Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Temmuz '11

 
Kategori
Magazin
Okunma Sayısı
4874
 

Olmadı Ali Taran!

Olmadı Ali Taran!
 

“Gelin hanıma tavsiyem sakın hasta olmasın ve benim rahatsızlığıma yakalanmasın” cümlelerini kurdu yaralı yüreği. Çoğumuz gazeteden, tv den takip ediyoruz olanı biteni. Ve haksızlıklar o kadar boyumuzu aşıyor ki, bazen okurken ya da izlerken yerimizde duramıyoruz. Sahibine duyuramayacağımız cümleler boğazımızda düğüm gibi kalıyor. Aşk’ a saygım sonsuz. Çünkü saygı duymayı ve özelliklede hak edene saygı göstermeyi severim. Ancak adaletsizliğe ve hiçbir canlının kendisi gibi biri tarafından acı çekip, kaderine mahkum edilmesine tahammül gösteremiyorum. 

 

Ali Taran’ ın eski eşi Selma Taran hastalığından ötürü terk edilen kadın konumunda. Şayet öyle değilse bile neden düzgün giden bir şey bu rahatsızlıktan sonra bozuldu? Hastalığın cinsiyet ayrımı yok! Sadece bayanın başına gelen bir şey değil. Hiç mi düşünülmüyor “ya yarın benim başıma gelirse?” diye. Yaşanmışlıklar ve emek bu kadar ucuz ve bir kalemde silinebilen bir şey mi? Yapılması gereken ayrılık niyeti bile varsa bu rahatsızlık sürecinde ağızdan çıkacak olumsuz cümleleri yutmak değil midir? 

 

Selma Taran; bir anne, bir eş, bir kadın ve ne olacağı belli olmayan bir hasta. Hepimiz bir gün engellide olabiliriz, uyandığımız sabaha görselliğimizi bozan bir yara ile uyanabiliriz. Ne malum yapacağı yeni evlilikten sonra Ali Taran’ ın bir hastalığa yakalanmayacağı? O zaman kendisi terk edilse karşı tarafa hak verecek mi? Hesabını bile soramaz! 

 

Sevgi güzel olanı sevmek mi? Evliliğe imza atarken “hastalıkta sağlıkta” dendiğinde duymazdan gelip mi imza atılıyor? Yada Ayşe Özyılmazel; yarın evlenecek olduğun adam ikinci kez “hastalıkta sağlıkta” diye söz verirken sen buna inanıyor olacak mısın? Ama ne var ki zaten sende bunu düşünecek olsaydın baştan o masaya oturma kararı almazdın. Yazık sadece yazık! Yaşanan mutlu anlara, verilen emeklere, yapılan fedakarlıklara yazık! Sevdiğini doyamadan kaybedip yıllarca yasını tutan insanlar tanıyorum. Gerçek sevgi kendini unutup karşındaki ile bir olmaktır. 

 

Gerçek sevgi, ayrı bedende tek yürek olmaktır. Gerçek sevgi iyi günü, kötü günü paylaşmaktır. Ve gerçek sevgi yanındakine eş, arkadaş, anne, baba, kardeş, evlat, dost olmaktır. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

orta yaşlarında, gücü yerinde, maddi imkanı iyi, çevresinde çekici / alımlı bayanlar olan bir erkek bazı ihtiyaçlarını evinde gideremiyorsa ne yapacak? ya evliya olacak, tutacak kandini, ya metres tutacak, ya da eşini boşayacak.. Modern hayat başka bir alternatif getiriyor mu? Ha, bana sorsa, derdim ki, bir takım ihtiyaçlarını gidermek uğruna o kadını üzme, hastalığına kötü etkisi olabilir, sonra kendini suçlarsın.. metres de tutma, günaha girme. Sabret, ecrini umarak sabret..

selami Korkmaz 
 07.07.2011 10:02
Cevap :
Selami Bey, Kaç kişi sizin gibi düşünebilir ki? Hastalığı tetiklermi, etkilermi hesabı yapılmadığı çok ortada. Dediğiniz gibi boşanmakta gayet normal. Ama saygı ve anlayış çerçevesinde olması yakışır. Teşekkür ederim düşüncenizi paylaştığınız için sevgiler  07.07.2011 12:57
 

Olaya sizin pencerenizden baktığımızda, haklısınız bir ajitasyon var. Ama Ali Taran kanserli eşinden daha önce de boşanmış ve sonra yine evlenmiş. Yani, bu ikinci boşanışı. Aralarında sevgi-saygı bittiyse, Aman, "Hasta karısını bıraktı." demesinler diye evliliğini sürdürmeli miydi? Ali, yaşını göstermeyen, çok akıllı ve başarılı bir erkek. Ayşe de genç ve çok güzel bir kadın ve günümüzde kadınlar aynı yaştaki bir erkekten en az on-on beş yaş daha olgunlar. O nedenle kendinden büyük erkeklerle evlenen kadınların sayısı arttı ya. Ayşe sakin ve huzurlu bir limana demir attı ve en az babası kadar mutlu olacağına inanıyorum. Ali de boşandığı eşine karşı yükümlülüklerini yerine getirmeye devam edecektir. Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 05.07.2011 6:40
Cevap :
Merhaba, Erkeklerin yaradılışı gereği geç olgunlaşan varlıklar olduğunu göz önünde bulundurursak yaş farkının kesinlikle sorun olmadığını düşünüyorum ve farkındaysanız ikisininde yaşından söz etmedim. İnsanların uç olmak adına birşeyleri abartmasına ve dejenerasyona tahammülüm yok. Bence de fizik olarak yakıştılar ona sözüm yok. Benim kaleme almak istediğim kaybetmeye başladığımız değerlerimizdi. Tabii ki beraberlik nasıl olağansa ayrılmak da o kadar normal. Ancak size çocuk vermiş, emek vermiş bir insanın acısına saygı duyarak olmalı herşey. İnsanların hayatında var olmuş kişileri yok saymasından yana değilim. sevgiler...  05.07.2011 8:42
 

Sadece bir örnek, kötülerden bir örnek. Sevmek yürek ister, yürekse cesaret. Cesaret yoksa bir yürekte eğer, sevmek boşmuş meğer... Sevgilerim seninle Mervecim.

Ay Şen 
 02.07.2011 3:58
Cevap :
Maalesef Ayşen Hanım. Bu olayları gördükçe inanç ve istek duygularımızı yitiriyoruz. Sevgiler...  02.07.2011 12:17
 

Neyi tartışıcaz ki kim ki bu zat ya da eşi olacak olan bayan kim bir yapımcı sayesinde medyatik olmuş geç gelen şöhretle birlikte e bide yaş olayını düşünürsek anoza ramak kala bi kişi acınası yazık bi durum da ... Demek ki neymiş şöhret ne yaşta gelirse gelsin baş döndürüyomuş ispatı da budur.. tencere kapak gibi bulduğu eş namzeti de buna kanıt... Her zaman ki gibi bu şöhretler alemine gülüyorum hayata tat katıyolar:)))) Hasta olan hanımefendi ye gelince allah şifa versin ilahi adaletini de mutlaka gecikmeden göstersin diyorum.

serap gokcel 
 01.07.2011 12:02
Cevap :
amin inşallah. Er yada geç yapılan bir haksızlık varsa cezalandırılır. Ancak bu biraz da insanların ders alma ve algılama yetisine bağlı.  02.07.2011 23:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 670
Toplam yorum
: 3226
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 1764
Kayıt tarihi
: 19.12.10
 
 

İstanbul doğumlu. Kuantum Yaşam Koçu. EFT, NLP, ETKİLİ İLETİŞİM, BEDEN DİLİ gibi bir çok konuda e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster