Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Eylül '17

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
110
 

Okurken Film İzliyor Hissine Kapılacağınız Bir Roman; Gamzeda

Okurken Film İzliyor Hissine Kapılacağınız Bir Roman; Gamzeda
 

Dört yıl aradan sonra yeni bir kitap ile tekrar okuyucunun karşısına çıkıyorum.

İçinde on dört öykünün olduğu ilk kitabım Adalar ve Kıtalar’ı 2009 yılında çıkarmış, dört yıl sonra bu sefer güncel bir araştırma kitabı olan 3 Temmuz ve Fenerbahçe İdeolojisi gelmişti.

Üçüncü kitap bir roman; Gamzeda

Kişi neden yazar?

Son yıllarda ilişkilerimde giderek daha fazla düşündüğümü, yorulduğumu, üzüldüğümü fark ediyorum. Beni tanıyanlar bilirler öyle herkesle dertleşen biri değilimdir. Çok yakınlarımın bile bilmediği sadece kendime ait sırlarım vardır. Sırlarım derken bunlar çoğunlukla da kişilerden kaynaklı hisler, hayal kırıklıklarıdır.

Kısa süre içinde kitabı okuyup düşüncelerini paylaşan bir arkadaşım; “herkesi anlamaya çalışmış, tüm kahramanlara iyi davranmışsın. Ama bu seni belli ki çok kırıyor” diye yorum yaptığında fark ettim yaşadığım ancak farkına bile varamadığım bu gerçeği.

Üzerine profesyonel iş hayatının yarattığı sıkıntılar eklendiğinde hayat gerçekten baş edilmesi güç bir mücadeleye dönüşüyor.

Tüm sorunlar benim üzerime geliyor demiyorum; biliyorum ki herkesin bir tragedyası var ve kendi menkıbesini yaşıyor.

Başıma gelen her ne ise mutlak surette nedenleri var ve bunları da çoğunlukla yaşadıktan sonra farkediyorum.

Farkındalık ister istemez daha derin bir sorgulamaya dönüşüyor.

Önce “neden bunu göremedim” diyorum peşinden de öğrenilmiş hayat tecrübesinin pratiğe yeniden adapte edilmesi meselesi kalıyor.

Kendimi tanıtmak için kurduğum en iyi cümle “yazarak düşünebilen biriyim” olmuştur.

İşte bunun için yazıyorum.

Kuşkusuz Gamzeda bir günlük ya da kendimi anlattığım bir kitap değil; belki hayatımın son yıllarında deneyebilirim ancak bu öyle bir roman değil.

Tamamen kurmaca; gençliklerini 1970, 80 ve 90’larda yaşamış üç kuşağın günümüzde aralarında ne tür ilişkiler kurduğunu anlatıyorum.

50’li yaşlardakilerin kaçmakta olan trenin son vagonuna nasıl tutunmaya çalıştığını, 40’lı yaşlardakilerin hem geçmiş hem güncelin arasında sıkışık kalmış olmanın verdiği çelişkilerini, 30’lu yaşlardakilerin önceki kuşakların hiçbir etkisinde kalmaksızın ve umursamaksızın hayat karşısındaki duruşlarını gösteriyorum.

Roman benim de içinde bulunduğum orta sınıfın sorunlarını, onların içinden çıkamayışlarını, çelişkilerini, zayıf ve güçlü yanlarını, yaşam biçimlerini, alışkanlıklarını, önyargılarını, saplantılarını, tutkularını, keyif alma tarzlarını sorguluyor.

Hızla ellisine yaklaşan mühendis Tayfun’un yirmi senelik evliliği yıpranmış hatta tükenmiştir. Karısı kendisini aldatmış ve peşinden de evden ayrılmıştır. Tam ne yapacağını şaşırmış bir şekilde oradan oraya sürüklendiği sırada Gamzeda ile tanışır.

Gamzeda, otuz yaşında hayatı gülerek ve eğlenerek yaşayan, Tayfun’un tüm alışkanlıklarının dışında genç bir kadındır. Kuşkusuz çevresinde de ona benzer arkadaşları vardır. Önce Tayfun’u bu çevrenin içine çeker bir taraftan da Tayfun’un yaşadığı yıkımın etkilerini azaltmaya çalışır.

Tayfun’un karısı onu kiminle aldatıyor, sonrasında ne tür gelişmeler yaşanıyor kitabın sürprizlerinden sadece biri…

Ülkemizin motor sanayi gücü artık inşaatlar; Tayfun mühendis, Gamzeda ve karısı Veda mimar, Gamzeda’nın babası elektrik mühendisidir ve inşaatlarda çalışmaktadır. Annesi öğretim görevlisidir. Roman işte bu kişilerin hayatlarındaki bir zaman diliminin hikayesini anlatıyor.

Tarihsel olarak 20 Eylül 2011 ile 12 Mayıs 2012 tarihleri içinde gelişiyor ve bitiyor. Kuşkusuz o tarihte Türkiye’nin içinde güncel olan ne varsa geri planda bunu da görüyoruz. Bu tarihlerin anlamını bilen hatta yaşamış okuyucu için anlatılan süreç kuşkusuz fazlasıyla ilginç gelecektir.

Bir başka kahraman, Gamzeda’nın yakın arkadaşı gazeteci Melih Arsun. O da 3 Temmuz ve Fenerbahçe’nin yaşadığı olayların içindeki haber boyutuna götürüyor bizi.

Okuyucumu bu romanda Melih Arsun ile tanıştırıyorum, bir sonraki eserin baş kahramanı olacaktır kendileri.

Evet… Aşk var, aşkın olduğu yerde duygu, duygunun peşinden de hüzün, hayal kırıklıkları var.

Arzular, tutkulu cinsel ilişkiler…

İnsan neden yalnız kalır? Kimlere sığınır ve ne şekilde karşılık görür?

Gerçekte ilişkileri nasıl yaşar?

Gamzeda’da hepsi var.

Okurken film izliyor hissine kapılmanızı istiyorum; bu nedenle de bir de Spotify listesi veriyorum.

Benden bu kadar, gerisi size kalmış.

Meraklısı için bir de küçük derdimi paylaşayım.

Kitabı yazmak mesele, onu bastırmak çok daha büyük sorun; ama aşılamayan en devasa olanı dağıtım. İnternet ortamında hemen her yerde var ancak kitapçılar çok satanlar dışındakilere yüz vermiyor. Israrla onlardan Gamzeda’yı istemeniz gerçekten önemli.

Gamzeda’yı seveceksiniz. 

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com

 

Nedim ÜSTÜN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1790
Toplam yorum
: 1997
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 1398
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster