Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '16

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
182
 

Okula başlarken...

Yeni bir öğretim yılına sayılı günler kala çocuklar ve aileleri tatlı bir heyecan sarmaya başladı...
 
Aileler mi yoksa Çocuklar mı daha kaygılı ?
 
Kaygı, dış ve yeni ortamlara karşı koruyucu olarak oluşan normal bir tepkidir. Ailelerin kaygı duyması tamamen normaldir ancak burda en önemli kısım  kaygının şiddetidir. İlk başta bu kaygıların normal düzeyde mi yoksa fazla mı olduğuna karar vermek gerekir. Aileler çoğu zaman kaygı düzeylerinin  ne kadar şiddetli olduğu konusunda farkındalıkları yoktur. Farkındalıklarının olmamasının nedeni ise çocukluğundan itibaren kaygı ile yaşamayı öğrendikleri için bu durumlar ebeveynlere  gayet normal olması  gereken bir durum gibi gelir.
 
Aileler çocukları yeni bir ortama gireceği için çocuklarının bu süreçteki uyumu hakkında kaygılanırlar. Bazı aileler öncesinde kendilerinde var olan fazla kaygıyla başedemeyip bu kaygıları çocuklarına yansıtırlar. Bu nedenden dolayı çoğu aile çocuklarından bu süreçte daha kaygılı oluyor. Çocuklarda gördükleri ve hissettikleri bu kaygılar sonucunda kaygılanmaya başlarlar. Kaygı genetik ve çevresel geçebildiği için eğer anne-baba kaygılı ise çocuklarınında genetik olarak kaygılı olma ihtimalleri yüksektir. Genetik olarak kaygılı bir çocuğumuz varsa ve birde buna çevresel kaygıyı eklersek çocuğumuzun okula uyum süreci hem ebeveynler hem de çocuklar  için zor hale gelir.
 
Okul çocuğa ne ifade eder ?
 
Öncellikle çocuk gözünden okulu görmek önemlidir. Çocuklar için aslında okul sadece yeni keşfedilecek ortamdan ibarettir. Aile kreşe, anaokuluna ya da ilkokuluna başlıcak çocuğuna okul kelimesinden bahsetmeyip seni yeni arkadaşların olduğu bir yere götüreceğim derse çocuk okulu yeni arkadaşlarla tanışacağı bir yer olarak kafasında tanımlar. Çocuğun ailesi ya da çevresi okul kavramını nasıl görüyorsa çocukta aynı bakış açısından okulu görmeye başlar. Ebeveynler okulu kafasında nasıl değerlendiriyorsa çocukta okulu aynı şekilde değerlendirmeye başlar.
 
Örnek olarak okulda ağlayan başka bir çocuğu gören çocuğumuzda kaygılanıp ağlayabilir. Ağlayan bir çocuğu gördüğü zaman okulda kötü bir şeyler oluyor ki bu çocuk ağlıyor diye düşünür. Başka bir örnek ise ailesi tarafından sürekli korkma, rahat ol diye söylenen çocuk neden ailem bana sürekli korkma, rahat ol diye düşünüp korkabilir. Ebeveynler ne kadar rahat olursa= çocuklarda o kadar rahat olur. Ebeveynler ne kadar endişeli olursa= çocuklar da o kadar endişeli olur.
 
Okul kaygısını iki faktör belirler. Bunlardan en önemlisi genetik yatkınlık diğeri ise çevresel faktörlerdir. Kaygılı bir anne-babanın çocuğununda kaygılı olması genetik nedenlerden dolayı kuvvetli bir ihtimaldir. Kaygılı ebeveynler okul konusunda kaygılandıkları için çocuklarda hem genetik yatkınlıktan dolayı hem çevresinde gördüğü insanların okul konusunda kaygılanmaları nedeniyle kaygılanmaya başlarlar. Ebeveynler kaygılı ama genetik geçiş olmadığı durumlarda yani çocuk genetik olarak kaygısız olsa bile çevresel etkenlerden dolayı (anne-babanın kaygılı olması..) çocuk yine ilk durumdaki kadar olmasa da kaygılı olur. Ebeveynler kaygısız ancak çocukların genetik olarak kaygılı olduğu durumlarda da kaygı görülür. En şanslı grup ise hem ebeveynlerin hem de çocukların rahat gruptur.
 
Günümüz şartlarında özel kreşler ve anaokulları sayesinde ilkokula çocuklar çoğu zaman hazır halde geliyorlar. Bundan 10 yıl önce çocuklara anaokuluna ya da kreşe gitmeden direk ilkokula başlıyorlardı. Şimdi ise kreş ve anaokulları çocukları ilkokula hazırlayan geçiş ortamlarını yaratmaktadırlar. Ancak kreşe ya da anaokuluna başlama döneminde de ayrılma kaygısı sorun yaratmaya devam ediyor. Bu sefer ailelerin kafasında yaşı küçük olduğu için sorunlar belirmeye başlıyor. Tam konuşamıyor kendisini nasıl ifade eder? Başına kötü bir şey gelirse tam konuşamadığı için anlatamaz... Kendi başına tuvelete gidemez... Ya düşerse.. gibi sorular ve sorunlar ailelerin kafasında belirmeye başlar.
 
Aslında çocuklar ebeveynler kadar bu soruları ve sorunları düşünmedikleri için her zaman aslında ebeveynlere göre daha rahattırlar. Çocukların dertleri ve sorunları ebeveynlere göre farklıdır. Kaygılı çocuklar başka çocuklar bana vurur mu? Annem tekrar gelir mi? Bana bir şey yaparlar mı? Annem-Babam ne zaman gelecek gibi sorularla ve sorunlarla kafaları meşgüldür. Rahat , kaygısız çocuklarda ise bu tür sorular yoktur. Ancak ortam kaygılandıkça bu tür sorular ve sorunlar belirmeye başlar.
 
Okula yeni başlıyacak ebeveynlere öneriler:
 
Okulu hayatın normal bir parçası gibi görüp rahat olun.
Okula başlamadan önce çocuğunuz yaşına ve gelişim düzeyine göre basit, uzun olmayan cümlelerle okulu anlatın. Çok detaya girmeyin. Detaylı bilgileri çocuklar anlamakta zolanırlar ve bu aynı zamanda rahat olan kafalarınında karışmasına yol açabilir.
Okulla ilgili çocuğunuz kaygı duyacağı cümleler kurmayın Ör: arkadaşın ya da birisi sana vurursa bana söyle gibi.. Bu cümleden çocuğunuz şunu anlayabilir: okulda demek bana vurabilirler.
Okula kimin bırakacağını, kimin alacağını, ne zaman gideceğini ,ne zaman okuldan alınacağını çocuğunuzla paylaşın.Kreşe başlayan ve okul öncesi çocuklarda zaman kavramı gelişmediği için onun zaman süreçine göre bilgi verilmelidir. Ör: yemek yedikten sonra ya da uyuduktan sonra, güneş evine gittikten sonra gibi...
Ebeveynlerin çocuklarına okulla ilgili bilgi verdikten sonra çocuklarınında düşüncelerini dinlemeleri, duygularını gözlemlemeleri, isteklerini dinlemeleri gerekir. Ör: Çocuk kaygısıyla başedebilmek için evdeki kendi oyuncağını okula götürmek isteyebilir..
Okula  gitmek istemeyebilir, ebeveyninden ayrılmak istemeyebilir, ağlıyabilir, duygusalaşabilir. Bu sorunlar çok şiddetliyse profosyonel yardım almak gerekir. Ancak hafif düzeydeyse ebeveynlerin çocuklarını anladıklarını göstermeleri gerekir. Ebeveynler bu davranışlar karşısında aşırı tepki verirlerse çocukların kaygı ve mutsuzluk düzeyini oldukça artırırlar.
Okuldaki süreçlere fazla müdahil olmayın çünkü çocuğunuz yeni ortamda yaşadığı sorunlarla kendisi başedebilir. Kendisi bu sorunlarla baş ederse gelecek hayatında güçlü kendine güvenen bir birey olur.
Okulda sorun yaşadığı zaman öğretmenlerde işbirliği içinde olmaya çalışın. Sizin bir çocuğunuz var ama öğretmenlerde de yılların deneyimi mevcut ve bu deneyimlerden yararlanın.
Hangi ebeveyn bu süreçte rahatsa okula o ebeveyn götürsün.
Çocuğunuz kaygınızı hissettirmemeye çalışın ancak kaygınız çoksa bunu hissettirmeme şansınız yoktur. Çevrenizdeki insanların geri bildirimlerini bu konuda dinleyin.Onlarda kaygılı olduğunuz söylüyorsa bu konuda yardım alın.
Kreşe ya da anaokuluna ilk defa gidecek olan çocuklarda sorun yaşanıyorsa okula alıştırma sürecini yavaş yavaş yapmak gerekir. Okula çocuğu bırakıp gitmek en çok yapılan yanlışlardan bir tanesidir. Bu kaygılı olan çocuğun kaygısını daha da çok artırır.
Motive edici ve olumlu davranışlar ve  konuşmalar  yapın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1473
Kayıt tarihi
: 21.04.16
 
 

Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Adana                         www.fuatkircelli...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster