Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Eylül '19

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
53
 

Okuduğumu Anlardım Ben

Kalbi olmayan okumasın. 
Çünkü bu bir yaz'ın kazısı, Eylül yazısıdır. 
 
Yağmur kendini yoruyor camımda, damlacıklar öylece savunmasız...
Ve ben kirli sevişlerin temizlenmesini bekliyorum penceremde. 
Camda bir yüz beliriyor sonra. 
Heyecanlı. Sevecen. Islak. Sinirli. Hüzünlü. Korkak. 
Sonra kayboluyor. 
Kelimelerle bozuşuyorum. 
İletişim kuramıyorum kendimle bile. 
Kaybediyorum tüm harfleri, çok yüksekte bir yerlerde, Ağustos böceğinin yanı başında. 
Manzaram şahaneyken, karanlığa düşüyorum, gözlerime perde iniyor birden bire.
 
Ben kimim?
Kimim ben?
Ne yapıyorum?
Ne yapmaya çalışıyorum?
Neden darlıyorum, neden darlanıyorum?
Neyin tutulması bu?
 
Küsüyorum. Kelimelere, cümlelere...
Doğaüstü bir an'ın doğal afete dönüşüne tanıklık ediyorum. 
Kaçamıyorum. 
Enkaz altındayım. 
Saç diplerimden, ayak parmak uçlarıma kadar buz kesiyorum. 
Hoşgeldin'le, güle güle arasında sıkışıp can veriyorum. 
Mevsim sonbahara göz kırpan yaz. 
Ne o ne bu. 
 
Anlamıyorsun'lar kulağımı kanatırken, içim avaz avaz anlamıyorum'larda can çekişiyor. 
Gel var.
Git yok.
Kal yok.
Dur yok.
Sus yok.
Ses yok.
Es yok.
Kimse yok. 
 
Manzara güzel değildir geceden. 
Kıyamet korkunç değil cümlelerden. 
Korkuyu gölgeleyememişse eğer dudaklar, dil konuşsa bile neye yarar. 
Yaralar. 
Karalar. 
Dumanlar.
Çok sığınaksız değil mi şimdi bu boşa susuşlar?
 
Ben hiç böyle olmadım. 
Oynak perdenin arasından gözüme gözüme sızan, o sokak lambasına hiç böyle bakmadım. 
 
Merdivenleri nasıl çıkıp, nasıl indiğimi anımsamayı unuttuğum an, bırakacağım tüm doğru söyleyişlerimi. 
Yalanlara göz kırpacağım bu saatten sonra.  
 
Bir şiirin en güzel cümlesini silebilir mi insan hafızasından?
 
Ben ''yıllarca'' kelimesini ''mutluluk''la seviştirmeye sevdalıyım. 
Biliyorum ki, ben hala tüm ünlemlere tekme atıp, soru işaretlerini parmaklayıp, virgüllerin kucağında sallanmaktayım. 
 
Noktasızım lan işte. Noktasız.
Daha ne?
Kimsem kimim! 
Detaylardan kopsak mı artık?
Bu susuşları sustursak mı?
Yetmedi mi?
 
Kendimi dinlediğimde hep aynı ses kulaklarımda.
Aynı manzara. Aynı koku. Aynı doku. Aynı sorgu. Aynı korku. 
Şimdi ben aynı geceyi başa sarıp sarıp yeniden dinliyorum. 
Canım çıkacağıma adım çıksıncılardanım ben. 
Ad çıkaranların vasfını sorgulayanlardan... 
Hadi oradan!
Herkes kendi sığılında boğulsun. 
Sorulacaksa bir soru, bana derin sular sorulsun. 
 
Neyse. 
 
Neden durağı yok bu yolcuların? 
Yine aynı nakarat. 
Durak yolcusuz, yolcu duraksız. 
Şimdi nefesimin her boğumu, yutkunmaktan aciz. 
Kemiğini bıçağıma dayayan, dayarken her bir tarafımdan bıçaklayan, 
Ben hala çatık kaşların narkozunda ayılmaya çalışan... 
 
AYILAMAYAN. 
VE HALA
ANLAMAYAN!
 
Yorum Dükkanı bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 84
Kayıt tarihi
: 07.03.19
 
 

83 model, Eylül'ün 12. günü dünyaya gelmiş arka ''sıradan'' biri. Yakın Doğu Üniversitesi İletişi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster