Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ağustos '19

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
25
 

Ölü Kadınlar Korosu

İnsanlığını yitiren insan müsveddelerinin, vahşice öldürdüğü kadınların, sessiz çığlıklarını örttü toprak. Çocuğuna hasret anaların, gençliğine doyamayan kızların, hayatlarının baharında toprak olan bedenlerin canları yanmıyor artık ama ruhları da huzur bulamıyor ne yazık!

Bir ağıt yükseliyor bugün Anadolu’nun bağrından… Ve her gün yeni bir yürek susuyor adını ölü kadınlar korosuna yazdırarak!

Biz mi? Bizse ahlanıp vahlanmaktan, sosyal medya hesaplarından aparıp köpürmekten herkes gibi beylik lafları etmekten öte bir şey yapamıyoruz hâlâ!

Kadın çiçektir, kadın melektir, kadın şudur budur…

Kimse kadın İNSAN’dır demiyor. Yok, arkadaş, kadın çiçek miçek değil, kadın insandır! Şunu önce bir kafanıza kazıyın!

Neden erkek şudur, budur denmiyor da kadına bir şeyler yakıştırılmaya çalışılıyor ? Önce beyinlerinize işlenen o taş devrinden kalma köhne düşünceleri temizleyerek başlayın işe.

Kadın hakları, çocuk hakları falan filan… Yok! Hepsi bir yana İNSAN HAKLARI var. Erkek hakları diye ayrı bir başlık var mı? Neden ayrıştırıp ötekileştiriyorsunuz kadınları?

Hepimiz, bu dünyaya gelmiş insanlarız. Mutlaka yaratılışımızdan kaynaklı farklı fiziksel, düşünsel, duygusal yanlarımız var ama hepimizi tüm bu özelliklerimizin ötesinde birleştiren, insan olma özelliğinde buluşturan ortak bir noktamız var. Eşit yaratıldık. Kimsenin kimseye bir üstünlüğü yok. Yok, kadın olmazsa erkek olmaz; yok, erkek olmazsa kadın olmaz. Bırakın bu polemikleri.

Okumuyor musunuz kardeşim? Kimse tek başına değil bu dünyada. Yaratılmış herkesin her nesnenin bir sebebi var bu dünyada dengeleri sağlayan. Arı nesli tükenirse bu dünyanın sonu gelir.  Kadın ya da erkek neslinin biri olmazsa da insan neslinin sonu gelir. Üreme olamayacağı için tabii. İkisi eşit ölçüde önemlidir yani.

Erkekler, yıllardır güç gösterisi ile payelenmeye çalıştıkları üstün varlık olma özelliklerini bir an önce bir kenara bırakmazlarsa sanırım insan neslinin sonu gelecek. Çünkü bir süre sonra tüm kadınlar Amozon kadınlarının ruhuna bürünerek erkeksiz bir yaşamı seçecek.

Ama şunu da inkâr edemeyiz, bu erkekleri yetiştiren cahil annelerin de en az onlar kadar suçu var bu işte. O yüzden, kadınlar daha çok eğitilmeli derim hep. “Aman o erkek, ilerde karısı yapar, aman kız kardeşin yapsın sen yapma, sen erkeksin bırak yapma!” diye diye yetiştirdikleri sanat şaheserlerine (!) dönüp bakmaktan bile aciz kadınlar yok değil aramızda.

Öyle “İğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batır”arak başlamak lazım. Hani psikologların dediği gibi çocukluğuna inmek,  geçmişe dönmek lazım! Bu yetişen “kro, maganda” diye tabir edilen erkek müsveddeleri, aşırı şişirilmiş egolarıyla piyasaya çıktıklarında kendilerini üstün varlık zannederek dolaşmaya başlayınca, her hakka sahip olduklarını düşünerek ahkâm kesmeye başlıyorlar işte böyle ortalıkta.

Eskiden, sobaya odun atarken büyüklerimiz, odun tenekesinin kenarına odunu iyice çarptıktan sonra odunu sobaya atardı. Bunun nedeni toz dökmem falan değildi. Nedeni, üzerinde böcek filan varsa düşsün, sobada yanarak ölmesin diye idi. O günkü zihniyetten bugün kadınların canına kıyan bir zihniyete nasıl gelindiğini düşününce korkuyor ve tabii üzülüyor insan.

Allah’ın verdiği canı Allah’tan başkası alamazdı hani? Hani inançlı, dindar bir nesildik biz? Ne oldu? İnsanlar, bu sahte Müslümanlar yüzünden dinden soğudu!

“Adamı bu duruma getirecek kim bilir ne yapmıştır kadın?” savunması inanılmaz bir bencillik, aymazlık ve cehalet değil midir? Sosyal medya paylaşımlarını okurken dehşete düşmemek elde değil. Yani bir cinayeti haklı görecek bir savunma olabilir mi? Aklım havsalam almıyor. Korkunç bir Orta Çağ zihniyetine geri dönüş yapmanın ürküntüsüyle bakıyorum yazılanlara!

Kimse, kimsenin malı değildir bu dünyada! İnsan, alınıp satılan bir varlık olmaktan köleliğin sona ermesiyle yüzyıllar önce çıktı. Kadını metalaştırıp kendi malı gibi gören erkekler, cahiliye döneminden kalma yobaz, karaktersiz mahlûklardan öte bir şey olamaz. İnsan, zaten olmaz!

Kadına şiddetin, cinayetin hiçbir mazereti, hafifletici sebebi affı yoktur, olmamalıdır! Bir insanın canına kast eden, zarar veren herkes hak ettiği cezaya çarptırılmalıdır!

Bozulan toplum psikolojisini onarmak için devlet büyüklerinin sadece kadın sığınma evleri değil, İNSAN ISLAH EVLERİ kurmaları ve burada psikolojisi bozuk, dengesiz insanları acilen tedavi etmeleri lazım. Kadınları bir yere kapatıp korumaya çalışmak yerine onlara kast eden, etmeye çalışan erkekleri rehabilite ederek ıslah etmeleri çok daha önemli bence. Yani kadını dişi değil, kişi olarak görecek erkeklere ihtiyaç var.

Hiçbir evlilikte kadının, kocasını düzeltmek, iyileştirmek, dadılık yapmak gibi bir görevi yoktur. Evlilikleri kutsal yapan, karı kocanın birbirine karşılıklı olarak duyduğu saygı, sevgi, hoşgörü ve anlayıştır. Bunlar yoksa kutsanmış bir evlilik de yoktur!

Kutsal olan, Allah’ın herkese ayrı ayrı bahşettiği yaşam hakkıdır. Hayattır. Bunu da dünyada hiç kimsenin bir diğerinin elinden almaya hakkı yoktur olamaz. Evlikte hayatından memnun olmayan çekip gider. Hepsi bu, ötesi yok!

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 47
Kayıt tarihi
: 13.02.14
 
 

Eğitimci, Edebiyatçı, ''Sera Hatun'',''Aldatmaca'',''Handan Makamı'' ve ''Askıda Terapi Var'' adl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster