Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ekim '16

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
62
 

Öksüz bahçem

Severek istekle yeni aldığım evin bahçesine, Zeytin, kumkuat, kayısı, gül, Japongülü, begonvil ve sarmaşıklar dikmiştim. Diktiğim her bitki ve ağaç kısa zamanda büyüyüp inanılmaz şekilde boy verdiler. Öyle çabuk büyüdüler ki, onların nasıl büyüdüklerini şaşkınlık içinde sevinçle izliyordum. Bahçemde komşularda olandan farklı bir toprak yoktu. Bahçem herkesin bahçesinden daha erken güzel oluyordu. Komşular soruyordu “sen bahçene ne yapıyorsun? Kimyasal gübre veriyor musun?” benzer soruları sıkça duyardım. Kimyasal gübreyi değil bahçeme yaklaştırmak, suni gübre sözüne tahammülüm yoktu. Suni olan her şeye alerji duyuyordum. “Bahçeme sevgimi veriyorum. Her sabah kalktığımda ilk uğradığım yer bahçem olur. Ayrı ayrı her ağaca, her çiçeğe uğrar onlarla konuşur, sevgimi dağıtırım. Ağaçlara çiçeklere günaydın der. Onları selamlarım. Gecede ürettiğim sevgimi dağıtırım.” Dediğimde komşular bana tuhaf, tuhaf bakmalarını anlıyordum. Kendi yapmadıklarını duyduklarında yadırgıyorlardı.  

Sağ olsun bahçem sevgimi karşılıksız bırakmıyorlardı. Kısa sürede daha gür ve güzellikleriyle beni karşılarlardı. Aramızda böylesine içten bir yakınlık ve sevgi gelişti. Karşılıklı birbirimizi anlıyor, seviyor, güven ve paylaşımda ortak olmuştuk. Aramızda ayrı gayrı kalmamıştı.  Küçücük sevimli Kumkuat ilk yılda oval turuncu meyvelerini bana sunmaktan gecikmedi. Küçücük bir çalıdan yaklaşık bir kilo portakal kokulu turuncu meyveler aldım. Onları her sabah üç dört tanesini keyifle kahvaltıda yerdim. Onun kendine özgü bir tadı ve kokusu vardı. Hafifçe kokusuyla portakalı andırır, yumurta biçiminde ovalcaydi.  Ya, yedi renkli güller bahçeye başka bir güzellik katıyorlardı. Bahçem güzel, ben onlardan mutluluk alıyordum. Sabah kahvaltımı ve akşam yemeklerimi Marttan başlayıp, Ekim sonuna kadar bahçede denize bakarak yerdim. Ürettiğim sevgimle bahçem güzelleşiyordu. Bahçem beni yarattığı güzelliklerle en sevdiğim armağanlar sunuyordu. Onlar bana kokuların en safını, renklerin en güzelinin onlarca tonunu sunarlardı. Bahçem renk renk olmuştu. Ben onları seviyordum.  

 

İlk diktiğimde düşünmeden, zeytinle kumkuat yan anaydılar. Zeytin daha hızlı büyüdü. Kumkuat onun gölgesinde kaldı. Ben “bir sorun olmaz” diye tahmin etmiştim. Yanılmıştım. Bir yaz evimi terk edince ağaçlarımı ve çiçeklerimi de geride bıraktım. İçimde hep onların özlemini yaşadım. Anahtarı verdiğim arkadaşlar, benim nazla ve sevgiyle büyüttüğüm bahçeme gerekli bakımı yapmamışlardı. Onlardan uzakta olsam, hep onların yalnızlığını içimde taşıdım.  Dört ay sonra geri geldiğimde, bahçemin öksüz kalmış çocuklar gibi, solmuş ve birçoğu kurumuştu. Zeytin başı boş büyümüş kumkuat ı egemenliği altına almıştı. İlk aklıma gelen, onun yerini değiştirmek oldu. Aklıma geleni yaptım. Kumkuat’ı başka yere taşıdım. Şimdi yeni yere uyum sağlamasını, yeniden umutla hayata tutunmasını bekliyorum. Umudun onun yeniden canlanıp, gürleşmesi önce durumundan daha iyi meyve vermesini umuyorum. Günde iki üç kez gidip, onu selamlayıp, hal hatırını soruyorum sevgimi onunla paylaşıyorum. Bitki ve ağaçlar tıpkı güzel insanlar gibi ilgi, bakım, sevgi ve paylaşım isterler. Bahçemle her düşüncemi ve sırrımı paylaşıyorum.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 153
Kayıt tarihi
: 24.03.15
 
 

Sivas ın Kangal İlçesi Külekli köyünde dünyaya merhaba dedim. İlkokulu köyde, ortaokulu Sivas'ta,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster