Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Eylül '11

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
247
 

Okulda başarılı olmanın ipuçları

Okulda başarılı olmanın ipuçları
 

Uzun bir yaz tatilinden sonra kalem kâğıtla dolu günler yeniden başlayacak. Bir dostum Hilmi Yavuz’un ‘Tatil dinlence midir?’yazısındaki ‘Tatil bitti şimdi kederlenme vaktidir.’ cümlesinin ne kadar doğru olduğunu okul yolunda bana söylerken koşuşturmaya verilen aradan sonra  tatilin insanda bıraktığı  rehaveti derinden yaşadığını anlatıyordu.

Aynı durum eminim ki okul sıralarına oturacak öğrenciler için de geçerli. Kuralsız ve hesapsız günlerin ardından girilen yoğun bir tempo ister istemez bazı sıkıntıları da beraberinde getiriyor. Önümüzdeki dönemde öğrencisi olan her evde bu durumun yankıları yaşanacaktır. Veliler çocuklarına her fırsatta ‘Dersini yaptın mı? Öğretmen ödev vermedi mi? Niye bugün dersin erken bitti? Bu nasıl okul, hiç ödev vermiyorlar mı? Benim böyle imkânlarım olsaydı neler yapardım? ‘ sorularını soracaklar ve hep aynı cevapları alacaklar. Bu yüzden tartışmalar yaşanacak, moraller bozulacak.

Şu bir gerçek ki bu konu da hem velilerin hem de öğrencilerin yaptığı yanlışlar var. Biraz önce söylediğim konulardan dolayı çocuğu ile arası açılınca benden aralarını bulmamı isteyen velilerin sayısı her geçen gün artıyor. Hızla değişen dünyada eskiye ait birçok şey de değişiyor. Eski tarz yola getirme usulleri artık çocukları bazen yoldan çıkarabiliyor. Şimdi çocuklar bizim çocukluğumuza göre daha cesaretli ve gözü pekler. Çünkü onlara sunulan dünyada maalesef sorumluluklar değil haklar ve sınırsız istekler çoğunlukta. Tüketmek ve rahat yaşamak, işin kolayına kaçmak hayatlarını kuşatmış durumda. Zaten sorumluluk ve hak dengesini kurabilenler hayatın ipine un sermeden ipin ucundan tutan kişiler oluyorlar.

Önce veliler için birkaç söz söylemeli. Her yaşın ayrı bir sıkıntılı günleri olduğunu herkes bilir. Onların hata yapmalarına fırsat vermeli. Ancak bu hatalar sizin kontrolünüzde olmalı. Çizginin dışına çıkmaya meylettiğinde yönlendirme yapmalısınız. Çocuğun kapasitesinin üzerinde beklentiler içine girilmemeli. Hele de başkalarıyla kıyas hiç yapılmamalı. İyi örnekler konuşulmalı ancak esas olarak kendini aşmasını sağlayacak yönlendirmeler yapılmalı. Yani kendisi ile yarışmalı. Veliler her şartta çocuklarına güvendiklerini ve yine her şartta onun yanında olduklarını hissettirmeli. En önemli konulardan biri de arkadaş seçimi. Eğer okul arkadaşı hedefi olan birisi değilse emin olun ki çocuğu da etkileyecektir. Bunun için arkadaş takibi gerekli.

Gelelim öğrencilere. Onların ders çalışmamak için o kadar çok sebepleri vardır ki. Velilerin kendilerini anlamadıkları, okulun kendi ihtiyaçlarına cevap veremediği, sosyal etkinliklerin yapılmadığı, öğretmenlerin ilgisiz olduğu, hep ders anlattıkları ve derslerin sıkıcı geçtiği, idarenin taraflı davrandığı, dersi anlamadığı ve sevmediği, sınıfta iyi arkadaşının olmadığı, okuyanın daha çok işsiz kaldığı, babasının parasının ömür boyu yeteceği dolayısıyla gelecek kaygısına gerek olmadığı vs.vs.Bunlar öğrencilerden duyduğum ana başlıklar. Yazı uzamasın diye devam etmiyorum.

 Yukarıda saydıklarımdan elbette ki kişiyi olumsuz etkileyecekler vardır. Ama şu unutulmamalı ki olumsuz olarak görülen durumların üstesinden gelebilenler başarılı olanlardır. Düşünün bir kere dersin dışına çıkarak. Anneler babalar hangi olumsuzluklarla mücadele ederek görevlerini yapıyorlar? Çanakkale’yi gezenler bilir. Orada olumsuzlukların değil imkânsızlıkların hüküm sürdüğü bir savaş yapıldı. Zorluklar karşısında deve kuşu gibi başını kuma gömmektir bu bahanelere sığınmak. Şu hiç unutulmamalı ki baş kuma gömülse de dünya aynı hızıyla dönüyor, meseleler çözülmüyor. Hayatın her safhasında başını kuma gömülecek durumlarla karşılaşılır ve siz tercihinize göre bir hayat yaşarsınız

O zaman nasıl ders çalışmalı sorusuna cevap arayalım.

Öncelikle çalışmayı sevmeli ya da sevmeye çalışmalı. Öğrenim hayatı boyunca katlanılan 12 yıllık bir zaman dilimindeki sıkıntıların ömür boyu hayatın rengini belli edeceği unutulmamalı. Burada önemli olan muhteşem sonuçlar almak değil, hayatla mücadele edebilme yeteneğini kazanmak, kendi disiplinini geliştirmek ve kişiliğini oluşturmak. Sonuç bundan sonra zaten gelir.

Bu mantığı kavradıktan sonra kişiye özel program hazırlanmalı. Her saatte ne yapması gerektiği bir cetvelle kayıt altına alınmalı. Bilgisayar ve cep telefonu ile arasına mesafe konmalı. Özellikle benim tespitlerime göre cep telefonu ile mesajlaşma trafiğinden başarısız olan öğrenci sayısında artış var. TV seyrederek, müzik dinleyerek,  anlıyorum masalına bir son vermeli. Ders çalışırken bir şeyler atıştırmamalı. Önemsiz işlerle vakit kaybetmemeli ve vakti çok iyi kullanmalı. Çalışmayı erteleme hastalığından bir an önce uzaklaşmalı. Çalışılan mekânın düzenli olması sağlanmalı, motivasyonu bozucu nesnelerden uzak durmalı. Günlük haftalık ve aylık tekrarlar yapılmalı. Ders ayrımı yapılmamalı. Her derse gerektiği kadar önem verilmeli. Derste soru sormaktan korkmamalı, anlamadığı konunun üzerine gitmeli. Sınavlara çalışmayı kesinlikle sınavdan bir gün önceye bırakmamalı. Kendince hayatına dair kararlar almalı ve uygulamalı. Sabah kahvaltısına özen göstermeli. Çalışırken verim alınan saatlerde kolay anlaşılan derslerden değil, zorlanılan derslerden başlanmalı. Aynı türden dersler peş peşe çalışılmamalı. Düzenli molalar verilmeli. Bu bana nerde lazım olacak? mantığını bir kenara bırakmalı. Önemli görülen yerler ya ayrı bir yere not edilmeli ya da altı çizilmeli. Çıta olarak bir başkasının başarısını değil kendi başarınız ölçü alınmalı ve böylece mutlu olunmalı. Eğlenmeye yeteri kadar vakit ayrılmalı ve abartmamalı. Okuma çalışması bütün bunların tetikleyicisi olduğundan vaz geçilmez en önemli unsur olduğu kafaya kazınmalı.

Bütün bunların özeti olarak başarılı olmak için öğrenmenin tadına varmalı. Bir adım ileri gidildiğinde çevrede ve kişide nelerin değiştiğini gözlemlemek motivasyonu da arttıracaktır.

Unutulmamalı ki bir şey tercih ise ulaşamayabilirsiniz; ama inanç ise kesinlikle ulaşırsınız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güzel bir yazı olmuş, ellerinize sağlık, Çocuklarınızın daha başarılı olmasını istiyorsanız, onlara üniversiteli abla/abileri aracılığyla ev ödevlerinde yardımcı olmasını sağlayın, birlikte kitap okuyup, ingilzce öğrensinler. Hem üniversite öğrencileri renkli kişiliklerini çocuğunuza yansıtsın. Çocuğunuza üniversiteli abla/abi bulabileceğiniz Türkiye'nin en iyi gençlik kariyer sitesi: www.unisbul.com

cemil erol 
 16.09.2011 14:53
Cevap :
ilginize teşekkürler..  20.09.2011 12:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 954
Kayıt tarihi
: 01.04.10
 
 

Tokat Erbaa doğumluyum. Okumayı seviyorum. Siyaset, tarih ve edebiyat ilgi alanlarım. Hayatı anla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster