Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Haziran '19

 
Kategori
Psikoloji
 

OKB İçin Yöntem

OKB açılımı obsesif kompulsif bozukluktur.

Saplantılı düşüncelerin bireyi belli davranış kalıplarına soktuğu durumlardır.

OKB'den muzdarip kişilerin, endişeli düşüncelerinin oluşturduğu yıkama, kontrol etme ve etkisizleştirme gibi itkisel davranışları vardır.

OKB'de bu endişeli düşünme hali saplantı olarak adlandırılır ve bu düşünceler, bu davranış kalıplarına uyması için kişiye zorbalık yapar.

OKB'yi, sürekli taleplerde bulunarak kişiyi tamamen küçük düşürecek ve buyruğu altına alacak bir şantajcı olarak düşünebiliriz.

Kişisel sorunların çocukluktaki kökenlere dayandığını düşündüğümüz gibi OKB'da çocukluktaki kökenlere dayandığını düşünebiliriz.

Eğer OKB'niz varsa yalnız olmadığınızı bilmeniz gerekiyor. Bu durumun insanların yüzde 1'nde bir ölçüde mevcut olduğu tahmin ediliyor.

Dünya Sağlık Örgütü OKB'yi dünyada insanı en aciz bırakan ilk on hastalıktan biri kabul etmiştir.

YÖNTEM:

Bugün yazımda ele alacağım konu OKB'deki yaygın davranış olan 'kontrol etme' davranışıdır.

Bu davranış, kişinin sık sık kontrol etmeye neden olan herhangi bir zarara yol açmakla ilgili saplantılardır.(Örneğin kapı kilitlerini, gaz ocağını, elektrikli aletleri, prizleri gibi.) 

Bu konudan mustarip bir kişinin, verilen bir tavsiye ile kontrol davranışına farkındalık kazanmasını sizlerle paylaşmak istiyorum. Belki bu şikayetten rahatsızlık duyan birisinizdir veya bu konudan rahatsız olan bir tanıdığınız vardır ve önermek isteyebilirsiniz.

'Kişi, uyumadan önce veya evden çıkmadan önce gaz ocağını, prizlerde herhangi bir elektrikli aletin fişinin kalıp kalmadığını bir kere kontrol ettikten sonra tekrar kontrol etmek istiyor. Tekrar kontrol ediyor ancak kendi deyimiyle 'sanki hafıza kaybına uğruyorum ve aslında prizde fişin olduğunu ve bunu görmediğimi düşünmeye başlıyorum oysaki biliyorum az önce kontrol ettim ama nafile, zihnim benimle oyun oynuyor' diyerek tekrar kontrol ediyor. Eğer evden çıktıysa eve geri dönüşleri sıkça oluyor veya uykuya dalmakta güçlük çekiyor. Kendine 'maruz bırakma' dediğimiz bir çalışmaya uymaya zorluyor ancak müthiş derecede acı çekiyor ve mutlaka tekrar ve tekrar kontrol etmek istediğini söylüyor. Bunun üzerine aldığı bir tavsiye ona çok mantıklı geliyor: 'telefonla kontrol ettiğin yerlerin fotoğraflarını çek, evden çıktığında kontrol etme isteği gelirse telofununu açar bakarsın ve kapalı olduğunu görürsün,' Kişi bu tavsiyeyi uygulamaya başlıyor. Prizde fiş olmadığını veya gaz ocağının kapalı olduğunu gördüğü yetmezmiş gibi üstüne bu yerlerin fotoğrafını çekiyor. Fotoğraf, gözlerinin gördüğünün kanıtı haline geliyor, kişi rahatlıyor ve eve geri dönüş davranışları bitiyor veya yatağa yattığı an tekrar kalkıp kontrol etme gereği duymuyor. Bir süre bu şekilde idare ettikten sonra kişide şöyle bir farkındalık oluşuyor: 'Ben gördüğüm şeye inanmıyorum, ben gözlerime inanmıyorum, gözlerimin duyu algısına inanmıyorum, bu nasıl olur?'

Akabinde bu sorunun sadece gaz ocağını ya da prizleri kontrol etme davranışında sınırlı kalmadığını, sosyal çevresinde birisinin ona söylediği bir şeye 'inanamadığını' ve tekrar tekrar sorgulaması gerektiğini kendinde fark ediyor. Örneğin 'akşam 21.00'de  buluşuyoruz' diyen bir arkadaşının arkasından 'beni davet etti mi, saat 21.00'de miydi, emin miyim, tekrar sorayım,' şeklinde sosyal ilişkilerinde de bu sorunu yaşadığını görüyor ve bu sonuçla beraber yaşadığının 'hem kendine hem de hayata güven duymaması' olduğunu fark ediyor ve 'güvensizlik' temalı psikolog görüşmesi başlıyor.

Kendince telkin geliştiriyor: ' Gördüğüme ve duyduğuma inanmayı seçiyorum. ' Kontrol etme davranışı neredeyse sonlanıyor. Sadece uzun seyahetlere çıkmadan önce veya kafası çok karışık olduğu dönemlerde fotoğraf çekme tekniğini kullanıyor.

Hayatının gittikçe kolaylaştığını ifade ediyor.

Bu hikaye size anlamlı geldiyse belki siz de deneyebilirsiniz.

Uzun seyahetlere çıkmak size ızdırap çektiriyorsa ve artık evinizden çok uzağa gidemeyecek haldeyseniz fotoğraf çekmek işe yarayabilir.

Ancak OKB' de semptomların değişebileceğini not almakta fayda var: öyle ki bir zaman sürekli bedenini yıkayan biri iken, hayatınızın daha ileri bir zamanında kontrol eden biri olabilirsiniz.

OKB çok ciddi bir sorun olabilir ve eğer tedavi edilmezse kişinin toplumdan soyutlanmasına ve önemli ölçüde engellenmesine yol açabilir.

OKB yaygın bir sorundur, yalnız değilsiniz ve iyi haber; OKB'nin üstesinden gelinebilir!

Yardım almanızda fayda olacağının altını çizmek gerekir.

Psikolog/Yazar Seray Küçük

Online Psikolojik Danışmanlık: 05522682410

https://www.instagram.com/seraykucukkk/

https://psikologseraykucuk.weebly.com/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 47
Kayıt tarihi
: 25.10.18
 
 

Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunuyum. Üniversite 3. sınıfta psikolojinin en temel konusu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster