Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Şubat '18

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
119
 

Olduğum Gibi Görünmekten Korkmuyorum Çünkü…

Olduğum Gibi Görünmekten Korkmuyorum Çünkü…
 

*Bu yazım, 20.02.2018 tarihinde Muğla Yenigün gazetesinde yayınlanmıştır. 
 
Tagore’un “Ne Çıkar Ateşböceği Sansalar Bizi” şiirini çok seviyorum ve kendimizi bilme yolculuğunda hoş mesajlar verdiğini düşünüyorum. Bu hafta sizlerle, kendi yorumlarımı da katarak bu şiiri paylaşmak istiyorum. 
 
“Düşünüyorum da,
Sanırım en büyük korkumuz olduğumuz gibi görünmek.”
 
Daha başlarken Tagore en büyük korkumuzu çok yalın bir şekilde ifade ediyor.
Neden korkuyoruz olduğumuz gibi görünmekten, bu kadar korkutucuysa olduğumuz halimiz neden korkmayacağımız bir hale dönüşmüyoruz?
ve devam ediyor;
 
Yumuşacık kalbimizin fark edilmesi,
Naif yönlerimizin keşfedilmesi,
Cesaretsizliğimizin anlaşılması,
Korkularımızın paylaşılması
Sanki zarar göreceğimizin en büyük işareti.
Kabuklarımızın altında kendimizi saklamakta ne kadar da ustayız
Ve ne kadar güçlü korunuyoruz, kalkanlarımızın ardında 
Hissedilmeden, el değmeden, sevgimizi göstermeden
Deniz minareleri, midyeler, kirpiler ve kaplumbağalar gibi
 
Can alıcı soruyu haykırıyor Tagore:”Sahi koruyor mu bizi çatlamamış sert kabuk?”
 
Ne kadar korunabilir, ne kadar kendimizi saklayabiliriz ki, hem saklandığımızda daha mı mutlu oluyoruz ya da sahici bir mutluluğu tadıyor muyuz? Ve Tagore diyor ki;
 
“Kimse incitemiyor mu duygularımızı, inançlarımızı, benliğimizi?
Yoksa zarar mı veriyor bu ürkeklik, bu kabuk bize?
Hissettiklerimizi gölgeliyor, yansıtmıyor mu gerçek kimliğimizi?
Duygularımızı bastırıyor, el ele tutuşmamızı engelliyor mu?
Eğer bir yıldız gibi ışıl ışılsam ve bir yıldız kadar parlak
Ne çıkar ateşböceği sansalar beni?
Belki en hoyrat yürek bile ateşböceğinin 
O uçucu, masum, sevimli çocuksuluğuna el kaldırmaya kıyamaz?
Güçlü kapıların arkasına kilitlemesem kendimi,
Korkaklığımı, sevgi isteğimi
En insani yönlerimi kayıtsızca sunabilsem
Bu sert kabuğun ağırlığından kurtulup
Bir kuş gibi uçacağım özgürce.
Anlaşılacağım ve bir ayna gibi yansıyacağım karşımdakine.
O da çözülecek belki
Samimi ve güvenliksiz, silahsız biriyle göz göze gelince
Oysa bir görebilsek bunu
Kalmadı böyle insanlar demesek
Güven duygusuna bu kadar muhtaç olmasak
Kırılmaktan korkmasak.
Yaralansak
Ne olur bir darbe daha alsak
Yeniden açsak kendimizi, atabilsek kabuğu.
Denesek
Risk alsak
Yanılsak
Fark etmez
Tekrar, tekrar bıkmadan denesek”
 
Evet şiirin her bir dizesini sizlerle paylaşırken her bir dizenin kalbimi yeniden kuşattığını hissediyorum. Kendimizi göstermekten korktuğumuz, kabuğun arkasına saklandığımız zamanlarımız oluyor, mutlu olmuyoruz, eksik hissediyoruz. Ve kabuğumuzu kırma cesaretini gösterdiğimizde, tüm çıplaklığımızla kendimizi ortaya koyduğumuzda sonucundan bağımsız hissedilen o özgürlük hissi muhteşem. Kırılsak da yaralansak da aslında her seferinde sevme kapasitemiz genişliyor, farkındalığımız artıyor ve özümüze daha çok yakınlaşıyoruz.
Tagore devam etsin;
 
“Ve kucaklaşsak yeniden…
Tıpkı eskisi gibi
Ne olduğunu anlayamadığımız o 15 yıl öncesi gibi
O zaman fark edeceğiz
Ne kadar özlediğimizi birbirimizi
Neler biriktirdiğimizi
Kaybolan değerlerimizi ne kadar özlediğimizi
Beraber geldik beraber gidiyoruz oysa
Vakit az, paylaşmak, sarılmak için
Yaşadığımız coğrafya zor, şartları ağır
Yüreği daha fazla küstürmemek lazım
Sırtımızda ağır küfeler, her gün katlanan
Ve koşullar bir türlü düzelmeyen
Sevgiye çok ihtiyacımız var.
Ufukta kara bir kış görünüyor
Ancak birbirimize sokularak atlatırız o günleri
Kırın o sert, o ağır kabuklarınızı
Kurtulun bu yükten.
Korumuyor o kabuklar, aksine zarar veriyor bize
Yalnızlığa mahkum ediyor bizleri
Hem hepimiz bir yıldızız
Ne çıkar ateşböceği sansalar bizi”
 
Yüreklerimizi küstürmeyelim, sevgiyi hissetmekten ve hissettirmekten korkmayalım. Sevilmeyi beklemektense harekete geçelim SEVELİM.
Birilerinin bizim adımıza kabuğumuzu kırması, bizi saklandığımız yerden çıkarması mümkün değil. Ancak işaret edebilirler ama o işareti fark etmek ve adım atmak KENDİ işimiz...
 
Sevginin daima rehberimiz olması niyetiyle, iyi haftalar
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 102
Kayıt tarihi
: 01.10.16
 
 

Anlam odaklı yaşayan, hayatı sorgulayan ve değer veren, samimi, meraklı, ilgili, duyarlı, duygusa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster