Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Kasım '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
4395
 

Olmasaydın olmazdık "şehadet"i tam bir "şirk" ifadesidir!

Olmasaydın olmazdık "şehadet"i  tam bir "şirk" ifadesidir!
 

internetten alınmıştır.


Mesele, şu siyasi parti, bu siyasit parti;  şu iktidar bu iktidar meseli olmaktan öteye geçiyor. Burada "iktidari" değil,tamamen "itikadi" bir sorun var:

Kişinin, hangi bilinç düzeyiyle söylüyor olursa olsun; Allah'tan gayri biri için, "olmasaydın olmazdım" diyerek varlığını onun varlığına endekslemesi açık bir şirktir.

Bu sözü sadece siyasi ve tarihi "Ata"sına değil, biyolojik babasına da söylese aslında aynı yanlışa düşmüş olur insan...

Şuurlu bir müminin, kendi öz babasına bile "olmasaydın olmazdım" demesi, bilirek/bilmeyerek Allah'a şirk koşmaktır. Neden?

Çünkü, sizin dünyaya gelmeniz babanız"ın, ananızın iradesi değildir; tamamen Allah'ın iradesidir. Nitekim Yüce Yaratan, Hz.Ademi ve Kuran'da yaratılışını açıkça Hz.Ademe benzettiği, Hz.İsa'yı "babasız" yaratmıştır.

Demek ki, Allah babasız ve annesiz de yaratabilmektedir. Öyleyse, "olmasaydın olmazdım" ifadesi hem varlığın mantığına terstir, hem de İslamın temel vahdaniyet inancına aykırıdır.

Son yıllarda, Atatürkçü, Kemalist kesimler çok keskinleştirildi. Bu keskinlik ne yazık ki, Atatürkçü olmak fikrini giderek "dine" dönüştürdü. 

Atatürk olmasaydı ile başlayan bu "şehadet", "olmasaydın olmazdık"a kadar getirildi... Ne yazık ki AKP karşıtlığından yeni bir "din" üretildi. http://blog.milliyet.com.tr/ataturk-olmasaydi----/Blog/?BlogNo=336772

Bunu daha önce yazmıştım; ilk ve en temel mücadelesini "şirke" karşı veren bir dinin mensupları, siyasetin rüzgarına kapılarak Mekke müşrikliğinin hızasına gelir oldular.

Bu noktada konuya bir açıklık getireyim; Bir insan Atatürk'ü kendine "tanrı" olarak seçebilir; kendini onun varlığına endeksleyebilir... Hatta, günde üç vakit Atatürk resim ve heykellerinin önüne geçim ona secde edebilir... Bu gerçekten de yeni bir din olabilir... Konumuz bunlar değil.

Konumuz, İslam inancına sahip insanların bu hataya düşü/rülü/yor olmasdır... Çünkü, bu dinin İslamla bir alakası olmaz... Bu dini, bu ülkede herkesin kabul etmesi dayatması da demokrasiyle bağdaşmaz...

"Olmasaydın olmazdım" mantığından gidersek, bir parça tarih bilenler bilir ki, eğer Doğu orduları komutanı Kazım Karabekir olmasaydı Mustafa Kemal  olmazdı... Mustafa Kemali tutuklama emri almış ordu komutanı, karşısına gelince "emrinizdeyim paşam" yerine, "tutuklusun paşa" deseydi, bugün sizin bildiğiniz Atatürk olmazdı!!...

Ama, bu mantık, Allah'ı ve onun her şeye hakim iradesini bilmemek ya da tanımamak sonucudur. Mutlak Kadir olan Allahı tanıyanlar böyle "olmasaydın...."lı başlayan saçma ifadeleri hiç bir "insan" için kurmazlar... İşin sırrı burasıdır.

Biz, bunu söylüyoruz ama Allah'a inanıyoruz, namazda kılıyoruz, oruç da tutuyoruz demenin fazla bir anlamı yok...

Unutmayalım, Mekkeli müşrikler de Allahı bilir ve Allaha inanırlardı... Ama, dünyevi işlerini "put"larından ister; onların iradesine teslim olurlardı... Sömürü çarkını "putlar" üzerine kurmuş bir "müşrik elit" takımı vardı... Gerisi ise saf ve samimi putperest müminlerdi!!

Günübirlik siyaset, insanların yaratılış gayesi olan "kulluk bilinçlerini" saptırmamalıdır. Zaman, Peygamberimiz (a.s) bildirdiği; mümin geceleyinin müşrik sabahladığı, müşrik sabahlayanın mümin gecelediği bir tuhaf zamandır...

Dikkat edin, esas olan  insanın "imanını" korumasıdır... Zerre miktarı bile olsa, bizi kurtaracak olan gerçek ve şirke bulaşmamış "Allah inancı"dır.

Gerisi dünyanın ve "dünyalıların" aldatmacasıdır!

Şirkin açığından da gizlisinden de insanın ve tüm kainatın yaratıcısı Kadir-i Mutlak Allah'a sığınırız! 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne kadar anlatsanız anlamazlar, gözleri vardır görmezler... Aslında mühür meselesi var. Kalpler mühürlü olunca 'Oraya' söz anlatmak imkansızdır... Atatürk sevgimiz var. Ama neden peygamber hatta 'Allah' sevgisinden yukarı çektirilmek isteniyor. Ben hatırlarım çocukluğumuzda okullarda 29 ekim ya da 10 kasımlarda ayakta tutulur, öğleye kadar dinlerdikte dinlerdik... Tamam 'Borçluyuz' Ama ne bitmez borçmuş... Bugün tapan da var mı bilmiyorum. Ama tapma derecesinde 'Atatürk'çülük var biliyorum... Gittiği yoldan giden yok, sadece heykelini dikiyorlar. Ülke müreffeh seviyeye çıksında istemiyorlar... Ben şimdi içimden geçenleri çekinerek yazıyorum, neden! Atamızın kurduğu 'Cumhürriyette' herkes dilediği gibi yaşamalı, söylemeli değil mi???

İbrahim ARSLAN 
 13.11.2013 14:07
Cevap :
Bir neslin, hatta bir kaç neslin yaşadıklarını özetlemişsiniz...Teşekkür ederim...Selamlarımla  13.11.2013 23:38
 

ali hocam ; sorun ne biiyormusun sen hayatini dini esaslara gore duzenliyebilirsin gayet normal ama baslarindan beklemen anormal! Birak herkes istedigi gibi ileri seysinde de oyle degil mi?

Newyorker 
 13.11.2013 2:43
Cevap :
Biz söyleyelim de gerisi elbette herkesin kendi bileceği iş...Leküm diniküm veliyedin...selamlar  13.11.2013 12:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1641
Toplam yorum
: 4248
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 793
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster