Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Temmuz '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
119
 

Öküz altında buzağı aramadan yaşamak

Öküz altında buzağı aramadan yaşamak
 

Aydınlığa Yürümek Varken


Yüreğini biraz parlatmaya bakıyor her şey,

Kara bulutlar çekilecek,

Kartallar, serçeler, güvercinler

Güneş, ay ve yıldızlar

Günün her saati gülümseyecek.

Ş.U.

Siyahla beyaz, geceyle gündüz, kötümserlikle iyimserlik, mutlulukla mutsuzluk arasındayız.

Yaşadığımız evrende pek çok şey karşıtlıklar üzerine kurulmuş, bunu anlarım. Evrenin bir parçası olan insanın da diğer varlıklardan ayrıcalıklı olduğunu, aklıyla diğerlerinin önüne geçtiğini, bilinçli tercihler yaparak aydınlığı, mutluluğu, iyiiği seçebileceğini kabul ederim.

Bu kabulüme rağmen bilirim ki, toplum olarak bizler beyazdan, gündüzden, iyimserlikten, mutluluktan yana duramıyoruz. Karanın, gecenin, kötümserliğin, mutsuzluğun pençesinde kıvranıp duruyoruz.  Geçtik onu, evrende dengede duran pek çok şeyin aksine siyahla beyazın tam ortasında bile değiliz.

Moralimiz çok iyi değil. Dünyaya, eşyaya, olaylara sevinçle, hoşgörüyle bakmasını bilmiyoruz.

Eksiklerimiz, komplekslerimiz, olumsuz önyargılarımız var. Pek çok konuda tatminsiziz. Birbirimizi gereksiz yere incitip duruyoruz. Çekememezliğe, kıskançlığa, hor görmeye kolaylıkla teslim oluyoruz.

Öküzün altında buzağı aramaktan hoşlanıyoruz.

Ne yazık ki çoğumuz böyleyiz.

Şu eksiği görmezden geleyim, bunu belki karşıdaki bilmeden yapıyordur, dur hele bir aslını  öğreneyim demiyoruz.

Tamam, yanlışını, hatasını, eksiğini yakaladım diyoruz. Olumsuza odaklanıyoruz. Bundan bir şey olmaz bak şu cümleyi kullandı, şu eylemi yaptı ya da yapmadı diyoruz.

Bu halimizi duruşumuza, yorumlarımıza, değerlendirmelerimize yansıtıyoruz.

İlk yazdığım "merhaba" başlıklı yazıma  aynı gün üç arkadaş yorum yapmıştı. Ben de onların o nazik jestlerini görüp sayfalarını açtım ve her birinin birer yazısına kendi pozitif yaklaşımımla yorumlar yaptım. Bunu yaparken niyetim teşekkür ederim, jestinizi gördüm mesajı vermekti. 

Eminim ki bu sayfalarda blok yazan arkadaşların çok büyük bir bölümü mükemmel şeyler yazıyor.

Eminim ki bu sayfalarda okunmaya, alkışlanmaya, desteklenmeye değer yüzlerce yazı var. Hepsini okumak, hepsine bir iki cümleyle de olsa katkı sağlamak isterim. Her birine "kutlarım, özgün bir yazı yazmış, güzel şeylere değinmişsin, ufkumu genişlettin, bana bir şeyler kattın" anlamında yorumlar yapmak isterim. Zaman içinde, olanaklar ölçüsünde bunu yapacağım da.

Bugün o birinci yazıma "hoşgeldiniz" yorumu yapan bir arkadaşımın "niçin hoşbulduk" demedin anlamında başka bir yorumu ile karşılaşınca bir anlamda şok oldum.

O arkadaş sayfasına yazmış olduğum yorumu bir kenara koyup benden ille "hoşbulduk" bekliyormuş. Bilemedim. Bilemediğim için de eleştirildim.

O eleştiri bu yazı için esin kaynağım oldu.

Benim kendi sayfasına gösterdiğim olumlu yaklaşımımı gözardı etmiş olması, ille de yorumuna bir yanıt istemesi, yanıt gelmeyince veryansın etmesi bana "öküzün altında buzağı arama" eğilimimizi masaya yatırma zamanı geldiğini düşündürdü.

Evet, paylaşalım. Birbirimizi farklı, aydınlık, yapıcı fikirlerimizle çoğaltalım. Ancak bunu yaparken ben şunu paylaştım, sen bunu paylaşmadın hesapları içine girmeyelim, sen - ben hesaplarında kaybolmayalım, bölünmeyelim, parçalanmayalım.

Hoşgörüyü, empatiyi elden bırakmayalım. Bu sayfalarda paylaşılanları okurken ne eksik bulabilirim, ne yanlış yakalayabilirim eğilimimizi bilinçli duruşlarımızla susturalım.

Dünya görüşlerimiz,inançlarımız, kültür düzeylerimiz, dünyayı, eşyayı, olayları anlama, yorumlama biçimlerimiz farklı olabilir. O farklılıklara takılıp kalmayalım. İlk yazımda ifade ettiğim gibi temel insanlık ekseninde el ele vermeye bakalım.

Bu dediklerimi anlayamıyorsak, yapamıyorsak, ille de o içimizdeki her şeyi eleştiren şımarık çocuğa teslim oluyorsak hiç olmazsa susalım.

Susalım ve öğrenelim.

Yazımın başında ifade ettiğim gibi insan aklımızla bilinçli olarak aydınlığı, yapmayı, onarmayı, paylaşmayı, yardımlaşmayı seçelim.

Bunu yaparken yalan, yanlış, bizi yanıltan inançlarımızı, eğilimlerimizi bir bir bulup yıkalım, onaralım, ıslah edelim. Yapan insanlara ulaşmamızı engelleyen her ne varsa aradan çıkarıp o bütünün bir parçası olmaya bakalım.

Çok samimi yazarlarımız var. Çok güzel yazılar var. Okuyalım ve çoğalalım.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 298
Toplam yorum
: 236
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 216
Kayıt tarihi
: 21.06.14
 
 

Yaşadığımız evrenin oldukça zengin bir yer olduğunun farkındayım.  Bu zenginliğin çok az bir kısm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster