Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1717
 

Olası Türkiye-Suriye savaşında derin kuşkular!

Akçakale’ye net olarak kim veya kimler tarafından atıldığı belli olmayan ve 5 sivil yurttaşın yaşamına mal olan top mermisi uzun zamandan beri Türkiye ve Suriye arasında vuku bulacak muhtemel bir çatışmayı tetiklemeye yetti. 

Türkiye Akçakale olayına kadar birçoğumuzun aslında yabancısı olduğu lakin son zamanlarda başta Başbakan ve hükümet üyelerinin dillerinden düşürmedikleri “angajman kuralları gereği” anında ve misli ile karşılık verdi sınırımıza düşen top mermisine..

Öncelikle dilerseniz “angajman kuralları” nedir ona bir bakalım:“Angajman kuralları; ülkeye yönelecek her hangi bir dış tehdide karşı uygulanacak yaptırımın boyutlarını ve tehdidin niteliğine göre yapılacak karşı askeri müdahaleyi belirler. “

Akçakale olayı ve sonrasında yaşanan süreci düz mantıkla, yani iki komşu devletten birinin öteki komşunun hak ihlalinin sonucu gerçekleşen bir sıradan olaymış gibi algılamak mümkün mü acaba?

Kuşkusuz eğer Türkiye 26 Ocak 2011’den bu yana Suriye’de patlak veren isyan hareketine karşı ”tarafsız” kalsaydı, köklü komşuluk ilişkilerinin ötesinde  bir bakıma da akrabalık ilişkilerimizin olduğu komşumuzun iç işlerine müdahale etmek bir yana; komşuda yükselen bu yangının söndürülmesi adına dostça yardım eli uzatılsaydı Akçakale olayı ve sonrasında yaşananlar pek tabii olarak belki anlaşılabilir, komşudaki savaşla uzaktan-yakından hiçbir alakası olmayan bir ülkenin olağan reaksiyonu olarak görülebilir ve kabul edilebilirdi.

Suriye’de yaşanan savaşta tarafsız kalmayı beceremeyen ve Suriye rejimine karşı başkaldıran asilere her türlü desteği açık açık vermekten çekinmediği gibi uluslar arası arenada bu yönde en aktif ülke konumunda olan Türkiye’nin bu olayda “hüsnüniyetinden” acaba şüphe etmemek elde mi?

Bir ülke ile ilişkileriniz iyi olur- kötü olur, hele bu sizin en yakın komşunuz ise o Ülke’nin canını yakan, kentlerinde, kasabalarında ve köylerinde durmaksızın ölüm kusan, suçsuz ve zavallı insanları yüksek binaların tepesinden elleri, kolları bağlı halde büyük bir vahşet örneği sergileyerek aşağı atan gözü dönmüş canilere arka çıkarsanız ve bu çetelere bir de “özgürlük” nişanesi iliştirip adını  “Özgür Suriye Ordusu” koyarak işlenen bu cürümü kamufle edebilmeyi düşünürseniz sizin tarafsızlığınızdan, iyi niyetinizden ve de haklılığınızdan söz edilemez. İşte tam da bu noktada çok can yakıcı bir gerçek karşımıza çıkıyor, bizim “kahraman” dediklerimiz başkalarının “teröristi” oluyor, bu konuda kendince 30 yıldır muzdarip olan ve meramını uluslar arası kamuoyuna anlatmaya çalışan Türkiye büyük bir çelişkiye de düşmekten de kendini alamıyor aslında.

Elbette ki  Akçakale de yaşamını kaybeden yurttaşların hesabı sorulmalı ve bu noktada uluslar arası boyutta gereken ne ise yapılmalı.

Ama Suriye’den ülkemiz sınırları içine düşen top mermilerinin gerçekten de kim veya kimler ve de hangi niyetle atıldığı çok önemli ve bu konu ciddi şekilde araştırılmalı.

Hâlihazırda can derdine düşen Esad rejiminin Türkiye’yi karşısına alacak ne gücü ve ne de cesaretinin olması söz konusu değil, onun için Akçakale olayında Suriye devletinin bir kastının olması çok zayıf bir ihtimal olarak duruyor.

Peki, bu olayda kim neyi amaçlayabilir ve bu olayda kimin ne kazancı olabilir?

Suriye ve Türkiye arasında ajanlar savaşının yaşandığı, Türkiye’nin önümüzdeki süreçte başına büyük belalar açacağı düşünülen Suriye’deki Kürt Otonomisi ve son olarak Esad rejimine karşı aylardır savaşan ve başta Türkiye ve AB ülkelerinin desteğini arkasına aldığı halde bir türlü nihai sonuca varamayan  Özgür Suriye Ordusu’nun mevcut durumu dikkatleri bu önemli noktalara çekiyor.

1- Türkiye hemen dibindeki Kürt oluşumunu daha doğmadan acaba boğmanın hesabı içinde olabilir mi? Akçakale olayı bu anlamda  özellikle milliyetçi çevrelerin bir provokasyonu sonucu Türkiye’yi savaşın içine çekme oyununun bir parçası olabilir mi?

2- Esad’a karşı istediği başarıyı gösteremeyen Özgür Suriye Ordusu Türkiye’yi fiili olarak bu savaşın içine çekebilme hesabı yapıyor olabilir mi; nitekim Akçakale’ye düşen top mermisini kimlerin attığı hala bir muamma, Suriye ordusundan yığınla envanterin Özgür Suriye Ordusunca ele geçirildiğini düşünecek olursak bu noktada derin kuşkular karşımıza çıkıyor.

3- Bu olayda Türkiye ve Suriye savaşında en kazançlı çıkacak kimler diye kendimize soralım: İsrail ve PKK !

Evet ortalık toz duman ve bu toz duman içinde kimin neyi yaptığını ve yapmak istediğini de kestirmek doğrusu pekte kolay gözükmüyor!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 166
Toplam yorum
: 82
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 527
Kayıt tarihi
: 02.09.09
 
 

Batmanın Beşiri ilçesinde doğdum, Mersinde yaşıyorum, edebiyata ilgi duyuyorum, yerel ve ulusal d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster