Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Kasım '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
592
 

Öğütülen bir hayat...

Öğütülen bir hayat...
 

Değirmenin başında duruyor. Şalvarı un içinde. Gülümsüyor. "35 yıl çalıştım kızım ben burada" diyor. Tam 35 yıl dile kolay. Çocuklarını bu değirmenden kazandıklarıyla büyütmüş. Buğdayı döküyor ve taşın nasıl döndüğünü gösteriyor. Yukarıyı işaret ederek "su oradan geliyor" diyor.İçeride çok fazla gürültü var. Birbirimizin sesini duyamıyoruz bile. Çıkıp taş evin önündeki tahta sedire oturuyoruz.Başlıyor anlatmaya...

Önceleri dereden kum topladığını anlatıyor. Tüm gün suyun içinde kum topladığını. Gencecik bedeninin o yorgunluğu o zamanlar hissetmediğini, şimdi ise acısını çektiğini söylüyor. "Çok çalıştım zamanında. Başka çarem var mıydı ki? Bu çocukları kim büyütecekti? Gençtim ve gücüm bitmez sanıyordum. Hiç esirgemedim kendimi. Esirgeyemezdim de zaten. Dokuz çocuğum vardı." Ağlıyor. O gülen yüz kızarıyor, ağlarken bile başka bir güzelliği var. "Ben" diyor "Çocuklarıma istediğim gibi bir hayat veremedim. Allah ne verdiyse ben de onu verebildim onlara. Bugüne şükür. Hayattalar, evlendiler, çocukları var. Keşke daha iyisi olsaydı.Ama elimden bu geldi bunu yapabildim."

Gözyaşlarını siliyor. Utangaç utangaç gülümsüyor. Nasıl başladığını soruyorum değirmende çalışmaya. Babasından söz ediyor. "Babam kıyamadı bana" diyor. "Tüm gün su içinde kum toplardım. Kıyamadı bana. Değirmeni aldı." İlk zamanlar zor gelmiş değirmenin işleri. Ama bir senede öğrenmiş. "Eski zamanlarda, fabrikalar açılmadan çok olurdu iş. Gece gündüz dönerdi değirmen. İyi kazanırdık şükür. Şimdi öyle mi ya? Bazen kimse gelmez. Olsun. Ben her sabah namazı kılar gelirim. Akşam namazına kadar kalırım."

Susuyor. Değirmenin sesi kaplıyor her yanı. Bu aslında değirmenin değil onun hayatının, geçen yıllarının sesi. O taşın altında öğütülmüş bir hayatın sesi. Zorluklarla yaşamış ama hiç pes etmemiş bir hayatın sesi. Elimi tutuyor. "Hayat zordu kızım. Çok zordu." diyor. Gözleri ışıl ışıl.Ellerini öpüyorum içime hayat akıyor...

FOTOĞRAF: Murat Anıl

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Görev yerimde velilerden biri geldi. Ben çocuklarıma istedikleri gibi bir yaşam sağlayamıyorum. Okumalarını istiyorum. Fakat imkansızlıklar bazen belimi büküyor. Neyse ki çocuğu o küçük yaşına rağmen herşeyin farkında. Annesinin ona ne kadar sevgi ce şefkatle baktığını ve kendi için nasıl çabaladığını görüyor. Çabalarını hiç boşa çıkarmıyor. Sürekli bir çalışması ve gayreti var. Yazını okuyunca aklıma geldi. Öğüttüğü unun içine sevgisini emeğini katıyor. Kazandığı herşeyin içine siniyor bu sevgi. Hayat zor olsa da sevdikleri uğruna çocukları uğruna devam ediyordur o soğuk sularda kum toplamaya. Allah böyle insanlara sağlık ve güç versin. Biz olsak bu kadarını yapamazdık çünkü. Yüreğine sağlık.

Püren ERDEM 
 03.12.2006 16:11
Cevap :
Sevgili Püren, Onun yanına bizi oğlu götürdü. Biz arabadan inerken merakla bakıyordu. Ama oğlunun arabadan indiğini görünce yüzünde güneş doğdu. Bunu görmeliydin...Oğlu "Anam" diye sarılırken onu göğsüne bastırdı.Bunun üzerine bir de hikayesini dinleyince, gözümüzde büyüdü büyüdü bir deve dönüştü.Sevgiler...  03.12.2006 16:19
 

Emekçi diye böyle insanlara, annelere, teyzelere, ninelere denir değil mi? Dokuz çocuğu beslemek, büyütmek, evlendirmek kolay mı? Bir, iki değil dokuz çocuk. İyi ki yazdın, sayende tanıdık, ellerinden öptüğümüz yılların yorgunu emekçi teyzeyi, Fulya'cığım. Yüreğine sağlık.

Tuğba 
 01.12.2006 1:26
Cevap :
Sevgili Tuğbacığım, Teşekkür ederim. Emekçi sözünün hakkını veren bir teyzeydi gerçekten. Onu tanımanı isterdim. Belki birlikte onu ziyarete gideriz...Kucak dolusu sevgiler...  01.12.2006 8:43
 

Gözlem'e dayalı bir yapıt. Belli oluyor. Değirmenin gürültüsü buraya kadar geliyor..Değirmenleri özledim.Ne mutlu sana.Gidebilmişsin.Hem de kaş'la göz arasında..Değirmen çile evidir.Orada bir hayat öğütülür ..Sabah sabah ''Değirmenden mektup var'' dedi postacı İnternet Amca.Bir ''Tık'' la ulaştım ona.. Evet..Haklısın.Değirmenler çile öğütür,dert öğütür,hasret öğütür...İnsan öğütür...Bu da benim değirmenimden sana maktubum olsun...E mi?

Muzaffer Cellek 
 30.11.2006 13:12
Cevap :
Sevgili Muzaffer Bey, Ben ilk kez bir değirmen gördüm.Ve benim için çok güzel bir deneyimdi bu. Ve O'nu dinledim. Değirmenin sesi O'nu dinledikten sonra farklı gelmeye ve O'nun hikayesini anlatmaya başladı. Sevgiler...  30.11.2006 18:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1070
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster