Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Eylül '11

 
Kategori
Eğitim
 

Okul çocuğunda bu belirtiler varsa dikkat!

Normal zamanlarda hiçbir bedensel şikayeti olmayan çocuğunuz, okullar başlayınca sabahları uyanır uyanmaz mide bulantısı, karın ya da baş ağrısı şikayetlerinden dolayı okula gitmek istemiyor ve okula gitmediği takdirde şikayetler kayboluyorsa, çocuğunuzda okul fobisi olabilir.

Okul Fobisi Nedir?


Okul fobisi, kuvvetli bir endişe nedeniyle çocuğun okula gitmeyi reddetmesi ya da okula gitmede isteksiz görünmesidir. Genellikle 5-8 yaşları arasındaki çocuklarda görüldüğü gibi 11-14 yaşlarında da görülebilmektedir. Okul fobisi olan çocuklar, okula olan isteksizliklerini bedensel yakınmalarla dile getirir ve anne babalarını iknaya çalışırlar. Bu bedensel yakınmalar çoğu zaman gerçekten olmaktadır ve okula gitme bahsi kapandığı zaman etkisi kaybolmaktadır.

Okul fobisi olan çocukların mide bulantısı, karın ya da baş ağrısı şeklindeki bedensel şikayetleri genellikle sabahları uyanır uyanmaz görülmekte, okula gitmemelerine karar verildiğinde ise kendiliğinden kaybolmaktadır. Eğer çocuk öğleden sonra okula gidecekse bu şikayetler öğleden sonra görülmektedir.

Okul Fobisinin Nedenleri

Her fobi gibi okul fobisinde de kalıtımsal ve yapısal etkenlerden çok, psikolojik yaşantılar daha önemli yer tutmaktadır. Okul fobisi nedensiz gözükse de, korkuyu oluşturan bazı temel etkenler vardır. Bunların başında aşırı koruyucu aile tutumları gelmektedir. Okul fobisi olan çocukların daha önceki yıllarında anneleri tarafından aşırı özen içinde büyütüldükleri görülmektedir. Bu tür anneler sürekli çocuklarını gözetir ve tüm isteklerini yerine getirirler. Çocuklarını gözlerinin önünden bir an olsun ayırmak istemeyen koruyucu anneler özellikle çocuklarının bedensel rahatsızlıklarıyla yakından ilgilidirler.

Aşırı koruma sonucu annelerine bağımlı hale gelen çocuklarda anneden ayrı kalma korkusu (Bunaltısı) okul fobisiyle yakından ilgilidir. Çocuk anneden ayrı kaldığında annesine ya da kendisine bir şeyler olacağı endişesini yaşar. Böyle bir durumda bedensel şikayetlerde bulunan çocuk, bazen hırçınlık nöbetlerine girer ve sürekli ağlayabilir.

Çocuğun okuldaki arkadaşları arasında pasif kalacağı ve başarılı olamayacağı gibi korkuları da okul fobisine neden olabilir. Çocuk kendisini derslerle ilgili konularda yetersiz görebilir. Bu durumda çocuk bu endişelerinin doğru olmadığına ikna edilmelidir.

Ayrılık endişesi, değişikliğe olan uyum güçlüğü ve sıkıtılar da okul fobisinin nedenlerinden sayılabileceği gibi anne ve babanın hastalığı ya da evde hırsızlık olması vb. nedenler de çocuğun evden uzaklaşmasını engelleyen etkenlerden olabilirler.

Anne-Babaya Tavsiyeler

Çocuklarınızı daha okula başlamadan okul konusunda güzel şeylerden bahsedin ve onları okula özendirin. Bu konuda kendi okul yaşantılarınızdaki güzel örnekler de faydalı olabilir. Kesinlikle çocuğunuzu arkadaşlarıyla karşılaştırma gayretine girmeyin. Ayrıca öğretmeniyle birlikte okul gezilerek okulun güzel yanları çocuğa anlatılarak okulun sevilmesine çalışılabilir.

Çocuğa içinde bulunduğu durumu anladığımız ve ona yardımcı olacağımız mesajını vermeliyiz. Çocuğa yönelik eleştiriye dayalı, aşağılayan, korkutan ve onu sindirmeye çalışılan yaklaşımlar başarıya ulaşamayacağı gibi daha sonra oluşacak daha büyük sorunlara neden olabilir. Bazen bu tür yaklaşımlar başarıya ulaşmış gibi görünse de çocuklar üzerinde ileride sorun olabilecek olumsuz bir iz bırakabilmektedir.

Günümüzde okul fobisi, okullarımızdaki psikolojik danışma ve rehberlik servisi ile işbirliğine gidilerek çoğunlukla çözülebilmektedir. Okul psikolojik danışmanı, okul yönetimi, sınıf öğretmeni, anne-baba ve çocuk işbirliğinin sağlanması çözümü büyük oranda kolaylaştırmakta ve hızlandırmaktadır. Ağır durumlarda uzmanların çoğu, çocuğun okula dönmesinden önce sorunun nedenlerini anlamaya çalışmak ve endişelerini azaltmak amacıyla bir süre için psikoterapi yapılmasının faydalı olacağı görüşündedirler.

Bu tür bir sorunla karşı karşıya kalan ailelerin dikkat etmesi gereken hususları şöyle sıralayabiliriz;

1. Çocuğun fiziksel yakınmaları varsa kontrol etmek için doktora götürün.

2. Kendinizi çocuğunuzun yerine koyarak duyduğu kaygı ve endişeyi anlamaya çalışın.

3. Sınıf çalışmalarının zorluğundan, sıkıcılığından veya okul arkadaşları ve öğretmeni ile ilgili konulardan şikayet ediyorsa okulu ziyaret edin.

4. Çocuğunuzu okula gitme zorluğu nedeniyle cezalandırmayın, küçük düşürücü sözlerle aşağılamayın. Çocuğun bulantısı ile oluşan belirtileri şımarıklık, ilgi çekme arzusu ya da sizi kızdırmak için yapılan davranışlar olarak yorumlamaktan kaçının.

5. Okula devam etme konusunda kararlı davranın. Sabahları yakınmaya ve yavaş hareket etmeye devam etseler bile giyinmesine, servise binmesine yardımcı olun.

6. Okula devam etmesi ve muhalefet etmemesi karşılığında evde ya da okulda başka ayrıcalıklar vermek gibi bir takım ödüller sunun.

7. Sabırlı, tutarlı ve kararalı bir tavır içinde olun. Sorunu görmezlikten gelmek ve bir sonraki yıla havale etmek sadece çözümü zorlaştırır.

8. Bir kere bile olsa çocuğun kazanmasına izin verilirse sorunun daha kötüleşebileceği unutulmamalıdır.

9. Eğer durum çok zor ise; çocuğunuzla okula gelin fakat derse girmeyin. Okula gelişleri sistematik olarak azaltın. Örneğin; ilk hafta tam gün, ikinci hafta yarım gün, üçüncü hafta okula uğrayarak görüşme, dördüncü ve diğer haftalar arada bir uğrama.

10. Çocuğunuzun size güvenmesi çok önemlidir. O derste iken veya oyuna dalmışken bırakıp ayrılmayınız. Bu işinizi daha da zorlaştıracaktır. Çocuğunuz gideceğiniz vakti bilmelidir.

11. Çocuğunuz okula gitmek istemediğini söylüyor ve okulda kalamıyorsa okul psikolojik danışmanından veya bir çocuk psikiyatrisinden de yardım alabilirsiniz. Okul fobisi, uzman, aile ve öğretmenin işbirliği ile çözüme kavuşturulabilir bir sorundur.

Sinan ÇAĞIRAN | www.EgitimHaberim.com
sinan.cagiran@EgitimHaberim.com

http://www.facebook.com/scagiran

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 157
Toplam yorum
: 488
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 12157
Kayıt tarihi
: 22.08.06
 
 

1996-2000 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü, Psikolojik Danış..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster