Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Şubat '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
254
 

Okuyunca anlayacaksınız sevgili okurlar neler döndüğünü..

Okuyunca anlayacaksınız sevgili okurlar neler döndüğünü..
 

Peki, soruyorum şimdi..

"Madem terör meselesinin çözümü Abdullah Öcalan ile görüşmek ve onunla anlaşmaya bağlıydı, bugüne kadar neredeydiniz?" diye sormazlar mı adama?

Yok! soramazsınız..

'Tayyip Bey ne yaptıysa ve ne yaparsa uygun zamanda yaptı uygun zamanda yapar' anlayışı yüzde ellileri geçiyor bile..

1999 yılında Apo'yu ülkeye teslim eden kim?

Washington..

İdam yasasını anayasa işlevinden çıkartan kim?

Washington..

Oysa görünürde, gelişen olayların o dönemlerdeki hükümetler tarafından gerçekleştirildiği sanılır.

Hayır.!

'Tanrı istemezse yaprak düşmez miş' misali..

Washington istemedikçe tek bir yasa ne yürürlüğe konulabiliyor bu ülkede ne de yürürlükten çıkartılabiliyor..

Cumhuriyet tarihi boyunca hep böyle olmuştur..

12 Eylül öncesi sol örgütler oluşabilsin, terör olayları ile ülke kaosa sokulsun, ardından askeri darbe manifestosuyla 24 Ocak kararları yürürlüğe girebilsin diye merhum Ecevit'i anlamsız bir Kıbrıs savaşı sonrasında kahraman yapılarak başbakan koltuğuna oturtulmuştur Washington tarafından..

Burada sol örgütleri yermek adına yazıyor değilim.. Onların ilkeli duruşlarına, hayata dair bakışlarına her daim saygı duymuşumdur. (terör hariç)

Demirel'in serüvenine baktığımızda da durum farklı değildir.

Yine Washington projesi ile mehepeli-muhepeli Demirel'li hükümetler kurulur. (sözümona sol örgütlere karşı sağ örgütlere destek vermek adına)..

Vatandaştan oy alabilmek adına göstermelik fabrika ve benzeri temeller atılır o dönemlerde..

Sonralarında 'iki anahtar' yalan rüzgarlarıyla savruldu ülke..

Hep Süleyman, hep Süleyman..

Bugün farklı konjönktürde dir Türkiye ve dünya..

Hamaset üretimi ile kalkınabilir ancak ülke..

Buna kalkınmak mı demeli, kullanılmak mı?

ABD her dönemde ülkemizi kullanmıştır, kullanmaktadır çıkarı doğrultusunda..

Buna itiraz eden var mı?

Yok..

Kıbrıs savaşı, temel atma dönemleri, iki anahtar aldatmacası vb. hepsi birer Washington senaryoları olduğu gibi aynı zamanda yaptırım güncelerini belirleyen de Washington du.

Bugün yeni anayasa ile birlikte başkanlık sistemi ve eyalet formülleri için çalışmalar yapıyor Washington.

Terör örgütünün varlığını oluşturan ABD, inandırıcı olmamakla birlikte güya terörü sıfırlamaya destek vermektedir..

Dolayısı ile ömür boyu hapis cezasıyla hüküm giymiş terör örgütü lideri ile müzakere masasına oturtularak ülke prestijini zayıflatmaya çalışmaktadır Washington..

Peki 'analar ağlamasın' hamaseti ile ülkenin bu müzakereye tepkisi diner mi? sorusuna nasıl cevabınız olur?

'Dinmez' dediğinizi duyar gibiyim..

Yüzde elli olmasa bile, yüzde otuzbeş gibi müzakereye tepki göstermez, zira yüzde altmışbeş'e formül bulundu..

Altmışbeş yaş üstü vatandaşlara otobüs bedava..

Tıpkı 'iki anahtar' aldatmacası gibi..

Oysa, demokrasi ile yönetilen her ülkede benzer uygulamalar mevcut olmaktayken, malesef ülkemizde bu tür vatandaş hakları ancak önemli kararlarda gündeme getirilir ve uygulanır..

Altmışbeş yaş üstü uygulaması bir vatandaşlık hakkıdır!

Lütfedip verildiği sanılmasın sakın..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2212
Toplam yorum
: 1101
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 451
Kayıt tarihi
: 03.07.07
 
 

25.05.1960 doğumlu. Üniversite terk. Müzik, seyahat ve tiyatro sever. Antalya Devlet Tiyatrosu'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster