Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Aralık '06

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
888
 

Okul orucu bozar mı?

Eğitim sorunları! Dün, bugün, yarın ve ertesi gün sürekli devam eden ve edecek olan sorunlar. Artık boğuluyoruz. Hem eğitimin maddileşmesinden hemde eğitimin sıkıcılığından.

Öğretmenlerin (sözüm meclisten dışarı) hayvan terbiyecisi haline gelmelerinden. Öğrenciye ne gözle baktıklarını çok merak eder hale geldim. Şu seçim anketlerini bırakıp öğretmenlerin ne düşündükleri hakkında bi anket yapılsa ne kadar güzel olur.

Ben üniversite öğrencisiyim diyemiyorum. Ben bilim kadını olacağım diyemiyorum. Ben üniversite okumaktan zevk alıyorum diyemiyorum. Ben gelecekte benden sonrakilere faydalı olacağım diyemiyorum çünkü kendi akıbetimi kestiremiyorum.

Halbuki ben senelerce kendime, çevreme, vatanıma, milletime, insanıma, aileme ve benden sonra gelenlere faydalı olacağım diye okudum. Bunu daha önce anlayamamıştım ama şimdi anlıyorum ki ben öyle bir eğitim sistemi içerisindeyim ki hem beni boğuyor hem faydalı olmam gerekenleri.

Kardeşim lise birinci sınıfta. Her okuldan gelişinde farklı bir sorundan bahseder oldu. Ben onun bahsettiği sorunları dinledikçe hayretim tavana vurdu. Kendimi tutamadan sürekli ''bir öğretmen nasıl böyle davranır'' diyip durdum içimden. Ama içimden. Kardeşime onu derslere empoze edici şeyler söylüyorum sürekli. Tabi öğretmenlerin yalnışlarından da bahsediyorum ama onun dersten soğuduğunu görünce ister istemez farklı noktalara bağlıyorum olayları. Artık çıkar bir yol bulamayınca ''bak bu kadar anlatıyorsun, şayet yalnış noktalar görürsen mutlaka karşı çık, hakkını koru. Ama karşındakinin öğretmenin olduğunu unutma'' diyorum.

Artık sözleşmeli öğretmen olayıyla durumu biraz abartıp önlerine geleni ucuz yollu öğretmen yapmaya başladılar.

Benim halam ve onun kuşağı öğretmen enstitütülerinden mezun olan öğretmenler. Bugünkü şartlara göre daha kısıtlı olanaklarla okumuş insanlar. Ama karşılaştırma yaptığında dünde çok kalitelilermiş bugünde çok kaliteliler, bunun ispatı mezun ettikleri öğrencilerdir.

Daha iyi olacak yere gittikçe batıyoruz.

Fen_edebiyat fakültesinde eğitim görüyorum ve işime yaramayacak milyonlarca şey EZBERLİYORUM. Birde ezberlemek yetmiyormuş gibi yine işime yaramayacak, gerekli_gereksiz milyonlarca şey ÇİZİYORUM. sınava girer girmezde hepsini unutuyorum. Sonra haydeeeeeeeeeeee final sınavında tekrar ezberle. Bazen deniyorum ezberlemeden oluyor mu diye, sağa dönüyorum sola dönüyorum ne fayda. Olmuyor olmuyor.

Bi de hep der dururlar, sayın devlet büyüklerimiz: ''biz fen_edebiyat fakültelerini bilim adamları bilim kadınları yetiştirmek için açtık''.peeeehhhh

Herhalde hiçbir ülkede yılda milyonlarca bilim adamı mezunu veren üniversite yoktur. Ya bu fakültelerin amacını değiştirin ya iş alanlarını genişletin ya da müfredatı değiştirin. E tabi bu söylediklerim çok geçici öneriler.

Çocuklarımızı, geleceğimizi daha fazla kaybetmeden şu sisteme bir halçare bulalım. Biraz daha beklersek, teknolojinin hızla gelişiminide göz önünde tutarsak öğrenciler öğretmenlerin maskaralıklarını cep telefonlarıyla çekmek yerine tüm dünyaya barkovizyonla canlı yayın yapacaklar.

Ölüm zamanı yaklaşmışken, toprak eğitim sistemini içine çekmeden son bir müdahalede bulunalım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eleştirelliği boğan bir sistemden, bizzat o sistemi eleştirebilen bir kardeşimin çıktığını gördüğüme sevindim. Kendi doğrularına ve eleştirdiklerinin hatalarına en büyük kanıt yine SEN ve yaptıklarındır. Sana ve kardeşine, eğitiminizde ve hayatınızda başarılar

turgenyev 
 21.04.2008 14:09
 

Yazınında bahsettiğin öğretmenlerde sizin içinde bulunduğunuz eğitim sistemi içinde yetişti.Sen öğretmen olsaydın kardeşinin öğretmenlerinden farklı mı davranacaktın.Ya siz öğrenciler davranışlarınızdan hiç mi sorumlu değilsiniz.Öğretmenler size eza cefa çektirmek için mi var.Senin yaşındayken ben de bu ülkeyi ben ve benim gibi düşünenlerin kurtaracağına inananlardan dım.Ne mücadeleler verdik.Bak geldiğimiz yere senin de diğer yazılarında bahsettiğin noktalara geldik.İnanın üzerimizden silindir gibi geçtiler.Yaşama ve söz söyleme haklarımızı elimizden aldılar.Eğitimin oruc bozma yazınızda kızgın olduğum zamanları hatırladım hoşuma gitti düşüncelerimide seninle paylaşmak istedim.Bir gün isteklerini gerçekleştirecek yerlere gelirsin bahsettiğin durumları ortadan kaldırmak için mücadele verirsin.Çok zaman geçer sende böyle bir yazı okumazsan bile iyi güzel şeyler yazan bir blog yazarına güzel şeyler yazarak cevap verirsin.Sağlıklı bir ömür başarılı uzun yıllar temenni ederim.

Ctmaksaray1973 
 03.01.2007 10:19
Cevap :
siz bir öğretmensiniz ve inanın olumlu veya olumsuz,yazıma duyarlı davranıp yorum kattığınız için çok mutlu oldum.sizin üzerinizden silindir gibi geçtiler,bizim üzerimizden geçecekler,bizden sonrakilerin üzerinden geçecekler diye durup dünyanın kendi kendini yok etmesini bekleyemeyiz değil mi?elimizden geldiği kadar karşıt eleşti ve öz eleştiri yaparak bir ucundan birşeyleri düzeltmeye çalışmak vijdan borcunu ödemektir benim fikrimce.yazıma yaptığınız yorum için çok teşekkür edrim öğretmenim...  05.01.2007 12:41
 

İşte ezberin hala pençesinden kurtulamamanın verdiği acı bu! Ayrıca gelecek belirsizliği! sisteme kızıyoruz ama biz de bu sistemi düzeltmek için hiç bir şey yapmıyoruz değil mi?

tervedus 
 26.12.2006 20:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 405
Kayıt tarihi
: 19.12.06
 
 

1987 Bursa doğumluyum. İlgimi devamlı edibi ve siyasi konulara yöneltmek istediğim halde eğitim sist..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster