Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Eylül '07

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
684
 

Ölmeden evvel seyredin (7)

Ölmeden evvel seyredin (7)
 

BIG COUNTRY

İşte size destansı bir western daha.

Vahşi batıda bir büyük bir çiftlik. Birbirine düşman 2 aile. Gemi kaptanı Gregory Peck (James McKay, bir gezide tanıştığı sevgilisi ile evlenmek üzere kasabaya gelir. Sevgilisi Pat terrill uçarı, tam bir taşra kızıdır. Daha çok bir erkek gibi yetişmiştir. Çiftliğin kahyası Charlton heston (Steve Leech), Pat terril’i sevmektedir ve doğudan gelen bu yeni adama karşı içten içe düşmanlık beslemektedir. Başkan da bu evliliğe evet demektedir. Ancak bir gezi sırasında düşman aile Hannassey’lerin çocukları Jack ve Pat’i taciz ederler. Bu duruma kızan başkan 20 adamı ile birlikte Hannassey’lerin evini basar ve oradakileri döverler. Vahşi batının kanunudur bu dişe diş, kana kan. Ancak düşmanlığın ileri safhaya varması sebebiyle Jack McKay, çiftlikten uzaklaşır ve Pat Terril’in en yakın arkadaşı Julie ile yakınlaşır. Ondan 2 aile için kan davası olan büyük çamur arazini satın alır. Artık çatışma kaçınılmazdır. Jack McKay ile kim evlenecektir, Başkan ile Hannseseylerin babası Rufus arasındaki düello ne olacaktır, ve büyük çamurun sahibi kim olacak. Dahası Rufusun yontulmamış oğlu Buck’ın (Chuck Connors’un hakkından kim gelecektir.

Gregory Peck’in her zamanki gibi olağanüstü performans sergilediği bu destansı westeri kaçırmayın…..

Filmin Künyesi
Orijinal Adı : The Big Country
Tür : Western
Yönetmen : William Wyler
Oyuncular : Gregory Peck, Jan Simmons, Carroll Baker, Charlton Heston
Yapım : 1958 ABD
Süre : 165 dk.

Filmden bir sahne
Arazisine girilmiş ve oğulları dövülmü olan Hannaseylerin babası başkanın evini tek başına basar ve şu konuşmayı yapar.
“Bu sabah senin ve adamlarının evime yaptığı ziyareti iade ediyorum. Orada olup bir karşılama yapamadığım için özür dilerim. Burası güzel bir ev, Başkan Terrill.Beyefendi'nin evi. Üzerinizdekiler oldukça güzel giysiler. Buradakilerin bazılarını kandırmış olabilirsin ama görünüşünle beni kandıramazsın. Hannassey'ler gerçek bir beyefendi gördüklerinde anlar ve hayranlık duyar.Ve kokusunu duyduklarında bir kokarcayı hemen tanırlar. Buraya üç oğlumu ayakta duramayacak hale gelinceye kadar döven .20 cesur adamını şikayet etmek için gelmedim.Çünkü Büyük Çamur'u almaya çalıştığını biliyorum. Sığırlarımı sudan uzak tutmak için. Clem Maragon gibi bir beyefendinin torununu bu çatı altında görmek bana acı veriyor. Burada olma nedenimi söyleyeyim, Başkan Terrill. Atına atlayıp küstah bir şekilde arazime girdiğinde çocukları ve kadınları korkuttuğunda sanki sen kanunmuşsun ya da Tanrı'ymışsın gibi evime baskın yaptığında sana şunu söyleyeceğim. Tanrı'nın yaratmış olduğu her yaratığı gördüm. Ama senden daha kaba, daha kokuşmuş, ödlek, iki yüzlü birini görmedim! Birçoğunu yok edip kendine benzetebilirsin ama beni yok edemezsin. Ben kursağına yapışırım, Henry Terrill, ve beni asla tüküremezsin! Şimdi beni anladın mı? Arazime girip, adamlarımı son kez dövdün. Seni uyarıyorum. Bir daha Blanco Kanyonu'na adımını atarsan... ...bu bölge hiçbirimiz kalmayıncaya kadar kandan kıpkırmızı olur. Benim hayatım o kadar değerli değil. Bu yüzden başlamak istersen, al! (Tüfeği başkana atar)Yüzüne bakan birini vuramıyor musun? Senin için kolaylaştırayım. İşte sırtım!(Arkasını döner)” ve gider.

Başkan :
Pekâlâ! Çok cesur bir konuşmaydı. Kendini adamış bir düşmana, sadık bir dosttan daha fazla hayranlık duyarım.

Hannaseylerin babası Burl Ives bu rolü ile en iyi yardımcı erkek oscarını kazandı.

Bu filmi kaçırmayın derim.

Erhan IŞIK

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 38
Toplam yorum
: 39
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 6285
Kayıt tarihi
: 27.07.07
 
 

Sinema ile yıllardır amatör olarak uğraşıyorum. Uğraşıyorum dedi ise, sinemacı değilim. Daha çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster