Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ekim '20

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
76
 

Olmuyor Arkadaş Olmuyor

Olmuyor Arkadaş Olmuyor

 

Bir türlü şu Korona  virüsüyle baş edemiyoruz.

Koronayı yenmek için daha neler yapılır, neler söylenilir bilemiyorum!

Nedir bu vurdumduymazlık, nedir bu aymazlık!

Ne olanlardan ders alıyoruz. ne söylenenlere kulak asıyoruz, ne kurallara uyuyoruz

Hemen çoğu kişi, ailesinden, sevdiklerinden, arkadaş ve dostlarından ölenlere şahit olmuştur.

Evet, hayat devam ediyor, ama ölmemek ve ölümlerin müsebbibi olmamak adına, yapılması gerekenlere uymuyor ve sürekli dile getirilen tedbirleri takmıyoruz.

Halbuki öyle imkânsız şeyler de istenilmiyor bizlerden.

Hem kendimiz, hem çevremiz için hayati öneme haiz olan, elzem, makul ve mantıklı bir talep!

“Maske, mesafe ve hijyen.” (temizlik)

Uymuyoruz, uymayanları uyarmıyoruz, uyaramıyoruz, uyardıklarımızdan da olmadık

söylemler, azarlamalar işitiyoruz.

3’ü bir arada önlemlere uyanlar da yeterince usulüne uygun yerine getirmiyorlar.

Ya burnumuz açıkta, ya çenemiz açıkta, ya kola takılmakta, ya haberlerde gördüğümüz gibi topuğa vurmasın diye kullanılmakta, ya kolluk kuvvetleri görüldüğünde, çıkarılmak üzere cepte taşınmaktadır.

Yetkililerimizin dediği gibi, esas sıkıntı, tedbirlere uymada, uygulama sıkıntısı!

Uygulamada, kolluk kuvvetleriyle çeşitli ağız dalaşı ve münakaşalarına giren vatandaşlar, tedbirleri uygulamayı zorlaştırarak, hem kendilerini, hem de çevresindekileri sağlık açısından sıkıntı yaşatıyorlar.

Uyarma, para cezaları, hapis cezası bile bazı insanları huylarından vazgeçiremiyor.

Tedbirler uymak, insanlara saygılı olmak zorundayız.

Aksi takdirde mücadeleyi kaybedebiliriz, Allah korusun!

***

Maskeden para cezası kesilmiş, yatırmaya gidiyor.

Parayı veznelere yatırırken bile, maskesi takılı değil.

“Maske takmamaktan ceza yemişsiniz, yine de maske takmıyorsunuz!” diye uyarmaya kalkıyorsunuz,

Bağırıp çağırıyor, kendince onlarca bahane ve sebepler ileri sürüyor.

Kendince illa ki suçlayacak birilerini hedef gösteriyor.

Evde karantinaya giriyor, dışarıya çıkıyor, toplu taşıma araçlarına biniyor, kasaba, markete, lokantaya, fırına, hâsılı kalabalıklara girmekten çekinmiyor.

Ayan beyan belirtiler görülmesine rağmen, enfekte olduğunu bir türlü kabullenmiyor, farklı rahatsızlıkları olduğunda inat ediyor.

Görünen o ki salgının biteceği zor görünüyor.

Kurallara ve temizliğe uymakta inat edenler, başlarına geldiğinde artık iş işten geçmiş oluyor.

Mevsimsel değişiklerle farklı rahatsızlıkların ortaya çıktığı şu günlerde, belirtiler birbirine girmiş durumda.

Korona belirtilerinin olup olmadığı, ancak kişinin kendisinin bileceği ya da laboratuvar ortamında testler yapılarak tespit edilebileceğini artık insanların iyice kafalarına sokmaları gerekiyor.

Yoksa bu illetten kurtulmakta çok ama çok zorlanacağız.

Bu yolda sayısız insanımızı kaybettik, kaybediyoruz, kaybedeceğiz.

Olmuyor arkadaş olmuyor!

Bu Koronanın hakkından gelmek o kadar da zor değil aslında.

Yapılması gereken ve istenilen tek şey, “maske, mesafe ve hijyen”

O kadar!

 

Kerim BAYDAK

kbaydak61-artan@hotmail.com

 

 

 

ETEM SEVİK, ali açıköz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 927
Toplam yorum
: 121
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 209
Kayıt tarihi
: 06.11.12
 
 

Kerim BAYDAK 01.01.1961  ADIYAMAN  doğumlu.. 2003 yılında Anadolu Üniversitesi  İşletme Fakultesi İ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster