Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Nisan '16

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
2332
 

Okul öncesi yıllar- benmerkezcilik

Okul öncesi yıllar- benmerkezcilik
 

Okul öncesi, bebeklik, çocukluk denildiğinde istemsiz bir şekilde beynimde  ‘’ Piaget ’’  ismi yankılanır. Çalışma alanı çocuklar olan; psikolog, çocuk gelişimciler ve öğretmenlerinde benimle aynı durumda olduğunu düşünmekteyim. Bunun yanı sıra çocuğa dair bilgi edinmek isteyenlerinde ‘’ Piaget ‘’ i araştırmalarını öneririm.
 
Piaget’in işlemsellik öncesi dönem üzerine görüşlerini harmanlayacak olursak;
 
Piaget; 2 ile 6 yaşlarındaki çocukların davranışlarında pek çok simge kullanımının izlerini görmüştür. Örneğin; bu yaşlardaki çocuklar -mış gibi yapma oyunları oynarlar. Bir ağaç dalını at gibi kullanır. Arkadaşlarıyla yetişkin ilişkilerini taklit eden oyunlar oynarlar. Bu dönemde birçok çocuk kendine hayali arkadaş edinip onunla ilişki kurarlar. Evine davet edip yemek yer, beraber oyun oynar, sohbet ederler. Bu dönemin özellikleri hakkında yeterli bilgi sahibi olmayan ebeveynlerin birçoğu ‘’ hayali arkadaş’’ faktörü ile karşılaştıklarında çocuğunun tuh sağlığının bozulduğunu düşünerek uzman desteği ararlar.
 
Piaget’in işlem öncesi dönem diye tabir ettiği bu dönemde çocuklardaki dil gelişiminin yanı sıra çocuk bu dönemde nesnelerin büyüklük, küçüklük, renk, biçim gibi özellikleri hakkında da sınıflandırmaları öğrenir. Yaşlar ilerledikçe hayal güçleri de sürekli ilerler. Dünyayı keşfetme ve kavrayışları gelişir.
 
Tüm bunların yanı sıra ‘’ benmerkezcilik’’ faktörü devreye girmeye başlar önce güçlenip sonra zayıflar. Piaget’e göre okul öncesi çağda düşünme, katı ve dış görünüşlerin egemenliği altındadır, tutarsızlıklara karşı duyarsızdır ve çocuğun kendi bakış açısı ile sınırlıdır. Piaget bu niteliği ‘’ benmerkezcilik ‘’ olarak adlandırır.
 
Çocuğun benmerkezcilik bakışı onun bencil olduğu anlamına gelmez, sadece herkesin dünyayı onun gibi gördüğünü düşünür. Ispanağı sevmeyen bir çocuk ıspanak yiyen başka bir çocuk gördüğünde şaşırır çünkü onun gözünde ıspanağı kendisi sevmediği için ıspanak sevilmeyen bir yemektir.
 
Bunlara ek olarak çocuk gerek fizyolojik gerek bilişsel olarak gelişmekte ve bu durumu yetişkinlerin fark ettiği gibi çocukta fark etmektedir. Birkaç ay öncesinde yapamadığı birçok faaliyeti, beceriyi artık yapabiliyor olması çocuğun gözünden artık her şeyi yapabilecekmiş gibi gözükür. Benmerkezciliğin dorukta olduğu donemde belki de çocuktan en çok duyulan cümle ‘’ ben yapacağım ‘’ dır. Bu durumla karşılaşan yetişkinlerin yapmaları gereken; mümkün olduğunca çocuğun maruz kalarak öğrenmesi adına yetişkinlerin çocuğu serbest bırakmaları önerilmektedir. Çünkü; ‘’ sen yapamazsın ‘’, ‘’ sen beceremezsin’’ gibi cümleler kullanıp çocuğu engellemek hem çocukta ruhsal problemler yaratabilir hem de her şeyi yapabileceğine inanan bir çocuğu bu duruma inandıramazsınız ve ortaya güç savaşının çıkması muhtemeldir. Bunun yerine yapmak istediği etkinliği neden yapamayacağı önce anlatılıp, denemesi için imkan verilmeli… bu sayede bir sonraki uyarıda güç savaşı yaşanmamış olur.
 
Benmerkezcilik çocuğun yaşı ilerledikçe azalmaktadır. Çocuğun artık sadece kendi varmış ve herkes onun dediğini yapmak zorundaymış şeklindeki tavırlarının yerini artık başkalarının da olduğunun bilinciyle daha paylaşımcı bir tavıra bırakır.
 
Piaget’ e göre bu dönemin temek özelliklerine gelecek olursak;
 
-Dili kullanmayı, nesneleri imgeler ve sözcüklerle belirtmeyi öğrenir.
 
-Nesneleri tek bir özelliğe göre sınıflar.
 
-Düşünceler ve konuşmalar ben merkezlidir.
 
-Konuşmalarda animizm ve monolog tarzı görülür.
 
-Sıralama ve uygunluğunu kavrayamaz.
 
Bu döneme ait eğitimsel olarak fikir sunacak olursak;
 
Çocuğun yapmış olduğu taklitler, tiyatro oyunları, nesneleri kullanarak yaptıkları oyunlar cesaretlendirilmelidir. Benmerkezciliğin yaşandığı bu dönemde, durumun hafif atlatılabilmesi için paylaşma ve işbirliğine yönelik oyunlar oynanmalı ve teşvik edilmelidir. Oyun ve eğitsel olarak kullanılan materyallerin görsel türde olması önemlidir.
 
UZMAN KLİNİK PSİKOLOG – AİLE DANIŞMANI
 
AYŞİN EDA KARAKOÇ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 464
Kayıt tarihi
: 15.04.16
 
 

İstanbul Arel Üniversitsi Psikoloji bölümü mezunuyum. Yüksek lisans eğitimimi İstanbul Esenyurt Ü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster