Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Haziran '12

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
703
 

Old Boy/ İhtiyar Delikanlı, Chan-wook Park, 2003, Güney Kore, Dram, Gizem, Gerilim

Old Boy/ İhtiyar Delikanlı, Chan-wook Park, 2003, Güney Kore, Dram, Gizem, Gerilim
 

Old Boy


İntikam nedir? Bir 'intikam' nasıl alınır? İntikamcı kimdir? Bir intikamın sınırları nedir veya ne olmalıdır; dahası sınırı var mıdır? İntikam almak uğruna ne kadar ileri gidebilirsiniz? Old Boy'u seyretmeden önce, diyelim ki DVD'de seyrediyorsunuz ve DVDPlayer'a koydunuz filmi, geçtiniz TV karşısındaki rahat koltuğunuza ve kumandanın 'play' tuşuna basmak üzeresiniz; işte bu aşamada en az birkaç dakika yukarıda sorduğumuz sorulara kendinizce bir cevap vermeye çalışın, hatta mümkünse (filmden sonra tekrar sorgulamak için cevaplarınızı) bir kenara not edin! Sonra basın 'play' tuşuna ve Oh Dae-Su ile tanışın: Bütün cevaplarınızı alt-üst edecek olan adamla!
Daha filmin başında bir karakolda, sarhoş ve biraz da ipini koparmış bir halde sağa sola saldırırken görürüz Oh Dae-Su'yu. Karakola da aynı sebeple getirilmiştir ve bir kaç saat sonra arkadaşının ödediği kefaletle serbest bırakılır. Ama o gün küçük kızının doğumgünüdür  ve karakoldan çıkar çıkmaz bir telefon kulübesine girerek kızıyla konuşur, sonra telefonu arkadaşına vererek kulübeden çıkar ve... Ve bundan sonra Oh Dae-Su'nun 15 yıl sürecek olan tutsaklığı başlar. Hemen onun peşi sıra telefonu kapatarak kulübeden çıkan arkadaşı, Oh Dae-Su'nun kızına aldığı doğum günü hediyesi olan beyaz kanatlardan başka birşey bulamaz dışarda. Oh Dae-Su ise özel olarak hazırlanmış bir odaya kapatılmıştır ve odada televizyondan başka birşey yoktur. Televizyon sayesinde hem dışarda neler olduğunu takip edebilmekte hem de kapalı kaldığı zamanın farkına varabilmektedir. Bir de arada bir onu ziyarete gelen 'birileri' vardır, ama o bunun farkında değildir, çünkü gelenler üzerinde bir takım hipnotik işler çevirmektedirler. Televizyondan karısının da öldürüldüğünü öğrenen Oh Dae-Su, bunu kendisini oraya kapatanların yaptığını düşündüğünden yavaş yavaş kendini oraya hapsedenlere diş bilemeye ve kaçış yolları aramaya başlar. Kaçış konusunda pek başarılı olamaz ama, intikam alma konusunda ilerleme kaydeder: Çıplak yumruklarıyla duvarlarda antrenman yaparak demir gibi yumruklara sahip olur, ki ilerleyen sahnelerde bir apartman katı dolusu adamın üzerinde bunun ne gibi sonuçları olduğunu da görürüz. Oh Dae-Su yıllarca o odada kapalı tutulduktan sonra birgün, kaçırılmasından tam 15 yıl sonra birdenbire salıverilir. Bundan sonrası, ki filmin büyük bir bölümünü oluşturur, Oh Dae-Su'nun kendisini kaçıranlardan intikam almak için onları arayışının hikayesidir, ama Oh Dae-Su farkında olmasa da onu kaçıranlar bunu istemektedirler zaten. Bu şekliyle Old Boy 'intikam alan-intikam alınan' üzerine kurulu bir film gibi görülebilir, ama aslında bu aşama filmin en sert, şiddet dolu aşamasıdır ve bizi daha da sert, kimine göre iğrenç, kimine göre sapıkça, hatta bütün duygularımızı istismar etmek için özellikle kurgulanmış, insana duvara çarpmış veya Oh Dae-Su'nun yumruklarından birini yemiş hissi veren o 'çarpıcı/sarsıcı/hem rahatsız hem de şok edici' finaline götürecektir.
Finalde, o rahat koltuğumuzda bütün rahatımız kıçımıza kaçmış olarak otururken, intikam alan ve alınan birbirine girecek, hayatta herşeyin 'Game' misali bir oyun veya senaryo olabileceği, hatta yaşadıklarımızın bir kurgu olabileceği ihtimali beynimizi kurcalarken, Oh Dae-Su'nun yapamadığını yapıp dilimizi tutmayı öğreneceğiz.
Aynı zamanda aynı isimli manganın uyarlaması olan Old Boy, artık bilmeyenin/duymayanın kalmadığı Quinten Tarantino'nun çabaları sayesinde Cannes film festivalinde Büyük Ödül'ü almıştır. Yönetmenin intikam üçlemesinin, ki her biri benzer şekilde garip intikam şekilleri içerir, ikinci halkasıdır (merak edenler için diğer iki film “Sympathy for Mr. Vengeance” ve “Sympathy for Lady Vengeance”dır). Replikleriyle de bir çok sitede/forumda karşımıza çıkan Old Boy, beğeneni kadar beğenmeyeni de çok olan bir filmdir; ama unutmamak gerekir ki beğenmeyen kesim finalde karşılaştıkları şokun ahlaki boyutlarından rahatsız oldukları için beğenmezler. Dolayısıyla, eğer bir film bir şekilde izleyenleri rahat koltuklarında bile rahatsız ediyorsa, o iyi bir filmdir!
Son olarak, aslında film boyunca önemli olan, üzerinde düşünmemiz gereken bir tek nokta vardır; Woo-jin Lee'nin Oh Dae-Su'ya dediği gibi: "Asıl soru seni 15 yıl sonra neden serbest bıraktım?"...
Şimdi, bir kenara not ettiğiniz kendi 'intikam' cevaplarınızı yeniden gözden geçirin... Ve cevap verin: 'İntikam almak uğruna ne kadar ileri gidebilirsiniz?'...
Orhan Gencebay'ın da dediği gibi; "Dil yarası, en acı yara imiş...".
http://hayatinizboyuncaseyretmenizgereken.blogspot.com/2012/06/old-boy-ihtiyar-delikanl-chan-wook-park.html
 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

https://www.inploid.com/t/old-boy-sizce-dunyanin-en-iyi-filmlerinden-biri-olabilir-mi/?qref=single_dialog

pınarnur öz 
 16.03.2013 14:12
 

Dae-Su bana Dostoyevski romanlarından birinden çıkmış gibi gelmişti.Bence olağanüstü bir film. En başta hapis kaldığında kendiyle olan iç konuşmaları ve tepkilerinin gerçekliği beni çok etkilemişti. Ne kadar bekleyeceğini bilerek mi beklemek zordur yoksa bilmeden mi???

peruze ayhan 
 08.06.2012 16:26
 

Yıllar oldu bu filmi izleyeli benim için eşi benzeri olmayan bir yapıt. Sinemadan hoşlanan herkese de öneririm bu filmi izlemesini ama şu ana kadar izledim diyen çok az kişi duydum. Hollywood bu filme de el attı yeniden çekeceklerdi en son duyduğumda. İzlemedim, izlemeyeceğim. Gidin orjinalini izleyin. Filmin sonunda "Noluyo lan" diye kalıyorsunuz. Ben önerdiğim kimseye tek kelime anlatmam bu filmi siz baya anlatmışsınız ama ilk defa izleyen hiçbir kişinin sonunu tahmin edemeyeceği bir film. En çok güldüğüm sahneler de "yılların verdiği deneyim..." diye başlayan kavga ve tecavüz girişimi sahneleri :)

ukant 
 07.06.2012 13:37
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim. Evet, filmi biraz anlattım, ama sonuna dair hiçir şey anlatmadım (gerçi ipucu var yazıda ama faydası olacağını sanmıyorum, çünkü akla hayale gelmez bir finali var).  08.06.2012 0:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 101
Toplam yorum
: 53
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 414
Kayıt tarihi
: 07.04.09
 
 

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih- Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü mezunuyum. Yüksek lisans ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster