Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ocak '09

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
435
 

Ölü Bloglar

Ölü Bloglar
 

Öldürdüm, tüm bloglarımı

Üstüne de bir bardak su içtim.

Düne dair ne varsa paspasladım.

Ve yeni bir sayfa açtım geleceğe...

Bir de ne göreyim !

Benim ki; sadece bir düş veya fazteziymiş.

Bloglarım hortlamışlar. Tekrar yerlerine gelmişler, oturuyorlar, sanki hiç bir şey olmamış gibi, üstelik bir de sırıtıyorlar. Hortlaklardan da korkarım ya üstüme üstüme geliyorlar.

Ne yazsam, ne kursam yeniye dair, hep peşimdeler.

Bırakın peşimi, sizi boşadım diyorum yine olmuyor. Ben değiştim, sizi yazan ben değilim artık diyorum yine laf anlatamıyorum.

Evet bloglarımız artık anılaşıyor, anı oluyor. Yıllar sonra bir blogunuzu tekrar okuduktan sonra bunları ben mi yazmışım bile diyebiliyorsunuz. Bunların içinde beğenmediklerimizde oluyor. Ben neden böyle düşünmüşüm dediğimiz de oluyor.

Zaman zaman kızıp sildiğimiz bloglar ise öbür dünyadalar. Onlar belki de bizden hesap soracaklar. Ölmeyi haketmediklerini söyleyeceklerdir.

Bence öldürmeyelim bloglarımızı. Hiç değilse onları dinlendirmeye -taslağa- çekelim. Gün gelir ona haksızlık ettiğimizi anlarız belki de...

En başlarda belki de, blogların uzun soluklu olacağını düşünmüyorduk. Şimdi blog sayfalarında eskimeye başladık. Bu sayfalar sayesinde arkadaşlıklarımız, dostluklarımız ve yaşamın içinde olağan sayılan kırgınlıklarımız da oldu.

Bloglar,bize yeni bir yaşam kültürü ve iletişimi sağladı. Zaten yalnızdık, hiç değilse bu yalnızlığımızdan birazcık kurtulmuş olduk.

Son olarak diyeceğim, kızdığınız bloglarınızı öldürmeyin, bırakın onları dinlensinler. Onlar sizlerden bir parçadır, gün gelir size yol gösterirler.

Bol bloglu günler diliyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok eski yazdıklarımı, sararmış dosyasından çıkarırım bazen. Bakarım. Tarafsız bir gözle okurum.Ve ' Yahu bunları ben mi yazdım?' dediğim çok olmuştur. Yazıyı mükemmel bulmuşumdur.Aynısının daha üstününü yazabilir miyim diye de düşünmeden edemem her seferinde. Mesela, yazıyı yollamadan önce bir özet yazıyoruz ya. İşte oraya yazdığım yazı, özet olmasına rağmen, ana yazıdan daha kuvvetli olabiliyor. Bir de bu var. O çok eski yazıların kalitesi gibi şimdi yazamıyorum. Ama, şimdiki yazımın özetinde, harikalar doğuyor. Bunu anlayamıyorum. Başka bir misal. Bir yazıyı yazıp, bitirdiniz taslak olarak. Sonra işlerim dediniz. Bir zaman sonra aynı yazıyı ele aldığınızda, yazı yabancılaşıyor size. Neden? Taslak zamanındaki konsantre kayboluyor mu? Belki. Bazen şu da oluyor. Taslağı alıyorsunuz. Yazayım diyorsunuz klavyede. Ana temayı biliyorsunuz sadece.Taslağa bakmadan yazıp bitirmişiniz yazınızı.Böyle de oluyor.Yazılar, insanaın evladı gibi oluyor.herkesin yazısı,kıymetlidir. Selam ve sevgiler.

Muzaffer Cellek 
 20.01.2009 23:22
Cevap :
Muzaffer Bey Merhaba, Konuyu çok güzel özetlemişsiniz. Benim anlatmak istediklerimle tam örtüşüyor. Katkınızdan dolayı teşekkürler eder, sevgilerimle esenlikler dilerim.  21.01.2009 12:31
 

Gösterilen ilgi ve alakadan onur duyuyoruz elbette. Hele ki olumlu yönde yorumlananları ödüllü blog olarak algılıyor ve cici bloglar olarak en baş köşeye ayırıyoruz:-) Bir gün onlardan ayrılacağımızı düşünmek bile istemem Erdoğan bey, ben on punto olayı sonrasında yazılarımın ve yorumlarımın tamamını CD'ye kopyaladım bile:-) Herkese tavsiye ederim.Saygılarımla..

Arif ÖĞÜTÇÜ 
 20.01.2009 22:46
Cevap :
Arif Bey MERHABA, haklısınız, CD'ye de kopyalama işini düşünmek gerekir. YORUMUNUZ İÇİN TEŞEKKÜRLER EDER,ESENLİKLER DİLERİM.  21.01.2009 0:23
 

bloğu okuyorum ve kendi kendime hayret ediyorum. Tekrar aynı duygaları yaşayıp; yazıya dökmek inanın mümkün olmuyor. O gün, o saat, o saniye ilham ya da esinleme sonuca yazılmış olanların tekrar yazılması mümkün değildir. Silmek o günkü, o saatki, o saniyeki duygularının yansımasına ihanet olmaz mı? Bal gibi olur! Onun için onları silmeyelim ve anılarımızın en müstesna yerinde ikamet ettirelim...Uzuncu bir yorum oldu Sevgili Öğretmenim! Umarım sıkılmadınız...Teşekkürler...Selamlar...

Ömer ÖZDAMAR 
 20.01.2009 21:41
Cevap :
Ömer Bey Merhaba, Bu yazıyı yazmamdaki ilham kaynağıda sizin anlattıklarınıza benziyor. Bir yıl önce yazıp da yayına vermediğim hiç bakmadığım bir yazıma baktığım zaman ben de sizin gibi aynı duygulara kapıldım. Bloglar taslak olarak da olsa yerinde durmalıdır diyorum. Seçim çalışmalarınız iyi gidiyordur umarım. Teşekkür eder sevgilerimle esenlikler dilerim.  20.01.2009 21:53
 

Ben de alıştım Ağabey! Sorma nasıl diye!!!

Ahmet Balcı 
 20.01.2009 21:19
Cevap :
Merhaba, hiç sorma çocukluğumuzu korkular içinde geçirdik. Köyümüzde biri öldüğü zaman korkumuzdan akşamları bir hafta dışarı çıkamazdık... Blogların hortlağından adama zarar gelmez. Teşekkür eder, sevgilerimle esenlikler dilerim.  20.01.2009 21:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1404
Toplam yorum
: 1906
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1033
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster