Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ocak '09

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
330
 

Öldürülmek İstenenler Kadar Kıymetli Olmak

Öldürülmek İstenenler Kadar Kıymetli Olmak
 

Hiç öldürülmek istenenler kadar kıymetli olmayı istediniz mi? Kulağa biraz garip gelebilir. Neden öldürülmek isteneyim ve/veya öldürülmek istenenler nasıl kıymetli olur diye beyninizde soru işaretleri dönüp duruyor olabilir.

Konuyu biraz daha alana yayarsak sanırım daha iyi anlaşılabileceğim. Öldürülmek istenen kişiler iki gruba ayrılabilir. Zararlı öldürülmek istenenler, yararlı öldürülmek istenenler. Tabiki bu iki durum baktığınız ya da durduğunuz yere göre değişkenlik göstermektedir. Birine zararlı olan diğerine yararlı olabilir. Örnek olarak Adolf Hitler’i verebiliriz. Yahudiler’e, Ruslar’a ne kadar zararlı ve öldürülmesi o kadar yararlı olsa dahi, kendi locası için yararlı ve korunması gerekli bir kişiydi.

Bu kişi için ortak nokta bulmak imkansızdı. Ölürse bir kaos ortadan kalkacak, ölmezse bir kaos bir şekilde sürecekti. Bilindiği gibi Hitler öldürülmedi, intihar etti. Fakat o dönemde Hitler’i seve seve öldürecek binlerce kişi ve kurum bulmak mümkündü.

Bu çok ortada bir örnek oldu. Merkezi biraz daha küçültüp örnek olarak Uğur Mumcu’yu verelim. 24 Ocak 1993 günü Ankara’da bir suikaste kurban gitmişti. Mumcu 07 Ocak 1993 günü Cumhuriyet Gaztesindeki köşesinde Mossad ve Barzani başlıklı bir yazı yazıyor ve Mossad, Barzani ve CIA arasındaki ilişkilere değiniyordu. Yazısının sonunda şöyle birşey yazmıştı Mumcu;

<ı>Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD'ın Kürtler arasında? <ı>Yoksa CIA ve MOSSAD, antiemperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?”

08 Ocak 1993 tarihinde köşesinde yazdığı “Ultimatom” başlıklı yazısında ise yayınlayacağı kitabında İstihbarat Örgütleri ve bölücü Kürt milliyetçileri arasındaki bağlantıları açıklayacağını yazmıştı.

24 Ocak 1993 günü öldürülmeden önce polis-mafya-siyaset üçgenini araştırdığı söyleniyordu.

Şimdi birde bu boyuttan bakalım. Öldürülen bir kişi var elimizde, yazar, düşünür, aydın... Ve öldüren kişi veya kişiler. Öldüren kişiler için muhakkak zararlı biriymiş Uğur Mumcu, diğerleri için ise olabildiğince yararlı. Hitler örneğinden yola çıkarak bakıldığında Hitlerin yararlı ve zararlı oranı ile Uğur Mumcu’nun oranlarını mukayese etme imkanımız hiçbir şekilde olmuyor. Mumcu’nun yaptıkları, düşündükleri aydınlık ortamlar, temiz siyaset, temiz bir yaşam için çabaları kim ve kimler için zararlı görülebilir. Onu öldürülmek için kıymetli yapan zararlı yönü veya yönleri nelerdi öldüren için?

İki farklı örneğe baktığımızda öldürülmek istenecek kadar değerli olmanın anlamının gün geçtikçe değiştiğini görüyoruz. Oysa öldürülmek istenen kadar değerli olmak bir çok kötü şeye sahip olmaktır. Bazen faşizm, bazen savaş suçlusu, bazen, anti barış sempatizanlığı. Birde öldürülmek değil yüceltilmek istenenler vardır. Bunların sahip olduklarıda çoğunlukla; şöhret, bazen, servet, bazen sevgi, bazen bir ulus bilincine sahip olmak. Fakat işleyiş neredeyse hiçbir zaman doğru yürümediği için çoğu zaman terazisinin ağırlık tarafı büyük çoğunluğa göre yararlı olanlar öldürülüyor.

Kantarın topuzu şuursuzlaşmış, farklı ve anlaşılır kara politikalar oraklarını barış tarlalarında gezdiriyorlar. Bu politikalara sebep olan, oyunları yaratmasına yardımcı olan, onları içinde barındıran, oluşturan yine bunlara karşı olan halktır. Halk doğru tercihleri, doğru noktalarda kullanmadığı sürece daha çok Uğur Mumcu’lar aramızdan ayrılacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 99
Toplam yorum
: 89
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 2325
Kayıt tarihi
: 25.03.07
 
 

1977 yılında İstanbul'da doğdu, zamanının getirdiği bir çok avantajı değerlendirdi. Sokakta oynad..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster