Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mart '07

 
Kategori
Okullar
Okunma Sayısı
2785
 

Okullarda eğitim ve gelişim

İlköğretim okullarında iki yıldır bir değişim programı uygulanmaktadır. İznik’ te de bu değişimin öncülüğünü diğer ilköğretim okulları ile birlikte Selçuk İlköğretim Okulu yapmaktadır. Bu öncülük rolünde şüphesiz önümüzü kesmeyen ve değişime direnmeyen, aksine bize yardımcı olan İlçemiz yöneticilerinin, öğretmenlerimizin, duyarlı velilerimizin ve Okul Aile Birliğimizin payı büyüktür.

Bilginin ezberlenmesini değil, sorgulanarak yeniden üretilmesini esas alan Yeni İlköğretim Programı için, gereken güç ve destek, müdürler toplantısında bizzat İlköğretim Genel Müdürü tarafından verilmiştir.

Bir tarafta değişimi istiyoruz, öbür tarafta değişime karşı direniyoruz. Bir taraftan çocuğumuz eğitim alsın diyoruz, öbür taraftan okullara katkıda bulunmaktan kaçınıyoruz. Öğrencinin aileden gelen kötü alışkanlıklarını gidermek yerine, okuldan gelen iyi alışkanlıklarını engellemeye çalışıyor ve bindiğimiz dalı kesiyoruz. Yıllar sonra benim çocuğum niye böyle oldu derken, kendi rolümüzü güç bela anlıyoruz. Okulu sabote etmenin kendi çocuğumuzu kötülük, okulu yaşatmanın ve geliştirmenin de çocuğumuz ve toplum için iyilik olduğunun farkına varamıyoruz ya da geç varıyoruz.

Eğitimde reform ve 21.yüzyıla hazırlama çalışmaları her toplumun üzerinde önemle durduğu bir konudur. Ekonomide gözlenen küreselleşme ve uluslararası rekabet her ülkeyi, eğitim sistemini çağın ihtiyaçlarına göre yeniden ele almaya zorlamaktadır.
Genel olarak hemen her ülkede eğitim bir kriz içerisindedir. Bir çokları okulun öğrencileri disipline etmediğinden yakınırken, başkaları da okulun öğrencileri ezdiğini düşünmektedir. Öğrenciler ise okulu, işe ve hayata hazırlamakta yetersiz bulmaktadırlar .

Son yılların en sihirli kelimelerinden biriside değişimdir. Hemen hemen bu kelimenin girmediği bir alan kalmamıştır. Küreselleşmeden bahsedildiğinde de ilk akla gelen küresel değişim kavramıdır. Dünya’ ya neler oluyor da, böylesine bir değişimden bahsedilebiliyor? Yolunda gitmeyen bir şeyler mi var, yoksa yeni ihtiyaçlar mı türedi? Ağırlıklı olarak Avrupa devletlerinin katılımıyla yaşanan ve genelde tüm dünyayı etkileyen iki dünya savaşı insanlık için acı bir tecrübe olmuştur.

Eğitim sisteminin, bilgi toplumunun ve küreselleşmenin gereklerine uyum sağlayabilmesi için, amaçlarının çağın ihtiyaçlarına karşılık verecek şekilde yeniden belirlenmesi gerekmektedir. Bilgi toplumunun eğitim programlarının en belirleyici yanı “ öğrenmenin sürekliliği ” ilkesidir. Bilgi toplumunda insanlar sürekli öğrenmek zorunda kalacaklardır. Bundan dolayı okulun asıl işlevi ‘ çok şey öğretmek değil, kişinin öğrenme kapasitesini geliştirmek ’ olacaktır .

Tüm eğitim sisteminin ve içeriğindeki her şeyin öğrenciler için var olduğunu unutmuş gibiyiz. İlköğretimde hep; “ Susun! Çok konuşmayın bakıyım! ” diyen öğretmenler, çocuk ergenliğe girip liseye gelince “ niye aval aval bakıyorsunuz, derse katılın biraz, sizin gibi koyunlar yüzünden bu millet geri kaldı! ” gibi laflar etmektedirler. Hemen hemen öğrenci sayısı kadar öğrenme yönteminin var olduğunun kabul edildiği ve her öğrencinin öğrenme kapasitesinin farklı olduğunun ifade edildiği günümüzde öğretmenlerin ağırlıklı olarak anlatım (takrir) metodunu kullanmaları başlı başına çocukları derslerden soğutan bir olgudur. Çocukların gelişim özellikleri dikkate alınmadan asık suratla ve öfkeyle onları dört duvar arasına sıkıştırmak ve tutarsız sözlerle onların gelişmekte olan zihinlerini çelişkide bırakmak gelecekte onarılması mümkün olmayan derin yaralar açmaktadır.
Artık konu merkezli öğretim anlayışı aşılıp, öğrenci merkezli yeni öğretim metotları uygulanmaktadır. Uygun yöntem kullanıldığı takdirde her öğrenci öğrenebilir, hiçbir öğrenci kaybedilemez, anlayışıyla, bireyin kapasitesini çıkarabileceği en maksimum düzeye ulaştırması hedeflenmektedir.

SONSÖZ: Okullarımızda öğrenmeyen okul modeli yerine öğrenen okul modelini esas almalıyız. Öğrenciye bilgi yerine, bilgiyi nasıl öğreneceğini öğretmeliyiz. Okullardaki değişime katılmanın hayati önem taşıdığının farkına varmalıyız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Okulumuz Mardin iline bağlı Nusaybin ilçesinde bulunmaktadır. İlçemizin nüfusu yüz bini geçmiştir. İilçemizin tek lisesi var. Bu lisede dört bin öğrenci öğrenim görmektedir. Sınıflarımız 60 ile 70 öğrenci mevcutludur. Okulumuzda eğitim zor şartlarda yapılmakta, yeni bir lisenin açılması için girişimde bulunduk ama bir sonuç alamadık. Okulumuzda ideal bir eğitim veremiyoruz. Bu sene ÖSS'deki başarımız bu eksikliklerden ötürü düştü. Bunun yanında üç farklı okulun binasını kullanıyoruz. Öğretmenler ve öğrenciler bu konuda çok sıkıntı yaşıyor. Kış mevsiminin gelmesiyle okulumuzun bir de ısınma problemiyle karşılaşıyoruz. Elektirik kesintisinden dolayı sınıflarımız ısınamıyor. Öğrencilerimiz soğuk havada titireyerek zor şartlarda eğitim almaya çalışıyor. Yağmur yağınca okul yolumuz çamurdan geçilmiyor. Acilen yeni bir lisenin açılması şart.Yeni bir lisenin açılması için duyarlı tüm insanları göreve çağırıyoruz.

mehmet can 
 19.03.2007 19:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 23
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 2659
Kayıt tarihi
: 24.08.06
 
 

Bursa İznik Elbeyli  İlköğretim Okulu Müdürüyüm. İyi bir miliyet okuruyum. Milliyet gazetesinin e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster