Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Kasım '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
620
 

Oktay Ekşi ve onurlu davranışı

Oktay Ekşi ve onurlu davranışı
 

Fotoğraf net ten alıntıdır.


Bazen, bazı olaylar karşısında karar vermekte zorlanırım. Bu, kararsız bir kişiliğim olduğundan değil asla… Oysa çok kararlı ve uygulayıcıyımdır. Bu durum tamamen mantığımın ve duygularımın çatışması olarak bir süre devam eder ve sonunda kararımı veririm.

Birkaç gündür, gündemi oluşturan olaylardan biri de gazeteci Oktay Ekşi’nin durumu…

Hürriyet gazetesinin 44 yıllık gazetecisi, Basın Konseyi Başkanı, 78 yaşındaki Oktay bey, nasıl olur da böyle bir cümle kurar ve bunun bedeli ne olmalıdır?

İşte bende, birkaç gündür hata ettiğini, yanlış yaptığını, hatta kendi deyimi ile kantarın topuzunu fazlasıyla kaçırdığını düşündüm. Ama istifa etmeli miydi, etmemeli miydi diye kararsız kaldım.

Bu yazıyı yazmaya başladığımda, istifasının doğru ve onurlu bir davranış olduğu kararına vardım.

Gazeteciler eleştiri yapmalı, muhalafet yapmalı, farklı düşünceleri savunmalı ama hakaret etmemeli, aşağılamamalı, küçük düşürmemeli ve iftira atmamalılar. Hele hele başımızın tacı, en değerli varlıklarımız ANALARIMIZA laf söylememeliler.

Hürriyet gazetesinin, kendi içinde oluşturduğu denetim mekanizması da böyle bir hatayı nasıl gözden kaçırmış, bunu da anlayamadım. Sanırım her yazı ve her yazar için sistem işlemiyor, yoksa fark edilip gerekli uyarı ve düzeltme yapılırdı herhalde. Aksi halde diğer ihtimali düşünmek istemiyorum…

Neyse konuyu fazla uzatmadan, ülkemizde bu gibi durumlarda başkalarının nasıl davrandığını hepimiz biliyoruz ama ben bunlara takılmak istemiyorum. Oktay Ekşi;

- Yılların tecrübesine rağmen bir hata yapmıştır ve özrünü dilemiştir.

- İstifası ile kalitesini ve koltuğuna yapışık olmadığını göstermiştir.

- Çalıştığı, ekmek yediği kurumu daha fazla yıpratmadan, özrünün yeterli olmadığını görerek kurumu korumak adına görevinden ayrılmıştır.

Hiçbir görev kişiler için sonsuz değildir. Görev süresince, ilkeli, dürüst, adil, verimli çalışmak asıl hedef olmalıdır. Birlikte çalışılan arkadaşlara ve geriden gelen jenerasyona örnek olunmalıdır. Zamanı geldiğinde anlının akıyla görevi teslim etmek ya da gerektiği zaman sonlandırmayı bilmek gerekmektedir.

Bu bağlamda, odamdaki panoda beğenerek bulundurduğum bir yazıyı sizlerle paylaşmak isterim:

Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev hayattır.

Bir lokma ekmek için şerefini çiğnetmeye,

Bir anlık eğlence için servetini tüketmeye,

Bir zamanlık mevkii için el ayak öpmeye,

İnsanları ezip geçmeye,

Günlük menfaatler için, onurunu terk etmeye,

Bir kısım insanlara kızıp tüm insanlara düşman olmaya değmez bu HAYAT.

Sağlıklı ve huzurlu olunuz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hele hayatla ilgili yazmış olduğun son sözlerin ilke edinilmesi gerekir gerçekten. Oktay Ekşi bence de istifa etmekle çok iyi etti. Herkes hata yapabilir ama bu yenilir yutulur gibi değil. Üstelik Onun gibi deneyimli ve belli bir seviyeyi tutturmuş, basının duayenlerinden gösterilen birisi için affedilecek gibi değil. Doğru olanı yaptı da... ben de pek emin değilim kendi insiyatifiyle istifa edip etmediğinden... Sevgilerimle arkadaşım...:)))

sufi-su /Emel Yeşilkayalı 
 02.11.2010 21:27
Cevap :
canım, zaten kötü olanda böyle bir hatanın Oktay Ekşi den gelmiş olması... bence istifanın şekli artık önemli değil, kendi isteği yada mecbur bırakılması sonucu hiç bir şekilde değiştirmez. zaten bir gün bu görev istemiçi yada istemdışı bitecek... ilkeleri beğendiğine eminim can dostum... sevgilerimle...  02.11.2010 23:15
 

Su gibi yazmışsın, su gibi okudum, özde çok güzel ifade etmişsin. Analarımız başımızın tacıdır. Kimsenin dil uzatmaya hakkı yoktur. İkilemde kaldım: Oktay Ekşi kendi kararıyla mı istifa etti acaba? Veya, istifaya zorlandı?...Genelde kurumlarda bu gibi durumlarda istifaya zorlanır, şayet istifa etmazse, iş akti feshedilir. Bence önümüzdeki günlerde "belki" gündeme gelir, ne dersin? Selam ve sevgilerle...

Yurdagül Alkan 
 01.11.2010 23:06
Cevap :
Merhaba Yurdagül hanım, teşekkür ediyorum. Sonuçta kolay olmayan bir karar alınmıştır diye düşünüyorum. Öyle yada böyle onurlu insanlar için 2-3 kelime nelere mal oluyor, görüyoruz. Oktay bey, 1 hafta önce böyle bir durumu aklından bile geçirmemiştir herhalde... :((( Sevgi ve saygılarımla.  02.11.2010 10:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 29
Toplam yorum
: 76
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1818
Kayıt tarihi
: 30.12.09
 
 

Merhaba, 1966 Ocak doğumluyum. İzmir'de yaşıyorum. Özel bir finans kurumundan emekli oldum. Şu an..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster