Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Aralık '06

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1369
 

Ölmek için çok gencim, yaşamak için çok yaşlı...

Ölmek için çok gencim, yaşamak için çok yaşlı...
 

Bundan yıllar önceydi zaman geçtikçe dünyaya gelme zamanımın yaklaştığını hissediyordum ve bu benim korku kaynağım olmuştu çoğu zaman. Binbir kötülüğün hüküm sürdüğü, uçsuz bucaksız evrende çırılçıplak savaş açmam gerekebilirdi artık içinde yaşadığım su kütlesi değildi hayatımı sürdürmem gereken yer nice pisliğin yurdu, zehirin her şeklinin varlığını yaşattığı ortamdı yeni evim. Aslında bana soracak olsalar hiçde niyetim yoktu benim ama beni bekleyenlerin varlığından hep haberdardım özellikle yaşamam için gerekli olan tüm ihtiyaçlarımı karşılayan birinin olduğu duymuştum çoğu zaman.Benim için yaptığı fedakarlıkları hiçe sayamam tamam kabul ediyorum ama bu küçücük bedenimle her çirkinliğe karşı koymamı beklemesi de tamamen hataydı benim için.Orayı daha önce gören arkadaşlarımın anlattığına göre aslında benim düşündüğümden çok daha farklıydı dünyadaki yaşam.Ama her ne pahasına olursa olsun çıkmam gerektiğini bende biliyordum takvimler 1990'ı kasım ayının ortasına gelindiğinde artık içinde yaşadığım yer bana daha bir dar gelir oldu,daha önce hiç tanımadığım,sesini hiç duymadığım birinin bedeninden çıkıverdim dışarı.

Artık hayat benim öncesinden daha zor ama geçmişten daha anlamlıydı....

Ama sadece şunu hatırlıyorum kayde değer olarak dünyaya gittiğimde beni kimin koruyacağını sorduğumda bi melekten bahsetmişlerdi,bütün sorumluluğumun onda olduğunuda biliyordum,ismini sordum ama buna karşılık olarak bana verdikleri tek cevap benim ona anne diye hitap edeceğimdi.

Zaman git gide ilerledi,hayat bana beklemediğim anda kötü yüzünü hep gösterdi. İnsanların taktıkları maskelerin arkasındaki gerçek yüzü görebilmek için harcadığım zaman onların beni sırtımdam vurmak için harcadıkları çabayla eş değerdi. Sonra dünyadaki herkes gibi dünyavi güzelliklere,geçici heveslere kapılır oldum.Günübirlik yaşamaya,hakla haksızı karıştırmaya,kendimi bile unutmaya başladım.

Birgün arkama dönüp baktığımda öyle bir manzara gördüm ki hayatımı borçlu olduğum bir çift meleği bile silmiş hepsini hayatımın geri dönüşüm kutusundan bile silmişim. Onlara ulaşmanın imkansızlığını derinden hissettiğimde neleri kaybettiğimi çok iyi anlamıştım ama artık ne onlar vardı yanımda nede onların tanıdığı ben.....

İşte o anda hissettim ölümün soğuk tenimde bıraktığı etkiyi....

Hiçkimsenin cenazeme gelmediğini,ağlayan bir çift gözün bile olmadığını da hesaba katarsak hayatımın kocaman bir hiçten oluştuğunu farkettim, artık geri dönüşü olmayan bir yola doğru ilerliyordum ...

Herşey bitti derken yumuşacık bi sesle irkildim...

''Gülçin hadi kızım uyan!!!''

RÜYaymış benimkisi, ama kimbilir kimler gerçek hayatlarında yaşadılar bu rüyayı....

ÖLMEYİ ÖĞRNEDİĞİNDE YAŞAMAYI DA ÖĞRENİRSİN!!!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bu mesajdan da anlayacağın gibi seni takip ediyorum. çok güzel yazmışsın yine... aslında yorum yapmak istiyorum ama gecenin bir yarısı ne kadar doğru yorum yapabilirim bilmiyorum. şunu söyleyebilirim en azından: annem hep söyler; ben daha çok küçükken bile sürekli olarak büyümek istemediğimi ve annemin karnına geri dönmek istediğimi söylermişim :) daha o zamanlardan başıma nelerin geleceğini biliyormuşum gibi! :) şu an çocukluk işte ne saçma bir istek diyebilmeyi isterdim. oysa malesef ki bunu söyleyemiyorum ve hatta o küçük aklımla kurduğum bu cümlelere hak veriyorum. eh... gecenin bir yarısı benden bu kadar. bakma böyle dediğime, aslında ne doğarken ne de ölürken yalnız değiliz. doğarken bize can veren en kutsal varlık bizimle değil mi ve en azından cenazemiz de bir hoca bulunmayacak mı? :) hoşçakal ve umutla kal benim tatlı ve akıllı kardeşim...

Esmeralda esmer 
 21.12.2006 0:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1049
Kayıt tarihi
: 27.10.06
 
 

''Bir önyargıyı yok etmek, bir atomu parçalamaktan daha zordur" demiş deha Albert Einstein. 1990 doğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster