Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Kasım '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
98
 

Okunmaya değmez mi?

Okunmaya değmez mi?
 

Çalış çalış nereye kadar?

Günümüzün uyuşturucusu : İş hayatı.

Herkes deliler gibi çalışıyor.

Gün ışımadan sıcacık yataklardan kalkarak düşülen yollar...

Bilgisayar başında açma/poğaça/simit ile edilen kahvaltılar...

Yan masadakine duyurmadan yapılması asla mümkün olmayan, hiçbir özelliği kalmayan sözde “özel” konuşmalar...

Şeffaflık adına cam ofislerde çalışıyor, akvaryumdaki balıklara benziyoruz.

Hamile kaldığımızı önce kocamız, sonra amirimizle paylaşıyoruz.

Kime sorsan o toplantı senin bu toplantı benim koşturuyor. Herkes çok meşgul.

Az uyku, yoğun mesai saatleri bile yeterli değil işleri bitirebilmek için.

Tatillerde bile kulaklardan telefon, ellerden klavye düşmüyor...

Kimi patronundan dem vuruyor, kimi yapılan performans değerlendirmesinde hakkının nasıl “yenildiğinden”.

Sabah-akşam sıkış tepiş otobüslerde, ilerlemeyen trafikte boşa geçirilen sinir bozucu, bir o kadar da kayıp zamanlar...

Ayaküstü sigara molalarında, tuvaletlerde yapılan çekiştirmeler, çemkirmeler...

Nefret ettiklerimizin yüzüne gülümsemeler...

Okunmamış, cevaplanmayı bekleyen onlarca e-posta... Hazırlanması gereken sunum, aranması gereken insanlar...

Birbirinin aynı günler...

Duvardaki saate takılı gözler...

Buluşmak için zaman ayır(a)madığımız arkadaşlar...

Gelmesi istenmeyen pazartesiler, dört gözle beklenen cumalar...

Öğlene/akşama ama mutlaka gün sonuna kadar yetiştirilmesi gereken raporlar...

Peki farkında mısınız bilerek ya da bilmeyerek kendimizi tüm bu koşturmacayla uyuşturduğumuzun...

Kimi boş olduğu için işten eve dönmek istemiyor, kimi dolu olduğu için.

Kimi en yakınını toprağa gömmüş oluyor, kimi en sevdiğini kalbine.

Kimi çocuğun okul taksidini ödeyebilmek adına deli gibi çalışıyor, kimi ev taksidi için.

Kimine sorsan gözü yüksek mevkide, kimine sorsan parada...

Tüm bunlar bir kenara, belki en çok da kendi iç sesimizi duymamak için bunca yüklenmişizdir işe. Durup bir saniye bile soluklanmamak, kendimizi sorgulamamak hatta tabiri yerindeyse kendimizi unutmak içindir bunca koşturma; kim bilir...

Ve biliyor musunuz ki günümüzde çiftler, artık en çok tatilde boşanmaya karar veriyormuş.

Başbaşa kaldıkları, başlarını kuma (işe) gömüp birbirlerini görmezden gelemeyecekleri zaman.

Haydi kaldırın kafanızı işten güçten!

Çünkü geçen her gün, ömürden...

Ve biz, havuz/bahçe manzaralı birkaç metrekare daha büyük bir evde sevdiklerimizle oturabilmek için işyerinde, birkaç metrekarelik duvar manzaralı masalarımızda sevmediklerimizle dirsek çürütüyoruz.

Cemile Torun bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 231
Kayıt tarihi
: 11.01.08
 
 

Gebzede ikamet etmekteyim. Halkla ilişkiler okuyorum. Anadolu saglık merkezi hastanesi kurumsal i..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster