Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Temmuz '11

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
357
 

Ölmeye gelmek

Ölmeye gelmek
 

Fotoğraf 18/5/2009’da arasında çekildi. Erim tekerlekli sandalyeli Çoban Murat'ı çok sevmişti.


Ülkelerden birinde güzel bir kasaba varmış. Bir yanı deniz, ardı dağ. Birkaç yüz metrede bir denize kavuşan dereler bölermiş sokaklarını. Bilim insanları henüz üzerinde çalışmamışlar ama bu kasabanın sırtını dayadığı dağlardaki kuşun, kelebeğin, böceğin, ağacın, çiçeğin, çalının haddi hesabı yokmuş. Gün her keresinde farklı renklerle batarmış. Bulutların dansı görsel şölene dönüşürmüş. Huzur, bu kasabanın öbür adıymış. Öyle ki, emekliler yaşamlarının son demlerini geçirmek için özel olarak buraya yerleşirlermiş. Bu nedenle bu kasabanın mezarlıkları tezden dolar, hep yenileri açılırmış. 

Sonra ne olduysa mezarlıkların dolma hızı alışılmışın üstüne çıkmış. Belediyeler mezarlık yeri yetiştiremez olmuş. Hakkın rahmetine kavuşanların yaş ortalaması da gittikçe düşüyormuş. Ama bunlar yerli halktan insanlar değilmiş. Herkes “ne oluyor, bu insanlar neden ölüyor?” diye düşünmeye başlamış. 

Uzunca süren araştırmalardan sonra failin internette dolaşan bir elektronik posta mesajı olduğu anlaşılmış. Bu mesajı alanlar er ya da geç soluğu bu kasabada alıyormuş. Deprem görmüş kasabada çok sayıda boş sayfiye ev olduğundan barınma sorunu da yokmuş. 

Mesajın içeriği neymiş ki diyenleri fazla merakta bırakmayalım : 

Siz, sevgili ve saygıdeğer adaylar,

Aile, okul, devlet, düzen mağdurları,

Herkesin aslında tek bir tanrısı olduğunu, onun da para ve güç olduğunu görenler,

Siz alacağı birkaç fazla rahat nefes uğruna yakıp yıkan, yalayıp yutanlardan midesi kalkanlar,

Doğanın acımasızlığına dahi isyan eden anarşistler, kapitalizmin vahşetinin doğadan esinlendiğini görüp çaresizlikten kıvrananlar,

Siz yaşamanın oyalanmak olduğunu ve kendine bir yaşam oyuncağı bulamayanların itilip kakıldığını, sahiplenilmediğini farkedenler,

Siz en az onbeş yıl kallavi eğitim aldıktan sonra en verimli yıllarınızı iş dünyasına adayıp sonra paçavra gibi kenara atılanlar, geliri olmayan insanların yaşama hakkı da olmaması gerektiğini düşünenlerin çokluğundan boğulanlar,

Siz dürüstlüğün bir kandırmaca sözünden ibaret kalmasından rahatsız olup güven duygusu sıfıra yaklaşanlar, en büyük kazıkları en yakınlarından yiyenler,

İkiyüzlülükten sıtkı sıyrılanlar, yalancılığın renginden dolayı affedilemeyeceğini düşünenler,

Ailesi dahil tüm çevresinden hep “sevilmiyorsun” / “istenmiyorsun” / “işe yaramazsın” mesajı alanlar,

“Eksik olan yanlıştır” diyenler ve “ignoris pleasis” (cahillik mutluluktur) sözündeki derinliğe vakıf olanlar,

“Sevgi” ve “çıkar” sözlerinin maskeler ardında muadil kullanılmasından içi yananlar,

Siz! “Herşey kendi elimizde” safsatasıyla “örselenmiş bir çocuktum işte benim bütün hayatım” dizesi arasındaki çelişkiyi çözebilenler,

Depresyonun “iyi insan sendromu” olduğunu farketmesine karşın iyi insan olmaktan vazgeçemeyenler,

Siz adaletin ütopya olduğunu anlayan ve fakat adaleti öte dünyaya havale etmeyle de içi rahatlamayanlar,

Siz! Tüm bunları unutmak için alkole sığınanlar,

Siz! Tüm bunların bilincine varmış insan arayan ama bulamayan kalabalıklar içindeki yalnızlar,

Siz! Dünyaya gelmenin elimizde olmadığını bilen, ama terk-i alem etmenin irademiz dahilinde olduğuna inananlar,

Siz ölemediği için yaşayanlar,

Siz son umut mumunu da söndürmüş olanlar…

İyi bir haberim var!

Şirin mi şirin bir kasaba buldum. Bu kasabanın en önemli özelliği acısız ölüm olması. İstediğin takdirde huzurlu bir şekilde sonsuzluğa erişebiliyorsun.

Adres aşağıda.

İmza : Tecrübe

Yerli halk kasabalarının adının ÖLMEYE GİDİLECEK YER olmasından çok rahatsızmış ama göçün önüne kimse geçemiyormuş. Geçilebileceğine dair umutlar da azalmış, azalmış, azalmış, … , bitmiş. 

10/6/2009, Yalova 

-* 

Yedi ay önce geldiği Arslankent’te 8 Haziran 2009’da henüz 43 yaşındayken hayata gözlerini yuman, ekonomi mastırlı elektronik mühendisi, güzel insan, duyarlı yürek, dost Mitat Erim Duru’nun anısına saygıyla… Ebedi uykusunu Çitflikköy Mezarlığı’nda huzurla uyusun, umarım intikal ettiği yerde herşey gönlünce olur. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 647
Kayıt tarihi
: 03.07.11
 
 

Kırkaltı yaşındayım ama hala yirmilerimde sorduğum sorulara yanıt bulamadım. Mühendislik mezunuyu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster