Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Eylül '13

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
554
 

Okullar açılırken...

Okullar açılırken...
 

Cumhuriyet Gazetesi


17 milyon öğrenci okul yolunda…

Dünden bugüne, eğitim bir deneme tahtası olarak kullanılıyor…

AKP iktidarının asıl amacı tüm okulları süreç içinde İmam Hatiplere dönüştürebilmek olduğundan, tüm değişiklikleri, denemeleri buna göre yapıyor…4+4+4’ün amacı da İmam Hatip Ortaokullarının açılmasını sağlamaktı… İmam Hatip Ortaokullarına ve liselerine kayıtlar daha cazip hale getiriliyor, hatta bu okulları özendirici olanaklar sağlanıyor… Bunun dışında normal ortaokullarda okutulan seçmeli Hz Muhammed’in Hayatı ve Kur-anı Kerim Dersleriyle tüm okullarda din eğitiminin yolu açılıyor… Seçme sınavlarında dindersi sorularının soruluyor olması da, öğrenciler ve aileler üzerinde bir baskı oluşturuyor, ister istemez çocuklarını bu derslere yönlendiriyorlar… Köylerimizde taşımalı eğitim uygulamalarıyla okullar kapatılırken, köylerde öğretmen kalmazken, bu köylere Kur-an Kursları açılmış, köylüler öğretmenlerin yerine imamlarla baş başa bırakılmıştır… Okullarımızda Dindersi öğretmenleri kadroları hızla artırılmıştır… Dindersi öğretmenleri idareci yapılarak, bu branşın kadroları devamlı artırılmıştır… Örneğin son dönemlerde alınan 40bin öğretmenin 8059 ‘u Dindersi öğretmenidir… Milli Eğitim’de bir üst yönetici bakın ne diyor:

“Din dersi öğretmenleri okul müdürlerinin baş danışmanıdır” Okul müdürleri Din dersi öğretmenlerine soracak ona göre adım atacak… Din dersi öğretmenlerinden onay almadan müdürler adım bile atamayacak…

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, 2013- 2014 Eğitim öğretim yılı açılışını yaptığı okulda öğrencilere kitap dağıtıyor… Kitap, Başbakan’ın bir zamanlar dizinin dibinde fotoğraflar çektirdiği Afganistan’a şeriatı getirmek için uğraşan Hikmetyar’ı öven bir kitap…(Hikmetyar görevde olduğu 1996 yılında Kâbil'deki radyo ve televizyonlarda müzik yayınlanmasının yasaklanmasını ve bütün sinemaların kapatılmasını emretmişti…)

İşte kitaptan bir bölüm:

“Adı Gülbeddin Hikmetyar, liderimiz bizim. Allah adıyla konuşur, Allah için savaşır en önde. Ona zor değil kafasını kırmak zalimlerin, daha çocukken başladı bu işe. Az yer, az uyur, örgütleyicidir, azimli gerçekçidir. Seviyoruz tüm ülke gibi biz küçük mücahitler de onu.”

Tüm bu veriler, Eğitimimizin gittiği yönü gösteriyor… Uluslar arası düzeyde bilimsellik sıralamamıza baktığımız zaman bu tablo kendisini gösteriyor… Çok sayıda üniversitemiz var ama bilimsellik adına bir şey üretemiyorlar… Dünya sıralamasında ilk beş yüze giren üniversitemiz yok… Bilimsel buluşlarda icatlarda adımız sanımız yok… Tüm bunların temel nedeni çağdaş eğitimden uzak oluşumuzdur… Eğitim sistemimiz çocukların beyinlerini dinsel dogmalarla doldurduğu için Özgür düşüncede birey yetiştiremiyoruz… Bilimselliğin yolunun özgür düşünceden geçtiğini unutuyoruz…

Kısacası eğitimimiz git gide karanlığa doğru gidiyor… Ülkesinde müziği, sinemayı yasaklayan Hikmetyar’ı öven şiirlerin bulunduğu kitap, bu ülkenin Milli Eğitim Bakanı tarafından öğrencilere dağıtılıyor…

Eğitim bu ülkenin kanayan bir yarası olmaya devam ediyor… Eğitim her yönüyle sorunlu… Siyasiler, siyasi iktidar kendi dünya anlayışını eğitimin içine iyice yerleştirmeye çalışıyor…  

Neresinden bakarsanız bakın, ülkemizin eğitimi alarm veriyor…

Hüseyin Başdoğan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

O resimdeki Gülbeddin Hikmetyar, BM pasaportu ile TC Cumhurbaşkanlığının müsaadesi ile Türkiye'ye gelmiş, resmie ve özel ziyaretlerde bulunmuştu. Kaçak göçek değil, elini kolunu sallayarak hava limanından gelmişti. Bu resim ile Erdoğan'ı eleştirme kolaycılığının kaynağı Uzan gazeteleri idi. Hiçbir aklı başında adamın NASIL TÜRKİYEDE GELDİ, KİM İZİN VERDİ BU ADAMA, İKTİDARDA KİM VARDI? benzeri soruları sormaması akla zarar. Erdoğan'ı eleştirecek konular, maziden bulunacak fotoğraflar veya geçmişte söylediği sözler olmamalı. Ciddi konuları var bu ülkenin. Cevapsız soruları var. Bu sorulara Ak Parti'nin ürettiği cevaplarda arızalar var. Ancak muhalefet kanadından çözümler, projeler, sorunların sağlam tespitleri üzerine çalışmalar değil; tamamen Ak Parti ve Erdoğan'ın konuşma ve eylemlerine mahkum tepkiler var. İşte bunlar iç karartıcı. "Onlar nasıl giderse gitsin, biz gelelim" bir çözüm değil. EN İYİ BİZ BİLİRİZ lafı da hem iktidarın, hem muhalefetin TÜY DİKTİĞİ YER. Bilirkişi doğmuşlar.

Faik Işık 
 09.12.2013 20:22
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim.  11.12.2013 16:36
 

içim yanıyor, canım acıyor

Belgin Uğrayan 
 17.09.2013 16:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1390
Toplam yorum
: 1901
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1025
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster