Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Nisan '17

 
Kategori
Okul Öncesi
Okunma Sayısı
98
 

Okul öncesi eğitim

Okul öncesi eğitim
 

Öğrenme merkezleri oluşturulmuş bir sınıf örneği


Okul öncesi eğitim tekrar zorunlu hale geliyor. Bu elbette ki çok sevindirici ancak bundan önce okul öncesi eğitim dendiğinde ilk akla gelenlerin neler olduğunu iyice irdeleyip, yıllardır değişmeyen yanlış uygulamaların önüne geçmemiz gerekir.

Eğitim programı 2012 yılında yeni halini aldı ve bu güncellenen programda her şey daha sade bir dille ifade edildi. Buna rağmen işin uygulama boyutu yıllardır devam eden haliyle kaldı. Nedir bunlar ? Örneğin : Sınıf düzenlemelerine baktığımızda hala yeni programın temel taşı olan "öğrenme merkezlerinin" oluşturulmadığını görüyoruz, ya da oluşturulan öğrenme merkezlerinin amacına uygun olmayan şekilde kullanıldığını. Çoğu öğretmenin bu merkezleri oluşturmama, reddetme sebebi sınıf koşullarının buna elvermediği yönünde, ancak gerçekten programı özümseyen bir eğitimci bu merkezler için çok geniş bir sınıfa, çok pahalı materyallere ihtiyacı olmadığını farkedecektir. Başka bir örnek günlük akışlarda ilk sırada yer alan "güne başlama zamanı" . Bu zaman dilimi o gün sınıfta toplanmaya başlayan çocuklarla güne birlikte, ekip ruhuyla başlamak, güne özel dikkat çeken ayrıntıları paylaşmak, o gün kendini iyi hissetmeyen bir çocuk varsa onun sıkıntılarını paylaşmak ve bunları yaparken o gün okula türlü sebeplerle geç gelen çocukları diğer etkinlikler için birlikte bekliyor olmak, kısacası grubun birbirine ısınması, o güne hazırlanması, herkesin birbiriyle ilgili o güne has türlü mutluluk ve üzüntülerini paylaşabileceği bir ortak buluşma; ve yine eğitimci ve öğrencilerinin ortak kararlar alıp gün içindeki uygulamalarına yabancılık çekmeden başlayabilecekleri, yeni fikirlerle zenginleşebilecek etkinliklere katkı sağlayacak sıcak bir toplanma. Bir başkası gün içinde uygulanacak olan "etkinlik zamanı" ile ilgili. Bu etkinlikler çocukların türlü gelişim alanlarına hizmet ederken aynı zamanda onların fikirleriyle de desteklenmeli. Bir etkinlik oluşturulurken çocukların fikirleri alınmalı, fikirleri alındığında ne kadar şahane ve yaratıcı katkılar sağlayabilecekleri göz ardı edilmemeli.Ve bilinmeli ki çocuk kendisinden bir şeyler barındıran bir etkinliği daha fazla sahiplenecek;o etkinlikle belirlenen kazanım ve göstergeleri davranışlara dönüştürmesi daha da kolaylaşacaktır. Etkinliğe birlikte bir isim bulmak bile onlar için nasıl heyecan verici aslında. Sanat etkinliklerinde beklediğimiz bütün sınıfın aynı ürünleri sergilemesi. Aynı kelebekler, aynı sincaplar, aynı ağaçlar her gün panolarımızda. Neden amacımız kendi gözümüze estetik gelen ürünler yaratılması, neden çocuklardan neredeyse her gün beklediğimiz tüm sınıfın aynı şekilde oluşturmaya mecbur olduğu hatta güzel görünmesi için çoğu zaman eğitimcinin de kesmesine, yapıştırmasına müdahele ettiği ürünler sergilemek ? Onlara hazırlamamız gereken içinde imkanlarımız ölçüsünde temin edebileceğimiz çeşit çeşit malzemelerin yer aldığı "sanat merkezleri" ve bu merkezlerde onların tamamen kendi hayal güçlerine, yaratıcılıklarına kalmış ürünler sergilemeleri için gereken zaman dilimi. Bu süreçte onları hakkıyla gözlemlemek neler yapabileceklerini bazen şaşırarak görmek...

Öğrenme merkezlerinde ciddi bir şekilde çalışan çocukları gözlemlemek ve onlarla ilgili notlar almak dönem sonlarında çocukları değerlendirirken bize ışık tutacaktır. Günü değerlendirme zamanında da yine çocukların aktif katılımıyla o günün değerlendirilmesi eğitimciye diğer günü planlarken rehber olacaktır.

Bunları ifade etme sebebim kimseyi yermek değil sadece yeniliklere karşı direnç gösteren, gerçekten özümsemeden güncellenen okul öncesi eğitim programını reddeden eğitimci arkadaşlarıma karşı bir rica. Lütfen amacımızın sadece çocuklar olduğunu, birbirimizle rekabet içinde değil birlik içinde çalışmamız gerektiğini görün. Ailelerin ; çocuklarının sergilerde bir yetişkininkine benzer eserler oluşturmasını beklemesi,özel günlerde çocuklarının parıltılı kostümlerle sahnede dans etmesini okul öncesi eğitimin kalitesi olarak değerlendirmesi, okul öncesi öğretmeninden okuma-yazma becerilerini ilkokul düzeyinde öğretmesini beklemesi, kıyafetlerini saçını başını sürekli olarak öğretmenin düzeltmesi gerektiğini düşünmesi ...Bunların tek sorumlusu biziz. Bu işin en doğru, en güzel, en hakkıyla yapılması gerektiğini bildiğimiz için öğretmeniz. Anne-babalara da bunu göstermek elimizde. Bizim kıymetlimiz sadece çocuklarımız, onların bu muhteşem yaşlarında neleri başarabileceklerini biliyoruz. Kendi kalıplarımızdan kurtulup üniversitelerimizden edindiğimiz bilgilerin üstüne deneyim katarak, sürekli okuyup araştırarak, yeniliklere direnç göstermeden önce iyice anlayıp sonra gerekirse karşı çıkarak ya da katkı sağlayarak, biribirimizin başarılarını destekleyip eksikliklerini gidererek devam edersek çocuklarımıza katkı sağlayabiliriz ancak.

Bu yazdıklarım benim için de geçerli. Hepimiz düşüyoruz bu yanlışlara ve yine bu yazdıklarım benim çevremde gözlemlediklerim. Biliyorum bir yerlerde okul öncesi öğretmenliği hakkıyla yerine getiren bir dolu meslektaşım var. Hepsine selam olsun:) 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 74
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 3554
Kayıt tarihi
: 04.03.07
 
 

Yazmak sadece bilgi paylaşımı değil benim için.Yazmak, öğrenmek,unuttuklarımı hatırlamak,bilmediğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster