Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ağustos '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
948
 

Okul yöneticileri

Okul yöneticileri
 

Eskiden “Üretim”in; emek, sermaye, doğa ve müteşebbis olarak dört temel elemanı olduğunu söylerdik. Bu dört temel eleman olmadan, “üretim yapılamaz” diye öğrendik.

Modern üretim anlayışında “Yöneticilik” gibi beşinci bir temel elaman vardır ki, bu eleman olmadan diğer üretim elemanların hiçbir işe yaramayacağı ortadadır.

Diğer, dört temel elaman, en mükemmel bir şekilde sağlansa bile, yönetici iyi olmazsa, üretim hiçbir zaman gerçekleşmeyecek demektir. Her şey yöneticiye bağlıdır. Kötü yönetici iş yerini bir kabusa çevirebilmekte ve diğer bütün elemanları etkisiz, çalışamaz duruma getirmektedir.

Okullarımızın en büyük eksikliği budur. Okul müdürleri 2007 yılında, hala merkezden atanmakta, liyakati olup olmadığına bakılmamaktadır.

Hal böyle olunca, okul müdürleri, sadece merkezden kendisini atayana karşı belli bir “yalanma” sorumluluğu yerine getirmektedir. Eğitimin kalitesi, öğretmenler, öğrenciler ve veliler, okul müdürünün umurunda bile değildir.

Her okul müdürü başarısını kör hedeflere yöneltmiştir. Ör; Çevresinden yararlanmak, üniversiteye fazla sayıda öğrenci sokmak ve döner sermayeden olabildiğince fazla kar etmek. Okul müdürünün kendine göre başarı hedefleridir.

Düşünen, eleştiren, okuduğunu anlayan öğrenci, eğitmek gibi hedefleri yoktur. Çoğunun “Vizyonu” da yoktur.

İşte; okullar açılıyor. Ders ücret kararnamelerini hazırlayanların, yorum gerektiren ve aynı bulmaca gibi hazırladıkları ders ücreti genelgeleri, her müdür tarafından farklı olarak uygulanacaktır.

Bu yıl özellikle meslek liselerinde, son sınıflar olmadığı için öğretmenler arasında tam bir ücret kargaşası yaşanacaktır.

Norm uygulaması, bölüm şefleri, atölye şefleri, uzman öğretmenler sıralamasında öncelik hangi unvana verilecektir. Bu bile belli değildir. Uzman öğretmen bulunan yerlerde bile, norm dışı öğretmene ücret ödenmektedir.

Her yönetici, kendisine yakın bulduğu öğretmeni öncelikle ücretlendirecektir.

Daha önce, zamanın iktidarı tarafından çıkarılan sınavla yönetici atama uygulaması, AKP iktidarıyla birlikte çöpe atılmıştır. Kendi hazırladıkları başöğretmen, uzman gibi unvanlar, ücretlendirmede ve yönetici atamada kullanılmamaktadır. 22 Temmuz’dan önce yangından mal kaçırır gibi müdür yardımcısı atama yöntemi sayesinde de, hızla MEB’ de kadrolaşmalarını sürdürmektedirler.

Özet olarak, okullara yönetici diye atananların kalitesi ortadadır. 2007 yılında artık gerçekten ayıp oluyor. Merkezden, beceriksiz yönetici atamalarına bir son verilmesi gerekir.

Okul yönetim kurulları oluşturulabilir. Bunlar hem işe alınacak öğretmeni hem de yöneticiyi seçebilirler.

Hemen birçok korku ortaya atılacaktır. Ama inanın, bundan daha kötü bir sistem bulunamaz. Sistem nerede beceriksiz, okuduğunu anlamayan, yöneticilikle hiç ilgisi bulunmayan ve üretimi, kaliteli üretimi baltalayan, kişileri okullarımıza yönetici diye atamaktadır.

Foto: allposters.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yirmi iki yıl önce mesleğe başladığımda, sağlık müdürü olmak üzere kursa gönderilen ve sonra değil müdür, yardımcısı bile yapılmayan hekimler gördüm. Ne diyeyim; sağlık, eğitim... ve sonuçta "sarı" ışıkta gaza basan insanlar, hastanelerdeki "yığınlar"...

derinmavi.. 
 20.08.2007 14:32
Cevap :
Sorunda burada değilmi? Yöneticilik ayrı bir meslek. Ne öğretmenden Müdür olur nede başhekimden yönetici.  20.08.2007 20:27
 

sağlam koltuk kapma kaygısı olunca ve bu da bizzat devlet tarafından yapılınca sonucun böyle olması kaçınılmaz.Eğitim kurumlarına yönetici atanması konusu acil çözüm bekleyen sorunlardan biri çok haklısınız...saygılarımla

Akdenizlinin 
 19.08.2007 15:01
Cevap :
Okul yöneticilerinn merkezden atanması, büyük idealleri olan ülkemize hiç yakışmıyor.  19.08.2007 22:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 138
Toplam yorum
: 559
Toplam mesaj
: 168
Ort. okunma sayısı
: 903
Kayıt tarihi
: 06.02.07
 
 

Gazete ve kitaplara hep tersten göz atar, daha sonra okumaya başlarım. Bu özelliğim devrik cümlel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster