Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Eylül '11

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
728
 

Okul bir yaşam biçimi olmalı görev değil

Üniversite yıllarında eğitimi tanımlarken hocalarımız, insan hayatında istendik davranış geliştirme süreci, diye tanımlarlardı eğitimi. İstendik kelimesi uydurukça da olsa hafızalarımızda farklı bir kelime olduğu için yer etti. Olumlu değişiklik demekmiş.

Okul zili çalıyor, Eylül denilince akla hep okul gelir. İlköğretim, lise ve yüksekokul öğrencilerinin zorlu maratonu başlar.

Kimisi arkadaşlarına ve okul ortamına duydukları özlemden ötürü Eylül ayını iple çeker, kimi hayta çocuklar da yaz tatili bitti, ders zamanı diye üzülürler.

İnsanın en güzel çağları olan çocukluk ve gençlik çağları, okul sıralarında geçer.

Okula gitmeyi bizim milletimiz bir görev olarak algılar. Oysa görev değil de bir yaşam biçimi olarak algılamak daha yerindedir diye düşünüyorum.

Zira eğitim insanın hayatı boyunca sürer. Hayat boyu eğitim okul bitince bitmediği için okul yıllarındaki eğitimi, aktif dönem olarak nitelendirmeliyiz.

Bizi hayat hazırlayan okul kâbus olmaktan çıkmalı, kendimizi olumlu yönde geliştiren bir kurum olarak görmeliyiz okulu.

Her ne kadar çocuklarımızı okula gönderirken onlardan anlık başarılar bekliyor olsak da aslında hepimiz biliyoruz ki bu bir süreçtir. Hiçbir tohum toprağa düşünce meyve vermez.

Bilgiyi her yerde elde edebilir çocuklar. Beş yaşındaki çocuklar bilgisayar kullanma kursuna gitmeden ebeveynlerinden daha iyi bilgisayar kullanabiliyorsa, bilgi sadece belirli bir disiplin altında elde edilen bir şey değildir.

Okullar en çok güzel davranışlar kazandırılan kurum olarak görülmeli ve çocuklarımızı o yönde eğitmeliyiz.

Öğretmenlerimiz de kuru bilgi yükleme yerine her öğrenciyi hayata hazırlamakla mükelleftirler. Hayatımızın her döneminde karşılaştığımız sınavlar bizi ürkütmemeli.

Okumak cahilliği yok eder eşeklik baki kalır, der büyükler.

Bakanlığımızın son hamlesi olan okulları eğlenceli hale getirecek projeyi hayata geçirdiği zaman, okullar tam bir eğlence merkezi haline gelecek.

Umarım bunda başarılı olur Milli Eğitim.

Özet olarak söylemek gerekirse, evde, sokakta, okulda… Her nerede olursa olsun, çocuklarımızı sınavlardan çok hayata hazırlamalıyız.

Annesinden su isteyen on yaşındaki bir çocuğun ileriki yaşlarında su isteyecek birisini bulamadığında yaşayacağı mahcubiyetten, ona her su istediğinde su veren annesi sorumludur.

Okulda öğretilmesi gereken davranışları edinemeyen bir öğrencinin ileriki yaşlarında eksik kalan o davranışından öğretmeni sorumludur.

Sınavlarda başarılı olamayacak diye çocuğun tepesinde Demokles’in kılıcını sallandırıp, çocuğu hem sınavda hem hayatta başarısız hale getiren bizler;

Kendimizi sorgulamamız ve ezberleri bozmamız gerekiyor.

mustafasus@hotmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 394
Toplam yorum
: 162
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 169
Kayıt tarihi
: 17.09.09
 
 

Bir kurumda yönetici olarak çalışmaktayım, 1974 Kayseri doğumluyum. Son demine varmadan hayatın h..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster