Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Kasım '06

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1192
 

okumada ve kalkınmada inancın gücü

İnsanın ve toplumların gelişmesinde en önemli değer olan, okuma kültürünün gelişmesinde, manevi ağırlığı olan konular çok önemlidir. Yapılan bilimsel araştırmalarda, insan ve toplum gelişmişliğinde ve kalkınmışlıkta okuma kültürünün, en etkili değer olduğu kabul edilmiştir.

Araştırma neticesinde, dünyada okuma kültürüne sahip olmadan gelişmişlik ve kalkınmanın mümkün olmadığı, okuma kültürüne sahip olmanın akabinde ki belirli bir süreçte de, gelişmişliği ve kalkınmayı yakalamanın muhakkak olduğu tespit edilmiştir.

- Okuma kültürünün, insandaki neticesi, beyni üretken kılmaktadır. Yani, okuyan beyin, bütün fonksiyonlarıyla(hissetmek, algılamak, yorumlamak, sentez- analiz- akıl, mantık... vs) üretken olmaktadır.
- Bugün okuma kültürünü, en iyi yaşayan toplumlar, kalkınmışlıkta ve gelişmişlikteki, en iyi konumdaki toplumlardır (Japonya, Almanya.. vs gibi).
- Bunun için okuyan insan, okuyan toplum yaratmak, hepimizin müşterek değeri olmalı ve başta kültürel ve diğer tüm değerler kullanılmalıdır.
- Toplumumuzda okuma kültürünün gelişmesi için kültürümüzün en etken değerlerinden olan dini değerlerimizden de, muhakkak faydalanmalıyız.
- Bunun için, İslam kültüründe, okumanın mana ve ehemmiyetini toplumumuza çok yönlü olarak muhakkak anlatabilmeliyiz.

Şöyleki:

(islam inancına göre, dini kitabımızda, ALLAH’ın emirleri ve sözleri vardır. Allahın emirleri FARZ olup, inanmış tüm insanlar, bu farzları yaşamak mecburiyetindedirler. İslam inancına göre Allahın emirlerini yapmanın karşılığında insanlar mükafatlandırılacaklardır. Allahın emirlerinin yerine getirilememesi durumunda ise kişilerin sıkıntı yaşayacağı inancı muhakkaktır. Yani Allahın emirlerini yapabilene mükafat, yapamayana ise sıkıntı vardır. )

Bu tespitler çerçevesinde Kur’an- ı kerim’e bakıldığında;

1- Kuran- ı kerim bin aydan hayırlı olan kadir gecesinde indirilmeye başlanmıştır.
2- Hz. Muhammedin’in peygamberliği de insanlara bu gecede sunulmuştur.
3- İlk kadir gecesinde alak suresinin ilk 5 ayeti indirilmiştir.
4- Bu ilk 5 ayetin içerisinde Allah’ın ilk iki emri(farzı) vardır.
5- Peygamberimize(inanan insanlara) ilk emir(farz) olarak "Allahın ismiyle OKU" emri verilmiştir.
6- İkinci emir(farz), yine "OKU" olmuştur.

7- Allah insanlara, "OKU" emrini, iki kere peş peşe emretmiştir. Peş peşe aynı emrin söylenmesi konunun ehemmiyetini göstermezmi?
8- İlk kadir gecesinde gelen oku emirlerinin durumunda, peygamberimizle, Cebrail meleğinin arasında yaşananlar şöyle ifade edilmektedir:

a) İlk "OKU" emrine, peygamberimizin cevabı, "okuma bilmiyorum, okuyamıyorum, "
b) İkinci “OKU” emrine, yine aynı cevap olunca, melek cebrail, peygamberimizi ölüm boyutunda sıkıştırıyor. Peygamberimizin bu husustaki hadisi, (AZ DAHA CANIM ÇIKIYORDU).
c) Allahın en sevgili kulu olan peygamberimiz Hz. Muhammed, okuma bilememenin karşılığı olarak, bin aydan hayırlı olan kadir gecesinde, ölüm boyutunda baskıya maruz bırakılmıştır. YİNE BU GECEDE ALLAHIN EN SEVGİLİ KULU OLAN HZ:MUHAMMEDE, LUTUF OLARAK ALLAH TARAFINDAN OKUMA BECERİSİ BAHŞEDİLMİŞTİR.

9- Kuran’ın indirilmeye başladığı ilk kadir gecesinin esprisinde, insanlığa, okumanın mana ve ehemmiyeti gösterilmiştir.
10- İslam kültüründe, kur’an, insanların yaşamını yönlendirir. Allah insanlara, ilk kadir gecesinde, eğitim ve bilimin alt yapısı olan okumayla, kurtuluşu göstermiştir. Okumanın haricinde, bütün kurân indirilinceye kadar, peygamberimize hiçbir baskı olmamıştır. Buda, okumanın, islamdaki önemini göstermezmi?
11- Kuran- ı kerimde, oku emrinin ilk emirler olmasının esprisi çok iyi anlaşılamamıştır. Bu emirler iyi anlaşılamadığından ve iyi yaşanamadığından insanlar ve toplumlar bir çok sıkıntı çekmektedir.
12- İnancımıza göre Allahın, Hz. Muhammed’in okuma bilmediğini bilmesi, muhakkaktır.

En sevgili kuluna, okuma bilmemesine rağmen, ilk kadir gecesinde, ”OKU” demesi ve ölüm boyutunda bir baskının sonunda, lütuf olarak okuma becerisini hz. Muhammed’e bahşetmesi, üzerinde çok durulması ve tartışılması gereken çok önemli bir konu değilmidir?

Hangi anlayış ve güçler, ilk kadir gecesinin lütfü olan, ”OKU” emrini yaşanılır olmaktan çıkarmışlardır?

İlk kadir gecesinin, manasını anlamamak- yaşamamak- yaşatmamak, cahil İslam toplumlarının oluşmasına zemin hazırlamıştır. (Bugün İslam toplumlarının çoğu bunun çilesini yaşamaktadır. )
Cahil toplumlarda sorunlar ve sıkıntılar bitmez. Cehaletin en büyük ilacı çok yönlü okumaktır. Okuyan bir toplum yaratmadan sıkıntılardan kurtulamayız.
Bugün kalkınmış ülkelerden, örneğin Japonya’da, kişi başına yılda yaklaşık ortalama 50 kitap düşerken, Türkiye’mizde ise, yılda, 3 kişiye, 1 kitap düştüğü gerçeğine baktığımızda, bir Japonla bir Türkün arasında, kitap okuma hususunda, 150 misli farkı göreceğiz.

Japonya’yı kalkındıran, okuyan insanlardaki üretken beyindir.

Evet konu çok önemlidir. Bu önemli konuyu dahada açmak mümkün ama, düşüncemi belli bir ölçüde anlatabildim.

İnancımıza göre, Müslümanım diyen kimse, olumlu işlerde bir gayri müslümün gerisinde olmamalıdır. O zaman bu arayışın neticesinde, fert başına 50 kitabın üstünde, çok yönlü, kitap okuyan Türkiye’yi yaratmalıyız.

Konuyu toparlarsak:

- Türkiye’nin en büyük sorunu cehalettir
- Türkiye’mizde görülen, ekonomik, siyasi, sosyal, idari, kültürel. . . vs tüm sorunlar cehaletten güç almaktadır.
- Cehaletin ortadan kaldırılması için olumlu her değer tasarruf edilmelidir,
- Bu değerlerden en önemlilerden birisi maneviyattır- inançtır.
- Kadir gecesinde, Allahın farz kıldığı, ”OKU” emri tasarruf edilmelidir. İnançlı toplum, ”OKU” emrinin farkında değildir ve bu konu yeterince anlatılamamaktadır. Bu manevi gücü, tasarruf etmek, okumayı- okuma kültürünü geliştirecek ve cehalete darbe vuracaktır.

Bunun için herkes tüm değerlerini harekete geçirip, aşağıdaki konular doğrultusunda çok yönlü okuma kültürüne, destek olmalıdır.

Bu konular şunlardır:

1- Çok yönlü okumanın, insan beyninin, gelişimi üzerindeki etkileri ve bunun yaşama ve topluma ve ülkeye yansıması,
2- İslam’da ilk kadir gecesindeki Allahın farz kıldığı değerler ve islamda okumanın mana ve ehemmiyeti.

Sayın okurlar, fert olarak yılda 50 nin üstünde kitap okuyan, cehaletten kurtulmuş, aydın, bilgili, sorumlu, üretken, çok yönlü bir Türkiye varlığı için, yukarıda belirttiğim hususları ilginize sevgi ve saygılarımla sunuyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 2421
Kayıt tarihi
: 28.10.06
 
 

Mühendisim. 53 yaşındayım Trabzon doğumluyum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster