Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Aralık '18

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
112
 

Okullar Nasıl Yönetilmelidir?

Okullar Nasıl Yönetilmelidir?
 

Oldum olası okulların işletme açısından birden çok uzmanlık alanı gerektirdiğini ve aslında hiç kimsede böyle nitelikler bulunmadığından yönetim alanlarının ayrılmasını ve uzmanlaşmanın şart olduğunu düşünmüş durmuşumdur.

Durmuşumdur,  dursam mı durmasam mı derken, yine üstüme vazife olmamakla beraber anlaşılır bir şekilde, kimseyi suçlamadan, kırmadan dökmeden, sadece olsaydı iyi olmaz mıydı dercesine fikirlerimi nakledeyim.

Bir okul öncelikle bir binadır ve mimariyle başlar. Her ne kadar bu konuda çeşitli görüşler olsa da öncelikle bina yönetimiyle başlayalım.

Bina sadece dersliklerden oluşmaz, kişi başına düşen temiz hava miktarı, aydınlatma, engelliler için engelli rampaları ve diğer donanım veya ekipmanlarla bir bütünlük teşkil eder.

Öğrencilerin yaş ve seviyesine göre ayarlanmış, sandalyeler, klozetler kapılar, koridorlarda özel olarak seçilen engeller, göz hizasına uygun hazırlanan ilan panoları…

Bitti mi elbette hayır,  bahçe donanımları, spor salonları ve sahaları onlara ait donanımlar, okul giriş çıkış kapıları, okul çevresindeki çitler vs.

Bitmedi, soğutma ve ısıtma sistemleri havalandırma sistemleri, elektrik (zayıf akım, alçak gerilim, zil, telefon, alarm, data, topraklama, anten, priz aydınlatma tv, internet, panolar(ana pano, kompanzasyon, tali tablolar, kat tabloları) )  kalorifer, su ve doğalgaz veya kalorifer kazan sistemleri, görüldüğü gibi sadece okul adlı kurumun fiziksel yapısından bahsettik.

Bu arada kullanılan bölümlerle ilgili periyodik bakımlar, kontroller,  hem teknik bir ekip tarafından yapılmak zorundadır. Teknik ekibin ne kadar teknik olduğuna kim karar verecek. Belgeler.

Belgeler elbette güvenilirdir ama birkaç meslek dalı halinde Türkiye’de hiçbir belgenin aslında güvenilirliği yoktur. Genellikle de bu yargı ne yazık ki doğrudur. Dolayısıyla yukarıda sayılı işleri okulunda müdür, müdür yardımcısı olmuş hiçbir kimse tam olarak bilebilecek durumda değildir. Çünkü aldıkları eğitimler gereği okul yöneticilerinin hiçbirisi tam olarak (yukarıda sayılanlarla karşılaştırıldığında) mimariden elektriğe, ısıtma, asansör gibi birden çok alan hakkında doğru kararlar vermesi beklenemez. Yani bina yönetimi profesyonel ve eğitimden ayrı ve tamamen eğitime yardımcı ancak oldukça da teknik bir alandır.

Okul müdür olan bir Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni yukarıdaki alanların hiçbirisine hâkim değildir. Dolayısıyla hata yapma ihtimali fazladır. Aksini iddia etmek mümkün, bilime laf kalabalığı ile cevap vermek gibidir.

Öneri; o halde nasıl olacak ki söz konusu bu okulların fiziksel yönetimleri tam, eksiksiz olsun? Tüm kamu kurumlarına da lazım olan teknik olarak yetiştirilmiş saha ekiplerinin yanı sıra yönetim ekibinin yetiştirilmesi ile mümkün olabilir. Doğal olarak her okulda teknik işlerden sorumlu olanlar ile eğitimden sorumlu olanların farklı olmaları, görev ve yetkilerinin ayrılması gerekir. Teknik anlamda okul bina yönetim ekipleri birden fazla okulu yönetmek, eksiklerini tamamlamak suretiyle bu ihtiyaca cevap verebilir, ya da sorunlar halı altına süpürülmeye devam eder. Bu konu daha da geliştirilebilir…

Eğitim konusunda ise okulun hedefleri, öğrenciler ve ailelerle ilişkiler, öğrencilere yönelik hizmetler; devamsızlıkların işlenmesi, velilere telefon edilmesi disiplin kurulu, onur kurulu gibi yirmiden fazla yasak savma şeklinde kurullar aslında tam etkinlikle çalıştırılamayacak kadar hem fazladır hem de personel anlamında özellikle okullarda ciddi anlamda personel eksikliği bulunduğu gözlenmekte ve söz konusu eksiklikten olsa gerek öğrenciye ait son derece basit bir devamsızlık girme işi bile öğretmen olup müdür yardımcısı olan yöneticiler vasıtasıyla yapılmaktadır. Şahsen müdür yardımcısının devamsızlık gibi çok basit bir işle vakit yitirmemesini düşünüyor ve inanıyorum. Çünkü söz konusu iş için diploma veya aşırı bir eğitim gerekliliği olmamasına rağmen son derece değerli zamanlar,  yitirilmekte ve kişinin çalışma birim saatinin değeri düşmektedir. Değerli işler, değerli kişilere ödül, ikincil veya nispeten daha az bilgi, uzmanlık gerektiren işler ise yeterliklere göre dağıtılırsa fayda sağlayabilir. Elbette her iş veya yetki dağıtılırken “adalet, ödül, ceza”  daima standartlarına uygun olarak dağıtılmalıdır…

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2000
Toplam yorum
: 311
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 166
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster