Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mart '08

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
342
 

Okul ve çocuk

Okul ve çocuk
 

Yazılarıma baktım da esas bildiğim konu olan eğitim hakkında hiç yazı yazmamışım. Bu yazımda tecrübelerimi sizinle paylaşmak istiyorum yararlı olması dileğiyle.

Bu paragrafta yaptığımız hatalardan bahsedelim. Yapılan en yaygın hata çocuk okuldan gelir gelmez onu dersin başına oturmaya zorlamaktır. Dinlenmesi için hiç fırsat vermeden hemen ödevini yapmaya zorlamak çocuğun ödeve karşı antipati duymasına kötü duygular beslemesine sebep olur. Çocuk okuldan geldiği zaman belirli bir süre rahat bırakılmalı sevdiği şeyleri yapmasına izin verilmeli sonra çocuğunuzun çok daha verimli bir çalışma yapacağından emin olun. Diğer yapılan bir hatada anne babaların çocuğa devamlı ders çalışmalarını hatırlatmaları çocuk anneyi veya babayı gördüğünde devamlı ders aklına gelecek ve anne, baba-çocuk arasındaki ilişki bozulacaktır. Şunu unutmamak gerekir ki başarısız bir ders telafi edilebilir ama anne, baba- çocuk ilişkisinin düzeltilmesi çok zordur. Yapılan hatalardan biride ailelerin çok yüksek motivasyonlu olması çocuktan yapabileceğinden daha fazlasını istemesi bu nedenle çocuk nasıl olsa annemi babamı memnun edemeyeceğim deyip yenilgiyi baştan kabul eder, doğrusu çocuğa ulaşabileceği hedefleri koymaktır. Çocuk hedeflere ulaştıkça motive edilmeli yeni hedefler konmalıdır. Çocuğa karşı yapılan en büyük hata şiddet uygulamaktır küçükken şiddet gören çocuk ilerde de şiddet uygulayabileceği unutulmamalıdır çocuğa ceza yerine ödüller konularak olumsuz davranışlar engellenebilir. Ödül deyince hep maddi şeyler akla gelmemeli annenin bir gülümsemesi çabasını övmesi bile çocuk için ödüldür. Eğitimde ceza son çaredir ille ceza verilecekse bu ceza çocuğun sevdiği bir şeyden mahrum etme şeklinde olmalıdır. Mesela sevdiği bir yiyeceği yapmama, televizyon izlememe bilgisayarla oynamama gibi cezalar verilebilir.

Yaz geliyor yine karneler alınacak unutmayalım ki o karneler sadece çocuğa değil size de verilmiş karnelerdir. Anne babalar şunu bilmeli karnedeki notlar yorucu bir dönemin özeti çocuğa karne günü gösterilecek olumsuz bir tepkinin çocuğa yararı olmayacak önlemler çok önceden alınmalıydı… Karnedeki notlar zayıf ise anne babanın bu durumu memnuniyetsizliklerini bildirme hakkı var. Ama bu yöntem korkutucu, örseleyici veya ezici biçimde olmamalı. Hele hele asla şiddet içermemeli. Peki ne yapmalı dediğiniz duyar gibiyim açıklayayım çocuk başarısız ise karşımıza oturtmalıyız bak çocuğum şu derslerin başarılı afferim sana ama bak şu iki dersin zayıf şimdi beraber oturalım ve bu derslerin bir dahaki sene nasıl daha iyi olabileceğini düşünelim bir çözüm bulalım ve beraber yaz için çalışma programı hazırlayalım denip bir program hazırlanmalı ama bu programı çocukla beraber hazırlamalıyız ki çocuğumuz programı benimsesin istekli bir şekilde çalışsın.

Çocuğun başarısızlığın üç nedeni vardır.1)Kişisel özellikler 2)Aileden kaynaklanan sebepler 3)Okuldan kaynaklanan sebepler. Bunları kısaca açalım kişisel özelliklerle kastımız çocuğun IQ seviyesi, depresyon, dikkat eksikliği ve hiperaktiviteyi. Çocuğun bu alandaki sorunları önce aile kendi içinde çözmeye çalışmalı sonra profesyonel çözüme başvurulmalı. Aileden kaynaklanan sebeplerle kastımız anne babanın sağlıklı model olması, ders çalışma ortamının sağlanması, ailenin kültürel durumu, başarısızlık karşısında çocuğun aşağılanması dövülmesi. Okuldan kaynaklanan sebeplerle eğitim öğretim programının çocuklara uygun olması öğretmenin bilgi aktarımı okuldaki disiplini kastediyoruz.

Son olarak siz anne babalara birkaç öneride bulunmak istiyorum. Öncelikle çocuğunuza her konuda örnek olun asla çocuğu zorlamayın tehdit etmeyin, kesin kararlı ama yumuşak disiplin içinde olun, yemek konusunda yemek seçmeyi önleyin sevmediği yemekleri yediğinde sevdiği yiyecekleri ödül olarak verin, yemek için masa ve sandalyeyi tercih edin televizyon karşısında yemek yemesine izin vermeyin, kültürel faaliyetlere beraber katılın beraber tiyatroya, sinemaya gidin kitap okuyun. Saygılarımı sunar, yazımın yararlı olması dilerim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkürler. Sizin gibi genç arkadaşların, yeni nesli daha yaratıcı, daha düşünüp sorgulayan bireyler olmaya yönlendireceğini düşünüyorum. O hep şikayet ettiğimiz sistem, sizlerle daha güzel olacak inşallah. Sevgiler, Canan ERYILMAZ

Canan ERYILMAZ 
 27.03.2008 13:11
Cevap :
güzel yorumunuz için teşekkür ederim.  27.03.2008 18:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 79
Toplam yorum
: 52
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 1137
Kayıt tarihi
: 11.02.08
 
 

Sınıf öğretmeni. 39 yaşında. İstanbul'da görev yapıyor içinden geldiği gibi yaşıyor ve yazıyor.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster