaşlarına kariyer zammı gelecek. Kademeli sistemle öğretmenler 4 kariyer basamağına ayrılacak ve zamlar da kademeye göre olacak.

Bir sempozyuma katılan Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Grup Başkanı Ali Yılmaz, yeni gelecek kademeli sistemde uzman öğretmen maaşlarında 200-250 TL'lik bir artışın hedeflendiğini ifade etti. Ali Yılmaz, kıdemli uzman öğretmenlere 250-450, başöğretmenlere de 450- 550 TL arasında zammı planladıklarını bildirdi. Yeni kariyer sisteminde ilk basamaktaki öğretmenlere ise derecesine göre 60 TL'ye kadar zam yapılması amaçlanıyor.

Kariyer basamak geçişlerinde de öğretmenlerin sınava tabi tutulacağı bildirildi. Öğretmenlerin kariyer sınavında özellikle mesleki yeterlilik ve kariyerin ön planda olacağı kaydedilirken, yükselmenin tek başına sınav odaklı olmayacağı belirtildi. Önceden yüksek lisans ve doktora yapmış olan öğretmenlerin ise direk basamak atlayıp atlayamayacağı ise henüz netlik kazanmamakla birlikte, onların da sınava tabi tutulacağı kaydedildi.”

Ajans.com’un 4 Aralık.2012 tarihli yeni haberine de bir bakalım.

 

“Öğretmen Kariyer Basamaklarının ayrıntıları belli oldu. Milli Eğitim Bakanlığı, Başkent Öğretmenevi'nde 3 günlük süren eğitim ve istişare toplantısı gerçekleştirdi. Toplantı 81 İl Milli Eğitim Müdürünün katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda, öğretmenlerin kariyer basamakları ile ilgili çalışmanın tamamlandığı ve sadece Maliye Bakanlığı'nın onayının beklendiği bilgisi verildi. Maliye Bakanlığı bütçe onayından sonra kariyer basamakları sisteminin uygulanacağı söylendi.

 

Uzman öğretmen, Kıdemli Uzman Öğretmen, Başöğretmen kademelerinde kontenjan sınırı bulunmayacak. 7 yılını dolduran öğretmenler ”Uzman Öğretmenlik”,12 yılını dolduran öğretmenler “Kıdemli Uzman Öğretmenlik”, 17 yılını dolduran öğretmenler “Başöğretmenlik”sınavlarına katılabilecek. Kariyer basamaklarında yükselme aşamalı olacak, basamakları atlamak olmayacak.

 

Doktora ve yüksek lisansa ek puan verilecek. Değerlendirme de öğretmenler arasında tartışma konusu da olan tezli ve tezsiz yüksek lisans ayrımı yapılacak. Kıdeme, e-akademi eğitimlerine, bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif etkinliklere puan verilecek. Ayrıca yayımlanmış eseri olanlara(ISBN), yurt içi ve yurt dışı hakemli dergilerde makalesi yayımlananlara, bilimsel inceleme-araştırması bulunanlar ile proje hazırlayıcısı ve yürütücülerine ek puanlar verilecek.”

Eğitimhane.com’un haberinde farklı olan ne var?

 

 

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürü Ömer Balıbey, öğretmenlere 5 yılda bir sınav uygulaması geleceğini söyledi. Balıbey, "5 yıl boyunca öğretmenleri eğiteceğiz. Sonra onları sınav yapacağız. Böylece hem onlar kendi gelişimlerini takip edecek, hem de biz onlardan haberdar olacağız" dedi.

"Öğretmenler kariyer basamaklarıyla ilgili kendilerini geliştirmeliler. Bilgilerini yenilemeliler. Bu uygulama yeni başlayan tüm öğretmenleri kapsayacak. Uygulayacağımız sınavın yarısı her öğretmenin alanıyla ilgili olacak, diğer yarısını ise genel kültür ve yetenek soruları oluşturacak."

2014'ten sonra uygulanması planlanıyor.

Şu bir gerçek ki Türkiye'de hizmetiçi eğitimler yetersiz. Bu konuda kendimizi geliştirmeliyiz. Her öğretmen 5 yılda 250 saat hizmetiçi eğitim alacak. Bu, 25 yılda 1250, 30 yılda ise 1500 saatlik eğitim demek. Sınavları online olarak yapacağız. Eğitimler de sistem üzerinden alınacak. Her öğretmenin T.C kimlik numaralarını girmeleri yeterli olacak."

 

Haberler böyle. Gelelim asıl konuya.

 

Öğretmenlik mesleğinde her şeyden önce “öğretmenlik heyecanı” gelir. Yıllar geçse de bu heyecan ilk günkü gibi devam etmelidir. Bu duygu köreldikçe, verim de düşer. Bunun için öğretmenler mesleğini severek yapmalıdır. Daha doğrusu öğretmenlik mesleği cazip hale getirilerek, sevdirilmelidir.

 

Öğretmenlerin meslekte yükselmesinde kariyer sisteminin getirilmesinde esas amaç nedir?

 

Kanımca, amaç öncelikle “hizmetiçi eğitim seminerleri”yle, öğretmenin ve öğretmenliğin kalitesini arttırmak. Öğretmenlerin alanlarındaki bilgilerini sürekli güncellemelerini ve alanlarında uzmanlaşmalarını, gelişen teknolojiyi sınıflarında kullanmalarını, değişen öğretim metot ve teknikleri derslerinde uygulamalarını, daha fazla performans göstererek bir üst kariyere –yılını doldurduğunda- sınavla geçmelerini ve bunun karşılığında da daha fazla ücret almalarını sağlamaktır.

 

Denetimlerde başarılı bulunan öğretmenlere – sadece manevi açıdan yararı olan -“Teşekkür Belgesi” ya da “Takdirname” verilmesi yanı sıra, öğretmenlerin yakınmalarından anladığım kadarıyla, ücret bakımından da tatmin edilmesi için kıdem ve ücretinin arttırılması daha uygun olurdu.

 

Üniversite girişlerinde sınavların kaldırılmasına çalışılırken, öğretmenler için neden “kariyer sınavları” adı altında sınavlar konulmaktadır? Öğretmenlerin eğitilmesi ve kalitesini artırmak için uygulanmakta olan “hizmetiçi eğitim”in yetersiz olduğunu MEB Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürü Ömer Balıbey de kabul etmektedir.

 

Öyleyse, öncelikle yetersiz olduğu kabul edilen “hizmetiçi eğitim”in kalitesini yükseltmek gerekmez mi? Ayrıca tüm öğretmenlerin hizmetiçi eğitime alınabilmesinin zorluğu da ortada.

 

Kabul ediyorum. Önceden eğitilerek yapılması düşünülen sınavlar kişinin varsa açıklarını kapatması, alanında kendini yenilemesi, meslek heyecanını devam ettirmesine bir ölçüde yardımcı olur.

 

Bu bakımdan mutlaka yapılacaksa, “Kariyer Sınavları”nın da amaca uygun hazırlanması gerekir. Göstermelik olmamalı. Sınavların İnternetten “online” yapılmasının da birçok sorunu da beraberinde getireceği unutulmamalıdır.

 

Kanımca, “Başarılı Öğretmen” sınavdan iyi not alan değil, başarılı ve kaliteli öğrenci yetiştiren ve öğrencilerini gelecek için yetiştirerek bir üst öğrenim kurumuna gönderendir.

 

Derslerde başarısız, çocuklarla ilgilenmeyen öğretmenlerin “Kariyer Sınavında” uzman öğretmen olduğunu düşünürsek, sınavın hata olacağını da hesaba katmak gerek.

 

“Öğrencilerini yetiştirme gayreti içinde olanlarla, “adam sen de” diyenlerin arasındaki fark sadece “kariyer sınavları”nda mı belli olacaktır? Ne kadar öğrencisini bir üst öğrenim kurumuna gönderdiğinin hiç mi önemi yok? Kariyer Sisteminde yükselmeler sadece sınavla olmamalıdır.

 

Okullarda öğretmenler için Bakanlık Denetçileri (müfettişleri) tarafından uygulanan “Öğretmen Performans Denetimleri” neden yapılıyor? Onların değeri hiç mi değeri yok?

 

Diğer meslek gruplarında kariyer basamakları ve sınavları var mı? Bu farklı uygulamanın yapılması durumunda öğretmenlerin huzursuz olacağı unutulmamalıdır.

 

Eşitlik ilkesine göre, sadece öğretmenlerin değil, diğer kamu çalışanlarının da alanlarında daha verimli ve başarılı olmaları için - kendi alanlarında - “kariyer sınavı”na alınmalarına ne dersiniz? Neden sadece öğretmenler?

 

Yapılacaksa, “Kariyer Sınavları” tüm meslek gruplarına uygulanmalıdır.

 

Sevgiyle kalın.

 

Saygılarımla. 13.12.2012

 

 

Ali İhsan ÖZÇAKIR

MEB. Bakanlık Başmüfettişi (E)

e-mail: aliihsanozcakir@hotmail.com  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 141
Toplam yorum
: 60
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 2993
Kayıt tarihi
: 07.04.09
 
 

42 yıllık eğitimciyim. İngilizce öğretmenliği ve Bakanlık müfettişliği yaptım. Bunca yıllık eğiti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster