Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Haziran '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
933
 

Olmadı Tuncay Özkan...

Olmadı Tuncay Özkan...
 

32.günün konuğu Tuncay Özkan olduğunu duyunca 12.45 'e kadar bekledim. Kendi ağzından kendini dinlemek istiyordum. Kafamda inanmak istediklerimle, inandıklarımın, söylenenlerle, inkar edilenlerin açıklığa kavuşması gerekliydi. Nitekim öyle de oldu...

1- Tuncay Özkan 1 ay sonra gazeteci kimliğinden sıyrılıp, politikaya soyunuyor. Partinin tüzüğü hazır ismi ile birlikte 1 ay sonra açıklanacak. Hiç şaşırmadım. Bekliyordum. Miting meydanlarında ki söylemleri zaten bu sinyali vermişti. Etik olarak, bir gazetecinin taraf olmasını içime sindirememiştim.

2- Tuncay Özkan elinde Aydınlık dergisi her zamanki tavrı ile soruyor diğer konuklara; Abdullah Gül ile Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç İBDA-C nin müritleriymiş zamanında. Aydınlık dergisi yazmış işte. Neden Haşim Kılıç'ın avukatlığını yapıyorsunuz da vatandaş Tuncay'ın yapmıyorsunuz?

Yayın arasında hemen Haşim Kılıç'tan yazılı açıklama geliyor. O ben değilim. Olmadığım ispat edildi.

Adres veriyor üstelik. İstanbul'da ........ isimli şahısa ait bir suçlamadır diyerek. Tuncay Özkan hiçbirşey olmamaış gibi devam ediyor konuşmasına....

3- Parti tüzüğünden bazı açıklamalar yapıyor. Temelden değişimden yana. Anti kapitalistmisiniz diye soruyorlar? Cevap evet oluyor. Anti emperyalist misiniz?diyorlar. değilim. Emperyalist ülkelerin politikalarını beğenmiyorum diyor. Sermaye'ye hem taraf hem karşı olmak nasıl bir şey ben pek anlayamadım. Kendisi de zaten anlaşılamamaktan şikayetçi. Şu an Bush'un politikasını beğenmiyorum deyip kaçıveriyor. Bence Tuncay Özkan duymak istenilenleri söylüyor.

Ben ne ikna oldum ne de hakkında olumlu düşünebildim açıkçası. Bir gazetecinin sebep her ne olursa olsun sürekli -akçe- konuları ile gündeme gelmesi hoş değil.

Kelimelerle sürekli oynayıp demagoji yapması da yeni bir oluşum için ilk günden tehlikeli.

Dersini iyi çalışmadan -iddialarda- bulunması da çok çirkin. Bu gün konuk olduğu tv kanalının haber bülteninde, dün gece İBDA-C ci iddiasında bulunup sonra da "Ben bulunmuyorum. Aydınlık dergisi yazıyor" diyerek kaçak güreştiği iddianın gerçek muhatabı ile yapılan ropörtaj yayınlandı.

Yakışmadı Tuncay Özkan. Başlamadan bitirdiniz kendinizi. Siz ki gazetecilik mesleğinde yöneticiliğe kadar yükselmiş bir insansınız. Nasıl oluyorda bir dergide yayınlanan haberin kaynağını ve sonucunu araştırmadan -çamur at izi kalsın- misali kalkıp suçlama da bulunursunuz?

Son derece agresif tavırlar ve tartmadan konuşma uslûbunuz ile partiniz hasbelkader iktidar olacak olursa vay haline bu memleketin. Kavgadan bıkmışken çatışmanın içerisinde buluruz kendimizi.

Hırslarınızı kontrol edin. Liderlik vasıflarını beğenmediğiniz insanların tutum ve davranışlarını sergilemeyin. Sizce açıklama getirdiğiniz herşey, bizlerin kafasında soru işareti olarak kaldı bilginiz olsun....

Sevgilerimle.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Saygıdeğer arkadaşım; inanın bana Tuncay Özkan diğer liderlerin hiç birine benzemiyor. Belkide lider bile değil. Ama eminim iyi bir takım arkadaşı. Dostları için hırslarını ve gururunu bir kenara koyabilir( Ki kanal satışında da bu böyle olmuştur). Üslubunun acemice olduğu doğrudur; fakat hain ve namertce değildir. Bence katıldığı programda son derece acemi davranmasına karşın hepsine gereken cevabı verecek kadar alnı açık, yüzü paktır. Haşim kılıç ile ilgili iddianın da doğru olduğunu bugün ki Melih Aşık'ın köşe yazısını okursanız görürsünüz. Beni o programda asıl üzen CANIM ÜLKEMİN başına kimlerin geçmiş olduğunu görmektir. Huzur ve mutluluk diliyorum.

binnaz güngör 
 19.06.2008 1:49
 

Gerçekten de yakışmadı. Ne o her şey ben bilirim havaları ya ? Güzel bir yazı. Sevgiler...

Meftun DİNÇEL 
 18.06.2008 21:41
 

Yorumunuza katılıyorum danışmana sahip olmadan acemica politikaya atılmak işte böyle bir şey ama bu adamı hemen terketmek de doğru değil yaptığı doğruları da göz ardı etmemek gerekir diye düşünüyorum

Öcal Atmis 
 18.06.2008 9:54
Cevap :
Değerli paylaşımınız için teşekkür ediyorum Sayın Atmis. Ben bu Ülke'de 2 kişiyi siyasette hep görmek istedim Tuncay Özkan ve Sinan Aygün. "Biz kaç kişiyiz?" üyesi oldum. Ama , siyaset etiğine uymayan hiç bir lideri desteklemiyorum. Ülkeyi "Çamur at izi kalsın" söylemleriyle kaosa sürekleyenlere yada sürekleyecek olanlara destek olmuyorum. Hepimiz Atatürk'çüyüz. Nasıl ki bir dükkana girdiğimizde- Selamün Aleyküm- diyip dini gereksiz şekilde, yandaş bulma çabası ile istismar etmiyorsak, Atatürkçülüğün de istismar edilmesini onaylamıyorum. Bu Halk geçmişte ki örneklere de baktığımızda görüyoruz ki - söylenenin aksini yapmak- gibi bir psikolojiye sahip. Kenan Evren Turgut Sunalp dedi Turgut Özal geldi. Cumhuriyet mitingleri yapıldı AKP iktidar oldu. Korkarım yine aynısı olacak. Tuncay Özkan'ı şimdilik izlemeye aldım. Yanılmayı inanın çok istiyorum. Ama bir insan bu yaştan sonra kolay kolay değişmez. O nedenle de biraz umutsuzum. Sevgiyle kalın.  18.06.2008 11:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 348
Toplam yorum
: 959
Toplam mesaj
: 108
Ort. okunma sayısı
: 1308
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

İstanbul 25 Temmuz : /… İşletme tahsil ettim. Özel ilgi alanım olduğu için 2 yıl Psikoloji okudum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster