Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ekim '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
339
 

Okumanın keyfi bir başka ( 1/2 )

Okumanın keyfi bir başka ( 1/2 )
 

‘’Her yerde mutluluğu aradım, ama onu sadece küçük bir kitabı okuduğum küçük bir köşede buldum’’ diyen; Rönesans dönemi Alman yazarı Thomas A. Kempis gibiyim ben de. Her şey bir yana, kitap okumanın tadı öte yana.

Hangi yaşta olursanız olun, hangi kitabı okumayı tercih ederseniz edin bence okumak bir ayrıcalık. Okumayı sevmek, kitapların o büyülü dünyasında gezinmek bambaşka bir keyif. Her durum ve şart altında insanın ruhunu besleyen, yeri gelip yaralarını saran, yeri gelip kabuk tutmuş yaralarını kanatan ama; dünya görüşünü, bakış açısını zenginleştiren muhteşem bir güzellik.

Kitapsız bir dünya, okumadan geçirilmiş günler benim için en büyük kayıp. Bir iki satır dahi olsa okuyabilmek lazım. Beynimizin yeni bilgilerle şaşırmaya ihtiyacı var diye düşünüyorum ben. Çünkü her yeni bilgi size bir başka bilinmedik kapının yollarını açıyor düşünce anlamında. Geniş düşünürken, çok daha geniş düşünebilmenin naif yollarını. Zenginleşmenin en keyifli yolu bu değil mi sizce de? Gönül zenginliğinize de etkisi var, görüş zenginliğinize de, farkındalığınıza da Daha ne olsun? Okuyan, okuduğunu eleştirebilen, üzerinde düşünen bir insandan kimseye zarar gelmez. Satır aralarında tanımadığınız kişilerle buluşabilmek, aynı duygu harmanında kalkan buğdayları beraberce görebilmek ne güzeldir; bir düşünsenize.

Kitap okumayı çok seven, eline aldığı her kitapla bambaşka güzelliklere yelken açtığına inanan birisi olarak da; okuma keyfimizi biraz daha keyifli hale getirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü hızlı okumak, zaman içinde emek harcanarak  geliştirilebilen bir beceri.

O halde gelin şimdi okumayı daha zevkli, daha hızlı hale getirmenin yollarına bakalım. Zaman elimizdeki en değerli hazineyken ve okumayı bu denli severken hızlı okumak, bence denizde sörf yapmak kadar keyifli olacak; ne dersiniz?

Okuduğumuz zaman bir yandan da düşünmeye de başlarız. Yazarın ne demek istediğini, neyi nasıl vurguladığını, nedenlerini. Elbette düşüncesine katıldığımız ya da katılmadığımız noktalar olacak. Herkesle her şeyde aynı düşünmemiz zaten mümkün değil ki. Burada önemli olan bize sağladığı bakış açısı ve farkındalık. Eğer bir roman bir öyküyse okuduğumuz; yazarın hayal dünyasındaki kişilerle kol kola girer dünyaya bir de onların gözüyle bakmanın tadına varırız. Hatta yeri gelir öyle etkilenir, öyle sahipleniriz ki… okuduğumuz kitabın son sayfalarına doğru içimize dolan hüzne şaşırıp kalırız.  Eğer bilgiler içeriyorsa, yöntemlerden bahsediyorsa; uygulamaya çalışırız kendimizce. Aklımıza yattığı yönleriyle. İçimize sinmediyse daha detaylı araştırırız belki ve hepsi bize fark etmeden öyle güzel zenginlikler katar ki… bakış açımız kocaman olur zaman içinde.

Yaşamdaki kalite kadar okumada da seçicilik ve kalite elbette çok önemli. Beynimizi gereksiz bilgilerle doldurmamak adına. Öyle hızlı bir bilgi devinimi var ki… ve bir o kadar da çok yanlış ve gereksiz bilgi. Araştırmayı her daim ön planda tutarak, yazılanların doğruluğunu yanlışlığını süzgeçten geçirerek okumak ve öğrenmek gerek. 

Sürekli öğrenen, kendini geliştirmeyi bir yaşam felsefesi haline getiren insanlardan oluşan toplumlar her zaman bir adım önde giderler. Bizlerin böyle bir toplumu oluşturmaması içinse hiçbir eksiğimiz yok. Yeter ki azimle, istekle öğrenme hevesimizi hep canlı tutalım. Kısa zamanda, daha çok okumanın yollarını bilmek, okumayı kaliteli ve zevkli hale getirmek bu anlamda çok önemli.

İşte karşımızda bu amaçla kullanılan ve gözün görme yeteneğini geliştirmeye yardımcı olmak amacıyla geliştirilen “Tachistoscope”. İkinci Dünya savaşında pilotları hızlı görmeye alıştırıcı çalışmalar yaptırmak amacıyla bulunan bir alet. Sonradan eğitimcilerin yeni keşiflerine zemin hazırlamış. Hızlı okuma çalışmalarında ve disleksi, yani kelime körlüğü olan hasta çocukların eğitimlerinde kullanılmış. (Disleksi; sebebi bilinmeyen ve bazen okul çağına kadar gizli kalabilen bu hastalık; dinleme, konuşma, okuma, yazma, akıl yürütme ile matematik yeteneklerinin kazanılmasında ve kullanılmasında önemli güçlüklerle kendini gösteren bir öğrenme bozukluğu şeklinde tarif ediliyor uzmanlar tarafından.)

Aletin çalışma prensibi son derece basit. Üzerindeki ayarlarla saniyenin 1/25, 1/50, 1/100 gibi hızlarda açılıp kapanan penceresinden görülen sözcükler. Okuyucunun görme alanını genişletme çalışmalarında yarar sağladığını belirtiyor uzmanlar ki günümüzde bilgisayarlarda bu işlevi fazlasıyla görüyor. Gördüğünü algılama, belleğe kaydetme, o anda manasını düşünme bir anda sizi inanılmaz disipline ediyor ve belki de siz farkına dahi varmıyorsunuz.

Hiç düşündünüz mü bilemiyorum ama; edindiğimiz bilgilerin en az yüzde seksenini okuyarak elde ettiğimizi belirtiyor uzmanlar. Yapılan araştırmalar bunu göstermiş. Ne kadar büyük bir oran. O halde daha çok bilgi edinmek için daha çok okumak gerekiyor. Ama nasıl?  (devamı 2/2 ‘de)

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

19.08.2013

NAHİDE ÇELEBİ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Eryavuz! Çok güzel bir deneme , evet okumakla tüm bilgilerimiz zenginleşir ve okumak ruhun gıdasıdır.Selamler sevgiler, sağlık ve mutluluklar, hayırlı bayramlar kardeşim.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 13.10.2013 22:23
Cevap :
Sevgili öğretmenim merhabalar ve çok teşekkürler. Her zaman ki güzel yorumunuz içimi sıcacık yaptı))her yeni bilginin, her yeni kitabın ruhumuzda açtığı pencere hep ışıltılarla dolsun. Kucak dolusu sevgiler, saygılar ve mutlu güzel bayramlar... Tebessümleriniz daim olsun. belgin   14.10.2013 14:06
 

yorum 1'in devamı -2- okumanın ne zevkini ne de tadını hissedebilirsiniz. İçi boş, yedikçe doymadığınızı algıladığınız, bir iğde gibidir, okuduklarınız. Allah, insanın zeka ve ruh yapısının gelişmesine katkı sağlayan okumanın önündeki engellerin kaldırılması için, yardımlarını esirgemesin diyelim. Bilvesile, sizin, ailenizin ve MB ailesinin bayramını tebrik eder, sağlık ve mutluluk dileklerim eşliğinde saygı ve selamlarımı gönderirim. Refik BAŞDERE

Refik Başdere 
 13.10.2013 14:08
Cevap :
Güzel dileklerinize gönülden katılıyorum ve kocaman amin diyorum. Çok teşekkür ederim naif sözlerinize; ben de sizin şahsınızda tüm MB ailesinin ve güzel ülkemizin bayramını kutluyorum. Huzurun katre katre hücrelerimize yayıldığı tebessüm dolu, MUTLU bayramlar diliyorum. Saygılarımla. belgin  14.10.2013 14:23
 

Değerli Belgin hanım, hoş, öğretici ve bilgi zenginliği ile geliştirilmiş bu deneme yazınızı ne büyük bir zevkle okudum bilemezsiniz. Doğru bilgilerle mücehhez(donatılmış) kaynakları inceldiğinizde adeta sevdiğiniz bir besinle beslendiğinizi fark edersiniz. Haz aldığınız bir hikayede, makalede veya romanda gezinirken, yazın sıcağında serinlediğiniz, kışın ayazında ise sıcak bir giysiye büründüğünüz hissine kapılırsınız. Sahip olduğunuz bütün değerler, mal ve mülk gardrobunuzdaki bütün zenginliklerin önünde ve ilerisinde, okumanın kazandırdığı hazzı, renkleri ve çeşitlilikleri görür, mukayese edilmeyecek kadar güven ve mutluluk duyarsınız. Ne var ki, bazı ülkelerde, çağdaş düşünce, toplumun refah ve huzurunun gelişmesi, Cumhuriyet ve demokrasi tehdit ve baskı altına alınıyorsa, bu değerleri yok etmeye yönelik kuramlar,safsata ile doğru gösterilmeye gayret ediliyor, ders kitapları değiştiriliyor ve yanlı medya herhangi bir irdeleme yapamıyorsa, okumanın ne zevkini ne de tadını bkz 2.yo.

Refik Başdere 
 13.10.2013 14:02
Cevap :
Merhabalar Refik bey, Yorumunuz, satırlarınız içimi dünyanın en güzel renkleriyle doldurdu. Sağ olun var olun. Kitap okurken ve yeni şeyler öğrenirken aldığımız keyfi öyle güzel açıklamışsınız ki... bayıldım. Hani derler ya 'hislerime tercüman oldu' satırlarınız. Her yeni kitap aslında bambaşka bir dünya... o dünyanın içinde kaybolmak ise bence kendimize verdiğimiz en güzel ödül. Öyle değil mi? Maalesef bunun keyfine varamayanlarımız çoğunlukta; üstelik giderek kitaptan uzaklaşır olduk. Ama yine de ailelerin bu konuda yapacakları var diye düşünüyorum. O sevgiyi çocuklarımıza vermek elimizde, yapacağımız tek şey onlara ayna olmak. Umutla bakalım yarınlara olmaz mı? Umutla her yeni kitabın bizlere açacağı pencereden tebessümlerle hayatı kucaklayalım her şeye rağmen. Selamlar, kucak dolusu saygılar belgin   14.10.2013 14:20
 

Merhaba Kitap okumanın önemini algılayamayan bir toplum geri gitmeye mahkumdur, kitap Türk insanının ihtiyaç sıralamasında 235.sırasında ve 6 yılda bir kitap okuyan (o kitabın niteliği de tartışılır) bir toplum olan ülkemiz hızla Araplaşan cahil bir toplumsal kodlara doğru evriliyor, sevgili meslektaşım müh. bir arkadaşım kitap okumanın gerekli olmadığını benimle ciddi ciddi tartışıyor, halbuki ulusal önderimiz Atatürk bu ülkeyi, o ülkenin cahil ama yürekli insanları ile emperyalistlerden temizlerken, 3000nin üzerinde kitap okumuştu. Okumanın tadı ise sizin yazınızda çok belli ve keyifli. Okumanın bilgiyi bilginin de düşünce ve fikir getirdiği öngörüsü ile; selam ve sevgiler

Nizamettin BİBER 
 13.10.2013 13:49
Cevap :
Merhabalar Nizamettin bey, Yorumunuzda belirttiğiniz gibi maalesef okuma oranımız hayli düşük. Oysa ki okumak keyfin ötesinde, insanın hayatına kattığı gökkuşağının benzersiz renkleriyle dopdolu. Dileğim o ki bu sevdayı anlayanlar çoğalsın, kitapların tadını alıp da elinden bırakamayan bir toplum olalım. Güzel ATAmızın her yönüne hayranım ama bu özelliği bir başkadır gönlümde. Selamlar ve saygılar yolluyorum ben de size, yorumunuz için de ayrıca çok teşekkürler. Bu vesile ile de mutlu güzel bayramlar. belgin  14.10.2013 14:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 437
Toplam yorum
: 256
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 498
Kayıt tarihi
: 09.04.11
 
 

Makine mühendisiyim, bir kız annesiyim. Okumayı, yazı yazmayı, yazarak paylaşımlarda bulunmayı, insa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster