Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '09

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
2136
 

Okullarda Domuz Gribi Salgını Neler Yapılmalı?

Okullarda Domuz Gribi Salgını Neler Yapılmalı?
 

http://i.milliyet.com.tr/MansetSol378_495/2009/10/15/fft1_mf399405.Jpeg


Ankara Bilkent İlköğretim okulundan gelen haberler domuz gribinde korkulan sürecin başladığını gösteriyor.

Aslında Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın geçen hafta içinde yaptığı değerlendirme kamuoyunda bu olay kadar yankı yapmamıştı. Aşı yapılmazsa 5 bin 300, yapılırsa 400 kişinin yaşamını kaybedeceği belirten Akdağ, grip virüsünün zaman içinde kimlik değiştirdiği söyledi. Söyledi de kamuoyu bunları başka bir ülke için üretilmiş senaryo biçiminde algıladı.

Ankara da okul kaynaklı vakalar ortaya çıkınca gazete manşetleri de değişti. Sibel'li, Hülya'lı, Cem'li, Münevver'li haberlere daha az yer verilir oldu. 4 bin 100 kişinin bu virüs nedeniyle öldüğünü, asıl salgının kış ortalarında yaşanacağını düşünürsek geç mi kaldık acaba demekten kendi mi alamıyorum.

Aşılar ortada yokken, hastalığı geldi.

Gelelim Ankara'daki olaya... Özel Bilkent İlköğretim Okulu'nda vaka sayısı önce dört olarak açıklandı. Sonra 10'a, ardından 12'ye şimdi de 16'ya çıktı. Virüsün burada durmasını temenni ederim. Okul öğrencilerinin İrlanda gezisi kaptıkları virüsü Türkiye'ye getirdikleri anlaşıldı. Bir vakanın tespitinden sonra bir gün süreyle tatil edilen okul, vaka sayısının birle sınırlı kalmayacağı anlaşılınca bir hafta süreyle öğretimine ara verdi.

Vakaların tespit edildiği okul özel... Fiziki koşulları devlet okullarına göre çok iyi... Haliyle hijyen ve temizlik daha üst düzeyde... Bu koşullarda bu denli hızlı yayılabiliyorsa diğer okullar için çok endişelenmeliyiz.

Şimdilik bu konuyu sonraya bırakıp nasıl bulaşıyor, ne yapılmalı sorularına cevap arayalım...

H1N1 maalesef kolay bulaşabilen türden... Havadan bulaşabiliyor... O nedenle toplu yaşam alanlarında bulunanlar öncelikli tehdit altındalar. Okullarda, hastanelerde, iş yükünün fazla olduğu resmi kurumlar başta geliyor. Ortak kullanılan araç-gereçler taşıyıcı ajanlar.

DOMUZ GRİBİNİN YAYGIN SALGINA DÖNÜŞMESİNİ ÖNLEMEK İÇİN NELER YAPILMALI

Öncelikli yapılması gereken iş koruma tedbirlerinin acilen alınmasıdır.

Vakanın görüldüğü toplu paylaşım alanlarının tatil edilmesi, bu mümkün değilse hastalık belirtisi gösterenler duyarlı davranıp, zorunlu tedavi ve izin sürecinin başlatılması ilk akla gelenler.

Dışarıda uygulamalarını gördüğümüz maske takılması bizde de hayata geçirilmelidir. Maske takılarak dolaşılması fikrine sıcak bakmayanların sayısı hiç de az değil... Olumsuz psikolojik etkilenmeden tutunda, görüntünün hoş olmayacağını düşünenlere kadar çeşitli gerekçelerle maske takılmasına karşı çıkılıyor.

Hiç bir şeyin sağlıktan önemli olamayacağını, üstelik sağlığımızı tehdit eden tehlikenin boyutunun büyüklüğünü düşünürsek psikolojik etkilenmenin bırakacağı iz hiç kalır. Üstelik böyle bir önlemin maliyetide az... Yetkililerin bu koruma tedbirini gözardı etmeyeceğini umuyorum.

Bir de sıkça dile getirilen kişisel temizlik önlemleri var. Ellerin gerektiğinde yıkanması alışkanlık haline getirilmeli. Dışarıdan eve her geldiğimizde, işte ortak kullanılan araçlara temas ettiğimizde mutlaka eller yıkanmalıdır. Okula giden çocukların bu önlemi istenen şekilde uygulamayacağını gözönünde bulundurarak dezenfekte edici mendillerin kullanılması özendirilebilir.

Hapşıran, öksüren, tıksıran insanların çevreye virüs yaydığı şüphesi ile bu ortamlardan uzak durulmalı... Böyle bir ihtiyaç giderirken tek kullanımlık mendille ağız kapatılmalı. Mendil çöpe atılmalıdır. O an mendil bulunamıyorsa kolun dirsek kısmıyla ağız kapatılmalıdır. Tüm bunların yanında çevre temizliğine, hijyene her zamankinden fazla önem verilmelidir. Kapalı mekanlar sürekli havalandırılmalıdır.

Güçlü bünyelerin domuz gribini daha kolay atlatacağı gerçeğinden hareketle düzenli-dengeli beslenme bu günlerde çok çok önemsenmelidir.

HASTALIK BELİRTİLERİ

Domuz gribinin gribal enfeksiyondan belirgin bir farkı yoktur.

Solunum yolları iltihabıyla seyreden, yüksek ateş, halsizlik en dikkat çekici bulgularıdır. Bazen buna karın ağrısı, ishal, mide bulantısı ve kusma da eşlik edebilir.

Enfeksiyonun domuz gribi olduğunun anlaşılması yapılacak laboratuvar tetkikleriyle mümkün olmaktadır. Bu belirtileri taşıyorsanız şüphelenin... Hele hele çevrenizde, bulunduğunuz mekanlarda vaka tespit edilmişse hiç durmayın. Teşhis ve tedavi sürecini başlatın...

DOMUZ GRİBİNE KARŞI OKULLARDA NELER YAPILMALIDIR?

Hiç zaman kaybetmeden bilinçlendirme çalışmalarına başlanmalıdır. Her yönetici, her öğretmen önce bu enfeksiyon nedir, ne değildir hizmetiçi eğitime tabi tutulmalı...

Salgının ulaşabileceği boyutlar öncelikli anlatılmalı ki tehlikenin büyüklüğü anlaşılsın... Bu duyarlılık oluşturulduktan sonra her öğretmen dersinde konuya yer vermelidir. Çocukların neleri yapması, neleri yapmaması gerektiğini iyice anlatmalıdır.

Akara'daki vakaları örnek gösterek domuz gribinin ulaşabileceği boyutları, yapılamsı ve yapılmaması gerekenleri sınıflarımda dile getirdiğimde öğrencilerin çok duyarlı davrandıklarına şahit oldum. Büyük bilgi açığı olduğunu da anladım.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın salgın ihtimaline karşı hazırlık yapıyor olmasını sevindirici bulmakla birlikte, yeterince hızlı hareket edilmediği kanaatindeyim.

Okullar Bakanlığın genelgesini beklemeden koruyucu önlemleri almalıdır. Okulların tuvaletleri kısa aralıklarla temizlenmeli, yeterince sıvı sabun bulundurulmalı, kontrol için mutlaka bir yönetici görevlendirilmelidir.

Sınıflar ve diğer bölümler için de aynı titizlik gösterilmelidir.

Temas edilen yüzeyler sıkça dezenfekte edilmelidir.

Öğrenci davranışları izlenirken öncellik hastalık belirtisi taşıyanlara verilmelidir. En küçük belirti taşıyanların muayene ve tedavisi süreci başlatılarak iyileşinceye kadar istirati sağlanmalıdır.

Gripsiz, virüssüz günler dilerim...

Musa Özcan

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

En iyisi koruyucu tedbirleri dikkate almak..Yapılması düşünülen aşı henüz deneme aşamasında bile değilken Türk insanının üzerinde denenmek istenmesi acaba ne kadar doğru..! Üstelik yan etkileri domuz giribinden daha da kötüymüş..

Gülden Işık 
 15.10.2009 22:54
Cevap :
Gülden Hanım, en iyisi koruyucu tedbir almak ama bu biz öğretmenler için pek mümkün olmuyor. Sürekli öğrenciyle yüz yüze, iletişim halindesiniz. Aksıran, tıksıran, öksüren mutlaka oluyor. Herkes uyarsa koruyucu tedbir işe yarayabilir. Diğer yandan ifade ettiğiniz gibi aşı daha Türkiye'ye gelmeden yararından çok zararından söz edilmeye başlandı. Kafamız çok karışık... Selamlar...  16.10.2009 19:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 165
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 46
Ort. okunma sayısı
: 3843
Kayıt tarihi
: 25.08.07
 
 

Samsun Terme Şuvayip Köyü'nde doğmuşum. İlk ve ortaokulu Terme'de, lise öğrenimimi Ünye'de tamala..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster