Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Eylül '18

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
56
 

Olgular ve Saptamalar...

KORKU bir ruh hâlidir. İkide bir gidip gelen, bizi yakalayan, dengeleyen. Yüreklilik, büyük korkular önünde bilinçli olarak yaptığımız atılımlardır. Her şeyi göze almak; ölüme, türlü tehlikeye meydan okumak da yüreklilik sayılmıştır. Oysaki insana zarar veren, sonu insansızlaştırmaya çıkan bir duygu, insancıl sayılamaz...

* * *

Kimi bilim adamları aşkı, bağımlılık; kimisi de diğer bağımlılıklardan kaçarken yakalanılan yeni, değişik bir bağımlılık olarak yorumluyor. Hangi açıdan bakılırsa bakılsın; başlangıçta insanı mutlu eden, bazen anne ya da baba ile çocuk arasında bazen de sevgililer arasında hastalığa dönüşebilen, insana kaybetme duygusunu da yaşatan bir ruh hâlidir, aşk.

* * *

Günümüz gençliğinin çok büyük bölümünün, toplumun gidişi karşısındaki boşvermişliği hep bireyselcilik, bencillik diye niteleniyor. Toplum bir yana, kendi çevresini ilgilendiren sorunlara dahi aldırmayan bir gençliğe, bireyci ya da bencil demek sorunlu bir tutum. Gerçek bir bencil ya da bireyci, kendi çıkarına dokunulduğunda sessiz kalmaz. Demek ki karşı karşıya olduğumuz sorun, bireycilik ya da bencillik değil; birey olamamaktır.

* * *

Tabiatın insana oynadığı bir oyundur; kuzeyin insanının daha sert, soğuk ve karamsar; güneyin insanının daha şen, sıcak, coşkulu olması. Kuzeyliler, pek az güneş gören bir coğrafyada güç şartlarda elde ettikleri kazanımları daha tutkulu korumuştur. Kuzeylilerin sahip oldukları eşyaya ve düşünceye daha sadık olması/kalması böyle şekillenmiştir. Güneyliler ise hayat dolu, dinamik insanlardır. Kıvrak konuşmaları, şaşırtıcı zenginlikteki vücut dilleri de buna bir kanıt niteliğindedir.

* * *

Betonlaşan bir kentin insanlarının duyguları da betonlaşır. Her şeyin kesinleştiği ve kurallara döküldüğü bir yaşam sürüyoruz. Bu yaşamı, bu kadar net kılan “betonlaşmanın getirdiği keskin dönemeçler” olsa gerek. Bu dönemeçlerden geçebilmek için hepimiz beton kadar sağır, dilsiz ve sert olmaya çalışmıyor muyuz? Yüzlerimiz, sevinçlerimiz, hüzünlerimiz donuklaşıyor; beton rengine bürünüyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 384
Toplam yorum
: 95
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 72
Kayıt tarihi
: 18.05.16
 
 

Ben, Uludağ Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü mezunuyum. Şuan için öze..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster