Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mayıs '16

 
Kategori
Gelenekler
Okunma Sayısı
73
 

Ölü ozanlarımızı anarken

Ölü ozanlarımızı anarken
 

Onları unutmayalım, unutturmayalım.


Tarih bize yalnız ders vermez. Duruma göre eski acıları, eski coşkuları yaşamamızı da sağlar.

Bu akşam internet üzerinden rahmetli halk ozanlarımız Aşık Mahzuni Şerif ile Aşık Murat Çobanoğlu'nun İbrahim Tatlıses'in konuğu oldukları "İbo Show" programını izlerken düşünüyorum bunu.

Üniversite öğrencisi olduğum yıllarda Aşık Mahzuni Şerif genç bir ozandı. O zamanlar ülkemizde siyasal hareketlenmeler vardı ve o kesimlerden biri Mahzuni'nin yeni eserlerinin çıkmasını dört gözle beklerdi.

Mahzuni Şerif yoksul halk tabakalarının çoğu kimse tarafından bilinmeyen hallerini "on beş nüfus aç yatar bir odada / bir metrelik yerimiz yok hiç bizim" tarzı dizelerle seslendirip nispeten daha iyi koşullarda yaşayanlara kalabalık halk tabakalarının hallerini anlatıyordu.

Sonraki yıllarda seçme türküleri ülkemizin seçme sanatçıları tarafından da seslendirildi. İzlediğim İbo Show programının sunucusu İbrahim Tatlıses'de bu güzel türküleri okuyan sanatçılarımızdandı.  

Aşık Murat Çobanoğlu da kendi döneminde kesinlikle bir efsaneydi.

Kars ilimizin bu boylu, boslu yakışıklı delikanlısının davudi bir sesi ve güçlü bir de sazı vardı.

O dönemde siyasete bulaşmadan halkın temel sorunlarını dile getiren, halkın hallerini, özlemlerini, sevinçlerini, acıların en anlaşılır dille insanların gönül tellerini titreterek dile getiren, Aşık Mahzuni Şerif gibi kitleleri ardı sıra sürükleyen bir halk ozanıydı.

Yaşadığı dönemde çok sağlıklı gözlemler yapan Murat Çobanoğlu geçim kaygısıyla Almanya'ya giden insanların ve ailelerinin yaşadıkları acıları dile getirdi. Kiziroğlu Mustafa Bey türküsü ile Köroğlu zamanında yaşamış bir başka yiğidi gündeme taşıdı. Ülkenin her tarafında çok sayıda hayranı vardı.  

Program akışı içinde el ele, gönül gönüle veren halk ozanları İbrahim Tatlıses ile birlikte birlik, kardeşlik mesajları vererek Alevisiyle, Sünnisiyle, Doğulusuyla, Batılısıyla, Türk'üyle, Kürt'üyle aynı ülkenin yurttaşları olduğunu vurguluyorlar.

Bu aklıma yine vaktiyle Ülke TV ekranlarında yayınlanan ve kendisi de saz ve söz ustası olan Bayram Bilge Tokel'in sunuculuğunu yaptığı mükemmel bir başka yapımı, "Salkım Söğüt" programını getirdi.

O programların çoğuna da internet üzerinden ulaşmak mümkün.

Programın bir bölümünde de yine Kahramanmaraş'lı  Alevi Halk Ozanımız Aşık Mahzuni Şerif ile Sünni hemşerisi ve edebiyatımıza çok kıymetli eserler kazandırmış şairimiz Abdurrahim Karakoç'u izlemiştim. Birbirlerine saygı, sevgi gösteren bu insanlara o tavırları ile bir kez daha hayranlık duymuştum.

Abdurrahim Karakoç sonraki zamanlarda yüzlerce başka çok önemli şiirinin yanında Musa Eroğlu, İbrahim Tatlıses ve daha pek çok sanatçımız tarafından türkü halinde okunan ve çoğu kimse tarafından şairimizin tanınmasına neden olan "Mihriban" adlı eseriyle gönüllere taht kurmuştu.

Abdurrahim Karakoç - Mahzuni Şerif ikilisi de o programlarda barış ve kardeşlik mesajları vermişlerdi.

Şimdi artık Mahzuni Şerif de, Abdurrahim Karakoç'da, Murat Çobanoğlu'da yaşamıyorlar. Değişen zaman ve koşullar o halkın bağrından tertemiz su gibi kaynayan ozanların çalışmalarını gözden gönülden uzaklaştırdı.  Eskiler unuttu; pop kültürüne kapılmış yeni nesiller de onları tanımadı.  

Kendi dönemlerinde adları onlarla birlikte anılan, şu an çoğu aramızda olmayan başka önemli ozanlarımız da hak ettikleri ölçüde gündemde değiller.

Söz buraya gelmişken Van Depremi sürecinde bir süre konuk olduğumuz Erzurum'un güzel sözlü, güzel yürekli halk ozanlarını da izleme şansı bulduğumu ifade etmek isterim.

Onlar kurdukları iki derneğin çatısı altında bir anlamda var olma mücadelesi veriyorlardı. İlgili kurum ve kuruluşların desteğine ciddi anlamda ihtiyaç duyduklarını düşündüm. Halk Ozanı dostumuz Selami Yağar geçimini sağlamak için belediye otobüsü şoförü olarak çalışıyordu.

Yaşadığım Van şehrindeki kıymetli aşıklarımızın da toplumun çimentosu olarak her anlamda desteklenmeleri gerektiği kanısındayım.

Şu an aramızda olmayanlar üzerlerine düşen her şeyi yaptılar. Onları rahmetle anıyorum.

Ülkenin her yerindeki, yüreği barış ve kardeşlik duyguları ile dolu olan o duygu ve fikirleri her dilden, her lehçeden dile getiren; her görüşten ve inançtan halk ozanlarımızın etkili ve yetkililerce fark edilip en kısa zamanda hak ettikleri desteklerle güçlendirilmelerini diliyorum.

08.05.2016 22:11

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 298
Toplam yorum
: 236
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 234
Kayıt tarihi
: 21.06.14
 
 

Yaşadığımız evrenin oldukça zengin bir yer olduğunun farkındayım.  Bu zenginliğin çok az bir kısm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster