Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
349
 

Oktay Ekinci Patronum, önce Ağabeyimdi...

Oktay Ekinci Patronum,  önce Ağabeyimdi...
 

Geçen yıl Akyaka'da Nail Çakırhan günlerinde konuşurken.


O gün Oktay ağabey Kanlıca mezarlığına son yolculuğuna uğurlanacaktı. Oysa ki, bugüne dek hep seyahatlerine, toplantılarına uğurluyorduk.

O gün Cumhuriyet ailesinden Şükran Soner gazetedeki köşesinde şöyle yazıyordu; Yazı işlerinden hiçbir gazeteci arkadaşların “ben Oktay’dan önce gelmiştim” diyebileceği örnek yoktur.

25 yıl önce Muğla’da bir sokak. Hacımemişağa sokak. Sokağın çıkışında eski bir ev, büromuz.

Oktay ağabey büronun elemanlarından çok önce, erken gelirdi.  Erken giderdim, çoğu kez görürdüm ki,  “Oktay ağabey odasında “çoktan çalışmaya başlamıştı.

Sabah ilk iş çay demlemek,  radyoyu açmak. önce Oktay ağabey isterse bir kahve. Onu anımsıyorum.

O büroya kimler gelmedi ki? Gazeteciler, akademisyenler, mimarlar, çevreciler, dostları, sevenleri akın akın…

O Muğla’nın evlerine kimler yolculuk etmedi ki? Öyle ya!!! Muğla evleri meşhur. Yazın yanmadan, kışın donmadan durduğunuz Muğla evleri. Oktay ağabeyle bazen duyardım, konuşurduk. Muğla evlerinin parçaları İstanbul’da satılıyor, diye.

Sevgili İlhan Selçuk ağabeyim için de Saburhanede mütevazi bir Muğla evi düşünülmüştü. Oktay ağabeyin Saburhane deresinin üstünde bir kayanın üstüne oturmuş Muğla’yı selamlarcasına güzel bir Muğla evi vardır.

Ve hemen neydanda Trabzonlu bir heykeltraşın yapıp gönderdiği Mimar Sinan heykeli, Koca Sinan Saburhane sırtlarına dayamış sırtını Muğla’nın insanına bakıyor hep.

İlhan Selçuk ağabeyimin evi de aşağıda hemen kahvelerin üstünde çok mütevazi bir evdir. En çok Handan abla gelip kalırdı, severdi Muğla’yı. İlhan ağabey belki bir gün ve geceyi burada geçirirdi.

Piyano çalardı Oktay ağabey.

 Muğla’da pek çok şeyde öncülük etmişti. Muğla’ya ülkenin gündeminden çok büyük çalışmaları düşürmüştü.

Muğla ve kıyıları da en çok korunması gereken yerler.

Hacı memiş ağa sokaktaki büromuzda bir aileydik.

Cumhuriyet Gazetesi ailesine, aileydik.

Türkiye Mimarlar Odası ve  şubelerine,  aileydik.

Dostlarına, sevenlerine aileydik.

Tüm ülkeye ve geleceğine aileydik.

O bürodan ne çalışmalar çıkmadı ki?  Oktay ağabey buradaki bürodan tüm ülkeye ve dünyaya gündem taşımakta idi.

Cumartesi günleri öğleye dek çalışırdık.

Oktay ağabey patronum, önce ağabeyimdi.

Bürodan her uğurladığımda, büroya  her girişi daha dün gibi. Kaçınılmaz yıllar 25 yıl, öncesi. Oktay ağabeyle çalışmak, onunla olmak hep çoğalmaktı.

Büyük üretimci. Seni saygıyla anıyorum.

Toplantılarına uğurladığımda giderken, dinlen biraz. Yoruluyorsun, diye söylerdi. Geldiğimde yine çok çalışacağız.

O hiç yorulmadı. O hiç dinlenmedi. Hiç uyumadı. Yazılarını otobüste, uçakta yazdı. “Nabide  bir saat uykum var, yola çıkacağım, derdi.”

O erkenden gelip yazılarına, işlerine, raporlarına dalıyordu.

Büromuza Türkiye Mimarlar Odası Yönetimi geldiğinde odasına beni çağırmış, şöyle demişti;

Sizi Nabide’yle tanıştırayım. Aslında buradan Oda’nın tüm çalışmalarını kucaklayan, yapan sekreterim Nabide’dir diyecek kadar çoğaltan, sevgi dolu insandır.

Kayaköy Oktay ağabeyin en çok huzur duyduğu, serinlediği yerdir. Kayaköy için çok çalışmalar, projeler üretti.

Kayaköy Dostluk ve Barış Köyü Olsun mesajları ve projeleri ile gündemi hep tuttu.

İki yıl önce Akyaka Nail Çakırhan günlerine geldiğinde  toplantısı bitmişti, ertesi gün erkenden ayrılacaktı.

Oradaydım, toplantıda.  Onu uğurladım, taksi geldi, dedi ki “önce Kayaköy’e gideceğim Nabide, oradan Dalaman havaalanına şu saatte uçağa bineceğim.” Güle güle Oktay ağabey.

Muğla büyük ŞEHİR  oluyor toplantısı için gelmiş ve konuşmuştu.” Muğla'dan soruyorum bu yerel yönetim büyükşehir planlarını kim yapmıştır, nasıl yapmıştır, neyle yapmıştır kimdir yapan, soruyorum”  demişti.

Oktay ağabey  çok büyük korumacı idi. O siyasilere, rantçılara, işbirlikçilere, çıkarcılara karşın ülkesinin geleceğini  ve kimliğini korudu.

Korumacılık, çevre, insan ve kentler onun kimliği ve özüydü.

Oktay Ekinci ağabeyimi sevgiyle, saygıyla anıyorum. Çok büyük işler yaptı. Güzel bir gelecek, yaşanılır kentler bırakmak istedi.

“Kentler kültürleriyle yaşar “demekteydi.

Oktay Ekinci patronum,  önce ağabeyimdi..

O toplantılarında akıcı, etkileyici, berrak bir konuşmacıydı.

Artık ışık içinde sonsuz uyuyacak. Yaptıkları ve ismi hep yaşayacak. OKTAY EKİNCİ ismi yaşayan bir isimdir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 621
Toplam yorum
: 400
Toplam mesaj
: 79
Ort. okunma sayısı
: 507
Kayıt tarihi
: 19.07.08
 
 

Muğla'nın YERKESİK  beldesinde dünyaya gelmişim.  Yöremin o solunacak havasını, coğrafyasını çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster