Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Eylül '06

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1240
 

Okullar açılırken...

Okullar açılırken...
 

Sevgili Anne ve Babalar;

Okulların açılması ile beraber yeni bir eğitim -öğretim dönemine girerken aileleri de tatlı bir telaş kaplıyor. Çocuklarımızın derslerindeki başarıları ile onların gelecekleri ile ilgili kaygılarımız azalıyor, övünçten göğsümüz kabarıyor; onların başarısızlıklarında ise gelecekte neler olacak diye bir düşünce alıyor, hatta kimseyle konuşmak dahi istemeyebiliyoruz.

Evet aile çocuğun yetişmesinde en büyük payı olan kurumdur, ancak tek başına çocukla ilişkili her şeyin sorumlusu olamaz. Bu nedenle ders başarısını etkileyen faktörleri bilmekte fayda var.

Bunlar;

· Yaşanılan çevre,

· Arkadaş çevresi,

· Maddi imkanlar,

· Derslerin çekiciliği,

· Öğretmen ile girilen iletişimin niteliği,

· Düşük veya yüksek zeka seviyesi,

· Çocuğun kişilik yapısı olarak sıralanabilir.

Bu faktörlerin yanı sıra ailenin de çocuğuna yardımcı olması gereken kimi konular bulunmakta. Bunlar;

· Çocuğunuzun gerektiği gibi ders çalışmasının onun geleceğini ne şekilde etkileyeceğini ve onun gelecekteki mutluluğunun sizin için ne anlama geldiğini anlatın,

· Çocuklar anne ve babalarının davranışlarını taklit ederler; bu nedenden dolayı evinizde kitap, gazete, dergi vb. okumaya özen gösterin,

· Söz ve davranışlarınızın tutarlı olmasına özen gösterin. Çocuğunuz ders çalışırken ona başka görevler vermeyin,

· Çocuğunuz sizden yardım istediğinde ilgilenin. Çocuğunuzun size danıştığı konular hakkında bilginiz olmasa bile, en azından çocuğunuza bilgiye ne şekilde ulaşabileceğini anlatabilir, yönlendirebilir veya beraber araştırabilirsiniz,

· “Çocuğunuzla konuşarak ve anlaşarak” önceden kurallar koyun. Kuralların nedenini açıklayın ve bu kurallara göre çocuğunuzla konuşarak ödül ve ceza sistemine “beraber” karar verin. Ödül için ailenizin maddi durumunu da göz önünde bulundurun,

· Daha önceden çocuğunuzla beraber koymuş olduğunuz kuralları tutarlı bir biçimde uygulayın,

· Çocuğunuzun kendi sorumluluğunu alması için ona yardımcı olun. Ödevlerini onun adına yapmayın,

· Çocuğunuzun derslere ilgisini arttırmak için, çocuğunuzu ders çalışırken gördüğünüzde “sözel olarak” ödüllendirin,

· Anne ve baba olarak çocuğunuza karşı davranışlarınızda tutarlı olun.

Bunların yanı sıra ailelerin kesinlikle takınmamaları gereken kimi tutumlara değinecek olursak;

· Çocuğunuzu sizi dışarıya yansıtan bir vitrin olarak görmeyin. Çocuğunuzun başarı yada başarısızlığı, sizlerin başarı yada başarısızlığınız değildir,

· “ASLA” çocuğunuzu başka çocuklarla kıyaslamayın. Bu durum çocuğunuzda değersizlik duygusu yaşanmasına neden olacaktır,

· Daha önceden çocuğunuzla beraber oluşturduğunuz ödül ve ceza sistemini çocuğunuza hatırlatmadan onu motive etmeye çalışın. Çocuğunuzun çalışma sistemine karışmayın ve onu çalışmaya zorlamayın. Ödül veya ceza vermek için anlaşmanızın neticeleneceği zamanı bekleyin. Ek ödül vaadinde bulunmayın,

· “ASLA” çocuğunuzun başarı yada başarısızlığını sizin sevginizi kazanma yada kaybetme mekanizması olarak göstermeyin. Bu çocuğunuzda güvensizlik duygusu yaratacaktır. “çocuğunuza her fırsatta onu koşulsuz sevdiğinizi ifade edin”.

Tüm anlatılanlara ek olarak, her şeyden önemli olanın derslerinde başarılı bir çocuğa sahip olmak değil; sosyal hayata uyumlu, kendine güvenen, sağlıklı ilişkiler kurabilen, mutlu bir çocuğa sahip olmak olduğu unutulmamalıdır. Bunun oluşması için ise, pek de zor olmayan belirli davranışların uygulanması yardımcı olacaktır. Bu davranışlar;

· Sevginizi koşulsuz verin,

· Tek tek ve eş olarak tutarlı davranışlar sergileyin,

· Çocuğunuzu dinleyin,

· Çocuğunuzun sözünü kesmeyin,

· Sadece çocuğunuzun ne söylediğine değil, söylerken takındığı tutuma da (rahat, sıkıntılı, çekingen vb. ) bakın,

· Çocuğunuz konuşurken onu dinlediğinizi belli edin, başka işlerle ilgilenmeyin,

· Çocuğunuza yapmasını istediğiniz şeyleri söylemek yerine onu anladığını belirtin. Çocuğunuzla konuştuğunuz konuyla bağlantılı sizin yaşamış olduğunuz benzer deneyimleri ve bunlardan ne şekilde etkilendiğinizi anlatın,

· Her ne olursa olsun, çocuğunuzun konuşmak için size gelmesini sağlayın. Bunun için çocuğunuz size duymak istemediğiniz şeyleri söylüyor dahi olsa, reddedici tutuma girmeyin. Eğer çok sinirlendiyseniz, sakinleşinceye kadar konuşmanıza ara verin. Çocuğunuzun size karşı olan açıklığını daha sonra ona karşı koz olarak kullanmayın.

Sevgili anne ve babalar; “sağlıklı bireyler yetiştirmenin en büyük anahtarı sizde.”

Bütün Öğrencilerin yeni eğitim yılını kutlar başarılar dilerim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Barış Bey, yazınızda değindiğiniz tüm hususların uygulanması çok iyi sonuçlar verecektir. Bana göre en iyi yollardan birisi ebeveynlerin bizzat çocuklarına örnek olmalarıdır. Çocuklar belli bir yaşa kadar anne - babalarının tüm davranışlarını tek doğru olarak kabul ediyorlar. Bununla birlikte eğer bir çocuk zihinsel engele sahip değilse ve görünürde başarısız bir öğrenim hayatı geçiriyorsa, buradan çocuğun başarısız olduğu anlamından ziyade, ebeveynlerin pek de başarılı olmayan şekilde verdikleri eğitim ile başarısızlığa mahkum edilmiş çocukları olabileceği akla gelebilir mi?

Bulutevi 
 14.07.2007 21:14
Cevap :
Kesinlikle gelebilir... En azından içinde bir boşluk olduğu çocuğun... Boşluk ise sadece koşulsuz ve sağlıklı sevgi ile doldurulabiliyor diye düşünüyorum... Sevgiyle...  15.07.2007 12:33
 

hem eğitsel nitelik taşıyan hem de kişisel gelişim açısından yararlı öneriler.yazılarınızın devamını okumak dileğiyle,başarılar.gülcan

Gülcan 
 16.09.2006 2:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 576
Toplam mesaj
: 79
Ort. okunma sayısı
: 1879
Kayıt tarihi
: 08.06.06
 
 

İnsanın kendisini anlatması zor. Beykoz, Saint Benoit, Psikolog. Bu kadar... Detay gerekiyors..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster