Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ocak '11

 
Kategori
Ekolojik Yaşam
Okunma Sayısı
396
 

Olağan şüpheliler

Olağan şüpheliler
 

Yaşananlar karşısında her zaman birçok şüpheli vardır. Ama pek azı faildir.


İnsanoğlu çevresinde olup bitenler ile yakından ilgilenir gibi gözükse de aslında gerçekte durum pek de böyle değildir. Çoğumuz çevresinde yaşananların pek az bir kısmını görür. Hatta bazı olaylar vardır ki, hiç kimse görmez. İşte bu hiç kimsenin görmediği olayların failleri ortada yoktur. 

Deliller değerlendirilip bırakılan işaretlerden faillere ulaşılması ise hem uğraştırıcı hem de masraflı bir iştir. Adli olaylarda olduğu kadar güncel hayatın içerisinde, sıradan gibi görünen, sık-sık yaşadığımız birçok olay; ya arka planında yada sonrasında gelişen etkileri ile geleceğimizi değiştirir. Evet, değiştirir. 

Özellikle de kimyasallar ile en yakın olduğumuz; mutfak, banyo ve tuvalet gibi yerlerde yaptıklarımız çok etkilidir. Bizler bu ‘etkili’ davranışları yaparken şimdi bahsedeceğim sonuçları ile ilgili hiçbir kasıt gütmeyiz. Olay tamamen ‘tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet’ verme olarak açıklanabilir. Ölüm de nereden çıktı?! Diye düşünüyorsanız, cevap şu: Yaptıklarımızın sonucunda ortaya çıktı. Çıkmasa bile çıkma ihtimaline büyük bir katkı sağladı. Peki neler bunlar? 

Yemek hazırlamak için mutfakta olduğunuz sürede yaşanan bazı olaylar için fiziksel ve kimyasal olmak üzere iki tür etkiden söz edebiliriz. Üzerinde sebze, et yada ekmek doğradığımız tahtalar: Bu amaçla çarşı-pazardan aldığımız plastik, alüminyum, mermer yada ağaçtan yapılmış tablalar kullanırız. İşte bu tablalar, kesme işlemi sırasında aşınır. Buna sürtünme korozyonu da diyebiliriz. Ama bıçağın keskin kenarının güçlü kollarımız ile bastırarak yaptığı bu etki korozyonun çok ötesindedir. Ortaya çıkan küçük parçacıklar et, peynir ve sebze gibi ürünlere yapışır ve soframıza kadar gelen bir süreç yaşar. Bu ortamda oluşacak zararları azaltmak için kesme tablalarının (yada kütüklerinin) ağaçtan olması tercih edilmelidir. Ama ağaç kütükler bakteri üretebilir. Bunu telafi etmek için ağaç malzemeler kuru ve rahat hava alabileceği yerlerde tutulmalıdır. Plastik ve alüminyum tablalardan aşınan parçacıklar özellikle kızartma işleminde; yüksek ısı ve asitli ortamda pişirilen gıdanın içeriğindeki kimyasallar ile etkileşerek tehlikeli bileşiklere üretebilir. Mermer tablalar genelde sağlıklıdır. Ama renkli mermerlerde rastlanabilen metaller zararlı etkilere sebep olabilir. Özellikle Çin’den gelen mermerlere dikkat edilmelidir. (Mermer riski bu kadar da değil. Mutfak tezgahlarını hamur yoğurma, yufka açma, et ve sebzeleri kesme tablası gibi kullanmamalıyız.) 

Kasaplarda görmüşsünüzdür. Kasap, sopa gibi bir masat kullanarak elindeki bıçağı sürekli bileyip durur. Masatın pürüzlü sert yüzeyi körelen bıçağı keskin hale getirmek için aşındırır. Aşınma sonucu hem bıçaktan hem de masattan parçalar kopar. Bu parçalar bıçağın yüzeyinde tutunur ve kasap eti keserken hepsi etin kesilen yüzeyine silinir. Kasapların bileme işleminden sonra nemli kaba bir bez ile bıçağı silmesi çok önemlidir. Özellikle kasaplardan alış-veriş yaparken bu işlemin yapıldığına dikkat etmeliyiz. Yoksa; aşınan bıçağın üzerinden dökülen çelik, krom yada nikel partiküllerini et ile birlikte mideye indiririz. 

Metaller ile ilgili yakınlaşmalarımız bu kadarla kalmadı. Alüminyum gibi yumuşak metallerden yapılmış pişirme kapları ve tepsiler kullandığımızda kabın içerisinde kesme işlemi yapmamalıyız. Çorba yada süt gibi bir gıdayı kaynatırken; elimizdeki kaşıkla yada kepçe ile bastıra-bastıra karıştırdığımızda aslında uyguladığımız kuvvetin tümü tencerenin dibini kazımaya gidiyor. Varlığı tam bir skandal olan, (ama ekonomik sebeplerle göz yumulan) teflon tavalar için uyguladığımız hassas kullanım kuralları tüm metal ve plastik kaplar için geçerlidir. Kolumuzla verdiğimiz tüm kuvvet; kaşıkla tencere arasında, bir iki milimetrekarelik çok küçük bir alana baskı yapılmasına neden oluyor. Böylece iki metalin de yüzeylerinden çok küçük parçalar kopmasına sebep oluyoruz. İşte bu çok küçük parçalar; yediğimiz yiyecekler ile birlikte midemize gidiyor. (Teflon tavalarda da aynı dertten muzdaripiz!) 

Peki midemize giden küçük metal parçaları ne zarar verir ki?
Midede bulunan enzimler ve güçlü asitlerin etkisi ile besinler gibi çözünürler. Parçalanmış besinler ile kimyasal tepkimeye girerek büyük bir iyon çorbası halinde hazmedilmeyi beklerler. (En basit haliyle metal-oksit bileşikleri yada metal tuzları oluşturabilirler.) Bağırsaklardan geçemeyenler atılmayı başarırsa şanslıyız. Bağırsak iç duvarına yapışan parçacıklar hayat boyu risk altında yaşamamıza sebep olacak birer parazit gibi pusuda bekler. Ama emilmeyi başaran küçük bileşikler ise böbrek karaciğer yada başka dokularda tutulurlar. Unutulmaması gereken: Kanserli ilk hücremizi oluşturmak için, sağlıklı bir hücre DNA’sının bir-iki molekül tarafından tahrip edilmesi yeterli. Sonrası; sadece bir üreme safhası. 

Özellikle aşınmış kaplarınızı ve bıçaklarınızı elinize alın. İyice inceleyin, kontrol edin. Aşınmanın ne kadar büyük olduğunu görmeye çalışın. O anda o eşyanın üzerinden eksilen malzemenin büyük bir kısmını yediğinizi sakın unutmayın. Bana bir şey olmaz diyorsanız siz bilirsiniz. Ben sadece olağan şüphelinin sahip olduğu öldürme potansiyelini kurguladım. Tokmak sizde:
Ya keseceksiniz cezayı; bunları uzaklaştıracaksınız hayatınızdan.
Yada devam edeceksiniz kullanmaya; değerli ise hayatınızdan! 

Hep sevgi ile kalın. 

Murat SEVGİ
msevgi@mental.com.tr 

Resim:
http://www.facebook.com/album.php?aid=134790&id=679942416&l=33305e6cda (Milliyet blog galerisi) 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 369
Toplam yorum
: 214
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 1072
Kayıt tarihi
: 10.07.08
 
 

1969 doğumlu. Tasarımcı, endüstriyel otomasyon sistemleri için yazılım geliştiriyor. Yüksek öğren..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster