Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mart '17

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
169
 

Okumadan düşünmek

Okumadan düşünmek
 

Binlerce yıllık insanlık serüvenimizin, asırlardır süren insan olma çabamızın dört temel direği vardır: Okumak-düşünmek-yazmak-konuşmak... Ve bu dörtlü içinde en önemlisi, bu dörtgenin en değerli yanı, okumaktır kanımca. Çünkü okumak, bizi, dışımızda dönen dünyadan haberdar eder. Yalnızca yazıyı bulmanın hiçbir önemi kalmazdı; okumayı öğrenemeseydik...

Şöyle bir düşünelim isterseniz... Hayatı boyunca hiç kitap okumamış, ya da eline, fikrine kayda değer sayıda sayfa değmemiş biri ne yapar? Yanıt bana göre bir tane: Dolap beygiri gibi kendi düşünceleri etrafında döner durur zavallım... Üstelik, neyi neden, neye dayanarak aklına getirdiğini de tam olarak bilemeden, anlayamadan...

İster sıradan bir konuyu, ister derinlemesine uzmanlık gerektiren bir meseleyi tartışalım aramızda... Her tartışmada olduğu gibi, konu bilgiye, yeterli düzeyde araştırmaya gelip dayandığında, fark ederiz ki; çoğumuz mesele hakkında yeterince okumamış. Hatta o konuda, üç-beş belgeyi, bir-iki gazete haberini gözden geçirmeyi bile akıl etmemiş... Üşenmiş belki... Ya da gereksiz saymış bu ayrıntıyı... Ama çekinmeden konuşmaya devam ediyor!.. Karşısındakini de kendisi gibi sayarak/sanarak!..

En büyük toplumsal zaaaflarımızdan biridir bu. Okumadan bilgi sahibi olunabileceğini sanmak!.. Sadece kulaktan dolma bilgiye dayalı bir laf kalabalığının, fikir kirliliğinin, duygu eksikliğinin muhataplarımızca farkedilmemesini umarız; çaresizce.

Oysa, bir kitabı okumak, eloğlunun ömrü boyunca öğrendiklerini, birkaç saat içinde bilgi dağarcığımıza katar. Okuyan insan, daha güvenli olur. Hangi nedenle öyle düşündüğünü/davrandığını kolayca ifade eder. Ve bilir ki, merak etmek, giderir tüm eksiklerimizi... Araştırmak, bilinmezler üzerine düşünürken en büyük yardımcılarımızdır. Düşündükçe, farkına varırız. Fark ettikçe, daha rahat yazıp, daha doğru anlatırız dünyayı.

Çevremize baktıkça görürüz ki, etrafımız, okumadan düşünen, düşünmeden konuşan, anlamadan okuyan, o anlamadıklarını da, binbir yalan ve dolanla, yanlış ya da eksik sözcükle dile getirmeye çalışanlarla dolu. Kendi noksanlıklarını algılayamadan, başkalarını suçlarlar; arsızca.

Doğaldır bu. Okumayan insan, dünyadan bihaber olur. O cehalet içinde, en doğruyu kendisinin düşündüğünü zanneder!

Sonsuz bir yeryüzü bunalımıdır bu. Kitaplara yabancı, bilgiye düşman, doğruya duyarsız, vicdanı körleşmiş Ademoğlu; okumak dışında her şeyi yapsa da,  bitiremez yaşadığı çaresizlikleri... Çünkü o, okumadan düşünülemeyeceğini öğrenemedi hala... Yaradanın ilk emrinin: "Oku!" olduğunu bile bile...

Not: Yazıda kullanılan görsel internetten alınmıştır.

Nur Eşmeli, Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eline hiç kitap almamış insan, sizin de dediğiniz gibi Cem Bey, kendi fikirlerinden başka "doğru"bilmez asla o doğruları kabul etmez. Her zaman ,her şeyi onlar bilir; boş teneke gibi sadece ses çıkarırlar oysa. Tersine; çok okuyanlar da okudukça ne kadar "cahil" olduklarını ifade ederler.Gerçekten de öyle değil mi; okudukça"bu yaşıma kadar bunu bilmiyordum" dediğim o kadar çok bilgiye ulaşıyorum ki,sonu yok öğrenmenin. Yalnız; okuyanların, okumanın değerini bilen gönlü aydın ama çeşitli nedenlerden cahil kalmış insanlarımız da var. Çocuklarını tüm olanaklarını zorlayarak okutan okutmak isteyen anne-babaların,okumuş insana ayrı bir saygıyla yaklaşan çizgisini koruyan "okumamış"ların sayısı da az değil.Ülkemizin bugünkü sorunlarının kaynağında "cahillik" yatıyor. Bir gazetecimiz, ekranda bir kesimden söz ederken; traji-komik bir cevap hem güldürdü hem de "güleriz ağlanacak halimize"uygun bir durum sergiledi."12 Eylül ne zaman oldu" sorusuna "Ocak da" cevabı çok acı. Saygılar selamlar

Nur Eşmeli 
 21.03.2017 19:02
Cevap :
Yazım kadar değerli bulduğum katkınıza, evlatlarını okutmak isteyen ana-babaların özenini hatırlatan duyarlılığınıza çok teşekkür ederim. Aklınız, yüreğiniz dert görmesin değerli hocam. Cemce sevgilerimle...  21.03.2017 22:26
 

Merhaba, Tanımladığınız tip, okumayan ama her konuda fikri olan Anadolu insanının büyük çoğunluğunu resmediyor. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 21.03.2017 13:36
Cevap :
Ben de ona uğraşmıştım zaten. Farkına vardığınız için teşekkür ederim. Cemce sevgilerimle...  01.04.2017 19:18
 

Her kötülüğün sebebi temelde cehalettir.. Bunu ne güzel ortaya koymuşsun. Teşekkürler.

Erdal Ceyhan 
 21.03.2017 0:27
Cevap :
Siz, güzeli görerek daha iyisini yaptınız be hocam! O güzel yüreğinize sağlık. Cemce sevgilerimle...   01.04.2017 19:17
 

Değerli Yazar,sevgili Çamsarı, meşhur Alman Yazar Goethe'nin, "Deliler ve Akıllılar aynı derecede zararsızdır.Ancak,yarı deliler ve yarı akıllılar, son derece tehlikelidir." görüşünü dile getirirken,yarı cahilleri,okumadan ve anlamadan biat edenleri ve kendi yorumunu size kabul ettirmeye çalışanları da kast etmiştir. Etraflıca araştırmadan,bir fikre körü körüne kapılanların,o konuda doyuma ulaşmış eksperleri dahi hiçe sayarak,yorum yapmaları ve yanlışlarının girdabında kaybolup giderken, hala benim fikrim levhasını yukarı çıkarmaya gayret edenlerin o zavallı halleri düşünmeye değerdir. Ne var ki, bu yanlış düşünce çukuruna düşerken, sizin de bir tarafınızdan tutarak, o girdaba sizi de çekmesi, kaderinizin kötü sonuçlanması, gökten düşen tuğla gibidir. Suçsuz, günahsız, habersiz bir garibin kötü sonu gibi. Ülkemizde insanlarımızın bilgi ve algılama düzeyinde maalesef hızlı bir düşüş yaşanmakta. Gençlerin kendi dillerini algılma ve matematik alanında gösterdiği başarısızlık misali. RB

Refik Başdere 
 20.03.2017 21:30
Cevap :
Ah be değerli ağabeyim, vaktim olsa, şu sizin yorum diye gönderdiğiniz özlü, kıssadan hisseler içeren yazıları derleyip toplayıp, Refik Başdere külliyatı haline getireceğim ama... Nerde bende o vakit! Kelin ilacı olsa, kendi başına sürer! Cemce sevgilerimle...  21.03.2017 20:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1183
Toplam yorum
: 3423
Toplam mesaj
: 72
Ort. okunma sayısı
: 1422
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım 1997 mezunuyum. Anadolu Üniv..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster