Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mayıs '17

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
188
 

Okyanusta bir damlayım

Okyanusta bir damlayım.. Ne gören olur ne duyan. Sessizliğime insanın attığı çalım mıdır ? Hayata yön veren “insan” iken tabandan tavana ve tavandan tabana aktördürler. Kim kime, dum duma..

Akıl, düşünüyor olmaktan zıp zıp oynayıp duruyor kendi limanında, aydınlatmak için kendi türevini. Barikatlar her sebepten sıralanmış, en başta tabusundan sıyrılmak bir tarafa, tabusunu öz diye mıhlamış badigartlar. Sonraki barikat beni benden çok sayan , suyun bulanıklaşmasını engelleyen, “ben ne desem, o olur” diyen balinalar. Balinalar düzen sağlayıcılar, tabusunu mıhlamışların ciciliğinden memnun iken ,güvenliklerinden de sorumlu efendim.

Gömülüyorum an be an, çoğu defa zorunludur suskunluğum, pirince giderken bulgurdan olmayayım. Deneyimlendim… bulgurdan olmanın zorlukları öğretildi insandaşlarımca. Sahi , hayat bir deneyim midir yoksa deneyim dediğim şey, var olduğundan beridir birbirini yiyen, tamamlanmamış insan mıdır ? Birbirini kemiren evrimsiz varlık, doğayı,  evreni bozmakla da and içmiş sonrasında ise “Kader, Tanrı’dan “ diye suç ortağı bulmuş bin bir savunma mekanizması. Hala yetkinleşmemiş aklı farkında değildir bu türevin. Donkişotlar pankartlarını açmışlar, dertleri farklı, birbirinin karın ağrısından habersiz. Kimi kuyruk acIsı, kimi star olmak, kimi birikmiş nefretini başkalaştırarak kusmaktır bu kandırıkçının. Kimi kaymak yemek için türünü ezmektir, kimi o..  Kimi cinsellik avcılığının popülaritesinde süslü, çağdaş özgürlük palavrası ile .

Hayvanın gözünden insana bakılsa acep kim hayvan ? !

Meryem Kadıoğlu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Felsefî fikirler,insanın tence ve ruhça çırılçıplak yaratıldığını ileri sürer.Tıpkı hayvanlar gibi.Hayvanların gereksinimleri doğa içinde vardı ve doğanın şartlarına da uyumluydular.Ama insan zamanla hayvanî yanlarını bırakmak zorunda kaldı.Yiyecek aradı.soğuktan korunmak için örtünmek istedi.barınacak yer aradı.En sonunda da kendi türünden biriyle soyunu sürdürmek istedi.Sonrasında da hayvanları öldürdü ve doğasını tahrip etti.Zevkli ve sefalı bir ömrü sürdürmenin fatursını türdeşlerine kesti.Bunu da başkalarını ezme ve hakkını elinden alma,iyiliğin ve güzelliğin birliğinden ayrılmayla gerçekleştirdi.Güç ve itibar hastalığına yakalandı.Deniz diplerini,göğün derinliklerini keşfetti.Kuşlar gibi uçmayı becerdi.Yeryüzüne çok büyük nişaneler de bıraktı,ama üzerinden atamadığı hayvanî yanıyla yabanıl ve barbarlığını sürüdürüp sapıttı.Çağırmak istediği gerçeğe varamadan evrimleşmesini geçiktirip kendini dağıttı...Beğendiğim felsefi dillerden biriydi.Elinize sağlık Tuanna.Selam ve saygılar.

Abbas Oğuz 
 22.06.2017 0:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 106
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 144
Kayıt tarihi
: 22.04.16
 
 

Sorgulamakla meşgulum, her şeyi sorguluyorum. İzmir / Eğitim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster