Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Kasım '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
465
 

Okunmamış mektuplar - Hataların ortasında kaldık

Okunmamış mektuplar - Hataların ortasında kaldık
 

Hayatım değişti. Artık gecelerdir uyuyamıyor, bir şey yiyemiyorum. Biri yazık dese sarılıp boynuna ağlayacağım.

Her gün aradığım biri yok artık. Birkaç satır, birkaç söz yok. Ses yok. Soruların cevapları kilitli, anahtar yok. Bakışlar kaçırılıyor, kaçırılmasa da artık o içinize girecek bakış yok. Beklenen sözcükler bitti…

Artık kalbime saplanmış gizli bir okla dolaşıyorum. Yanımdan yürüyüp giden, benimle konuşan, selam veren hiç kimse farkında değil. Onunsa umurunda değil.

Şimdi içimde sonu gelmez bir iç savaş var. Kardeş kardeşi boğazlıyor. İçimde kendi parçalarımı yok ederek, öldürerek, tutsak alarak, zincirleyerek, zorlayarak, değiştirerek kendimden tekrar bir bütün oluşturmaya çalışarak geçecek hayatım. Sonunda kimin kazanacağı belirsiz bir savaş bu… Ben kazansam bile sevinemeyeceğim bir savaş…

Ellerime bile hakim olamayan ben…  Asla bir araya gelemeyecek parçalardan bile vazgeçemeyen ben, hiç farkında olmadan, ömür boyu sürecekmiş gibi içimdeki kalabalıkla yaşamayı seçmiş ben… Hiçbir şeyden vazgeçemeyen ben için çok zorlu bir savaş olacak.

Hep masallar düşünüyorum, yazıyorum. Ok’un acısını azaltmak için. Kan kaybediyorum… Bitkinim… Terk etti ya huzur melekleri içimi, hayaller kuruyorum.

Uzak bir adaya gitseydik diyorum. Birbirimizin hayatında yeniden doğmuş olsaydık. Geçmişsiz... Herkesle yeniden tanışsaydık, akşamları, sabahları, başkalarının koyduğu düzene göre değil de kendi istediğimiz gibi yaşasaydık… Nereye kadar olursa demiştik ya hani… O yer burası olmazdı o zaman belki...

Bütün o sıkıcı konuşmaların, koşuşturmanın, boşa geçen saatlerin, katlanmaların, dilinin ucuna gelenleri söylemekten vazgeçmekle geçen günlerin, sevmediğin insanları seviyormuş gibi davranmak zorunda kaldığın, karaktersiz ş....siz  insanlarla görüşmelerin, yastığa başına koyduğunda bütün bir ömrün böylesine yaşamak için mi verildiğini düşünüp, kendine acıdığın gecelerin içinde bile her anını sonradan hatırlayacağım düşünüp saklayacağım bir aşkı yaşattık biz...

Karşımızda sürekli açılan kapılardan hiç korkmadan, sonunun ne olacağını hiç düşünmeden geçip gittik de, son kapıda durduk kaldık. Açamadık, giremedik geçemedik… Belki de en açmamız gereken, en korkusuz geçmemiz gereken kapıda, en korkusuz olmamız gerektiği anda geçmiş korkularımıza yenik düşüp kalakaldık. Bir adım daha atabilecek gücümüz son anda tükendi. Finiş çizgisine bir adım kala düştük belki… Yorgunduk...  Kimbilir…

Şimdi aramızda sanki gizli kalan bir şeyler var. Birbirimize kızacağımız, duymaktan korkacağımız,  hatalar… Hataların ortasında kaldık…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Okunmamış mektupları okumayı seviyorum. Devamı gelsin istiyorum.

Fatma Güneş ERGEN 
 26.11.2011 17:25
Cevap :
İnşallah Fatma Güneş. BEğenmene sevindim. Sağol  27.11.2011 10:26
 

Bazen insan hatalarını da yanına alıp kendisi için açılan bir kapıdan geçip gitmek istiyor. Arkada bıraktığını düşünmeden, içindeki boşluğunu da yanına alıp yorgun iç kırıklıklarıyla baş edebilmek istiyor. Ama ne gidebiliyor ne de kalabiliyor. Güzeldi yazınız. İçime döndüm bir ara. Selamlar, sevgiler...

Şükran Okyay 
 25.11.2011 11:05
Cevap :
Kendiliğinden gelmiyor hayat. Hep seçim yapmak zorunda insan. NE kötü... Hep bir şeyleri almak için bir şeyleri bırakmak zorunda kalmak. Güzeldi yorumunuz. Selamlar saygılar, sevgiler, tşk.ler.  25.11.2011 14:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 258
Toplam yorum
: 1531
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 383
Kayıt tarihi
: 16.05.08
 
 

Güzel sanatlar fakültesi Müzik bölümüne gitmeme rağmen, fakülte sonunda yıllardır yaptığım turizm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster